Sorb türkçesi Sorb nedir
- Üvez ağacı.
- Üvez.
Sorb ile ilgili cümleler
English: Ali got so absorbed in his work that he forgot to eat.
Turkish: Ali işine o kadar daldı ki yemek yemeği unuttu.
English: A sponge absorbs water.
Turkish: Bir sünger suyu emer.
English: A sponge absorbs liquids.
Turkish: Sünger sıvıları emer.
English: The Sorbonne students meet in the cafés.
Turkish: Sorbonne öğrencileri kafelerde buluşurlar.
English: I like not only ice creams, but also sorbet and frozen youghurt.
Turkish: Yalnızca dondurmaları değil, dondurulmuş şerbet ve donmuş yoğurdu da severim.
Sorb ingilizcede ne demek, Sorb nerede nasıl kullanılır?
Sorbate : Sorbik asit tuzu. Sorbat. Sorbik asidin tuzu.
Sorbefacient : Sorbefasiyan. Emdirici. Emilmeyi kolaylaştırıcı.
Sorbent : Emici madde. (kimya) sorbent. Soğuran.
Sorbet : Meyve püresi. Meyveyle yapılan bir tür dondurma. Dondurulmuş şerbet (kar pekmezi kıvamında). Şerbet.
Sorbets : Dondurulmuş şerbet (kar pekmezi kıvamında). Meyveyle yapılan bir tür dondurma. Şerbet. Meyve püresi.
Sorbite : Sorbit.
Sorbic acid : Genellikle maya ve küf üremesini önlemek amacıyla kullanılan, kristal yapıda bir gıda katkı maddesi. Sorbik asit. Kimyasal adı 2,4-hexadieonic asit olan, genellikle maya ve küf üremesini önlemek amacıyla kullanılan, kokusuz, beyaz, kristal toz, hafif asidik tatta antimikrobiyal bir gıda katkı maddesi.
Sorbose : Altı karbonlu ketoz monosakkaritlerden biri. Sorbitolden (imalatta ve diğer maddelerde şeker yerine kullanılan kristal alkolden) türetilen ve c vitamini sentezinde kullanılan kristal şeker. Sorbitol şekeri. Sorboz.
Sorbitols : Sorbitol. Şeker yerine kullanılan kristal alkol. Sorbit.
Sorbitol dehydrogenase : Karaciğer ve testislerde bulunan sorbitolden fruktoz üretimini katalize eden karaciğer hastalıklarında serum düzeyi yükselen enzim, iditol dehidrogenaz. Sorbitol dehidrogenaz.
İngilizce Sorb Türkçe anlamı, Sorb eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sorb ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Adsorb : Adsorbe etmek. Gaz gibi bir maddeyi bir yüzey üzerinde yoğuşum şeklinde biriktirmek. Emmek. Sıvı. Yüze çekmek. Yüzeyde toplamak. Yüze tutunmak. Tutunmak. Yüzermek.
Turn : Dönme. Kıvırmak. Sapma. Değişim. Deneme sırası. Şok. Döndürmek. Dönmek. Ulaşmak. Sürpriz.
Beam tree : Gülgiller (rosaceae) familyasından, meyveleri yenen, dikensiz, basit ya da bölmeli yapraklı, beyaz çiçekli ağaç ya da ağaççıklar.
Rowans : İowa eyaletinde şehir. Kuş üvezi.
Rowan : İowa eyaletinde şehir. Kuş üvezi.
Change state : Durum değiştirmek.
Mountain ash : Galler'de yerleşim yeri.
Service tree : Küçük kahverengi yenebilen bir meyve veren avrupa yaprak döken ağacı. Beyaz çiçekleri ve koyu mavi renkli veya morumsu meyveleri olan kuzey amerika ağaç veya çalı türü. Hizmet ağacı.
Whitebeam : Ak üvez.
Sorb synonyms : sorbus domestica, sorb apple tree, chemisorb, edible fruit, sorb apple, rowan berry, absorb, sorbs, take up.
Sorb ingilizce tanımı, definition of Sorb
Sorb kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, the rowan tree. The wild service tree (Pyrus torminalis) of Europe.

Bu kısımda Sorb kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sorb ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sorb anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sorb ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.