Eritken nedir, Eritken ne demek
Eritken; Fiziksel, Fizik, Kimya, Metalürji alanlarında kullanılan bir terimdir.
Fiziksel anlamı:
[Bakınız: çözgen].
Metalürji'deki terim anlamı:
Kaynaşmayı kolaylaştırmak için kullanılan ve katışkılar ile bileşerek erimiş metali anlaştırma görevini gören bileşik.
Eritken anlamı, tanımı
Eritken örtü : Eritkenlerden oluşmuş, erimiş metal yunaklar üzerine serpilen ya da dökülen örtü
Eritkenleme : Bir eritme işleminde, eritken kullanma işlemi.
Kaynak eritkeni : Kaynak yapma işleminde, erimeyi kolaylaştırmak için kullanılan eritken.
Lehim eritkeni : Lehimleme işleminde kullanılan eritken.
Toz eritken : Toz durumundaki kaynak eritkeni.
Kolaylaştırmak : Kolay bir duruma getirmek, güçlükleri ortadan kaldırmak. Bir işi sonuna yaklaştırmak.
Kolaylaştırma : Kolaylaştırmak işi. Üstün tutma, benimseyerek koruma, kişiye yapılacak işlemde kolaylık gösterme. Küme çözümleme yordamlarında gözlemcinin özgür tartışmalar, kendiliğindenli ilişkilerin örtük anlamlarını açığa çıkarma ve sorunları ya da ilişki düğümlenmelerini, çözümleme de üstlendiği yardım ve ayrıştırma işi.
Anlaştırma : Anlaştırmak işi.
Kaynaşma : Kaynaşmak işi. Kalabalığın çok olduğu bir yerde kıpırdanma, hareketlilik. Huzursuzluk.
Katışkı : Belirli kimyasal özdeğin arılığını bozan az nicelikteki özdek. Özdeğin arılığını bozan az nicelikte başka bir özdek. Bir özdeğin içinde, olağan nicel çözümleme yöntemleriyle belirlenemeyecek ölçüde az bulunan başka bir özdek. Katılaşma sırasında, metal ya da alaşımlar içinde istenmeden kalan element, bileşik.
Bileşik : Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde). Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.
Erimiş : Erime sıcaklığı üzerinde ısıtılıp, sıvı durumuna gelmiş olan.
Çözgen : İçinde çözünmüş özdecikleri barındıran özdek ortamı. Bir katı özdeği çözündürmek için gerekli ortamı oluşturan sıvı. [Bakınız: çözücü].
Gören : Ağaçlardan elde edilen bir çeşit zamk. Kızılcık.
Anlaş : Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık.
Kayna : Kayığın iki yanında bulunan ve kıyıya çekmek için ip takılacak çıkıntılar. Şişe.
Metal : Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Bu maddeden yapılmış.
Kolay : Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç ve zor karşıtı. Kolaylık. Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe.
Görev : Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Resmî iş, vazife. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. İşlev. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.
İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.
Diğer dillerde Eritken anlamı nedir?
İngilizce'de Eritken ne demek ? : flux

Bu kısımda Eritken nedir? Eritken ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Eritken tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Eritken hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.