Üvez nedir, Üvez ne demek

Üvez; bitki bilimi, hayvan bilimi alanlarında kullanılan bir terimdir.

  • Gülgillerden, orta boylu bir ağaç (Pirus sorbus)
  • Sivrisineğe benzer bir böcek.
  • Bu ağacın muşmulaya benzeyen yemişi.

"Üvez" ile ilgili cümle

  • "Gülse bile gülüşünde ham ayva, muşmula veya üvez yemiş gibi bir burukluk vardır." - R. H. Karay

Yerel Türkçe anlamı:

Yumuşayıp kahverengileşince yenilen bir meyve.

Beceriksiz.

Atsineği.

Sivrisinek.

Tatarcık.

Sivrisinek, tatarcık

Küçük sivrisinek

Tatarcık.

Çirkin.

Bir çeşit sivrisinek.

Çelimsiz.

Biyoloji'deki anlamı:

Gülgiller (Rosaceae) familyasından, meyveleri yenen, dikensiz, basit ya da bölmeli yapraklı, beyaz çiçekli ağaç ya da ağaççıklar.

Diğer sözlük anlamları:

[Bakınız: üyez]

İngilizce'de Üvez ne demek? Üvez ingilizcesi nedir?:

beam tree

Osmanlıca Üvez ne demek? Üvez Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

üvez

Üvez anlamı, kısaca tanımı:

Orta : Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Orantı. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. İyi ile kötü arasındaki durum. Ne uzun ne kısa, midi. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri.

 

Boylu : Boyu olan. Boyu benzerlerinden uzun olan.

Ağaç : Tahta, kereste. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki.

Muşmula : Bu ağacın olgunlaşıp yumuşadıktan sonra yenilebilen, yuvarlak, mayhoş, buruk ve beş çekirdekli meyvesi, döngel, beşbıyık. Gülgillerden, 2-3 metre yüksekliğinde dikenli küçük bir ağaç (Mespilus germanica).

Yemiş : Meyve. İncir.

Sivri : Ucuna doğru gittikçe incelen. Genel tutumun veya geleneklerin dışında kalan, göze batıcı özelliği olan, aşırı. Palamut. Ucu keskin ve batıcı olan.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Bu : En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz. Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.

 

Bir : Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Sayıların ilki. Bir kez. Bu sayı kadar olan. Beraber. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Tek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Ancak, yalnız. Aynı, benzer. Sadece.

Böcek : Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı.

Üvez ağacı : (botanik) Kara ağaç.

Üvezbeli : Düzce şehri, Cumayeri ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Üvezdere : Çanakkale şehrinde, Etili nahiyesine bağlı bir bölge.

Üveze : Keklik avında kurulan pusu.

Üvezlemek : Ayıklamak, soymak.

Üvezli : Bir çeşit kavak. İstanbul ili, Yeşilvadi bucağına bağlı bir yer.

Diğer dillerde Üvez anlamı nedir?

İngilizce'de Üvez ne demek? : n. rowanberry

Fransızca'da Üvez : sorbe [la]

Rusça'da Üvez : n. рябина (F), мошка (F)