Soss türkçesi Soss nedir

  • İmdat.
  • Sos tehlike halinde verilen imdat sinyali.
  • Uluslararası yardım çağrısı.

Soss ingilizcede ne demek, Soss nerede nasıl kullanılır?

Sos method : Dizisel en uygun örnekleme yöntemi.

Sos response : Sos cevabı. E.coli’de dna'nın aşırı zarar görmesi durumunda bir seri genin uyarılması.

Sos : S.o.s. Uluslararası yardım çağrısı. Sos tehlike halinde verilen imdat sinyali. İmdat.

Sosk : Islanmak.

Soso : Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Vasat.

Anisosthenic : Anizostenik.

Anisostemonous : Anizostemon.

Bagassosis : Bagasoz. Bagasozis.

Cytolysosome : Sitolizozom. Hücrenin hayatı sırasında, artık kullanılmayan bazı hücre organellerinin parçalanmak üzere lizozomlarla yaptığı birleşme ile teşekkül eden yapı; kimyasal bir madde veya soğuk etkisiyle bazı hücrelerin sitoplazmasında ortaya çıkan, merkezinde yoğun bir yapı bulunan, asit fosfataz aktivitesi gösteren, bazen otofajik vakuol veya sekonder lizozom olarak da adlandırılan, normal lizozomlardan daha büyük yapı. sitolizom.

Autolysosome : Otolizozom. Hücresel atık maddelerin parçalanmasında rol oynayan ikincil lizozom tipi.

İngilizce Soss Türkçe anlamı, Soss eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Soss ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Rescues : Yardım. Mahpusu düşmandan kurtarmak. Kurtarılma. Kurtarmak. Muaf tutmak. Tahlisiye. İmdadına yetişmek. Zorla geri almak. Hacizden kurtarmak.

Succoured : Yardımına koşmak. İmdada yetişmek. Yardımına gelmek. Yardıma gelmek. Yardıma koşmak. İmdadına yetişmek. Yardım. Yardım etmek. İmdat etmek.

Wastage : Zarar. Buzul çekilmesi. Harcama. Döküntü. Sarfiyat. Boşa harcama. İktisat, jeoloji alanlarında kullanılır. Buzulun erime ve buharlaşma ile küçülüp kısalması ya da büsbütün ortadan kalkması. İsraf. Malların saklanması veya taşınması sırasında, kuruma, dökülme, bozulma gibi nedenlerle ortaya çıkan eksilme veya ağırlık kaybı. üretim sürecinde kullanılan hammaddelerin teknik özellikleri ve kullanış biçimlerine göre toz ve ufak parçalar biçiminde ya da buharlaşma yoluyla yok olması.

Pitch : Tezgah. Göz boyama. Sesin yükseklik yönünden birbirinden değişik kesimleri. Karakter sıklığı. Aşağıya meyletmek. Basamak. Birdenbire düşmek. Kur yapmak. Sarmal adımı. Saha.

Forfeit : Kaybetmek. Bedel. Ceza olarak kaybetmek. Kayıp. Ceza. Bir hakkınından mahrum kalmak. Ceza olarak kaybetme. Ceza olarak vermek. Yoksun kalmak. Zarar.

Fling : Atış. Fırlamak. Çılgınça zaman. Girişim. Bir ä°skoç dansı. Fırlatmak. Hızla atmak. Yaymak. Deneme. Savurmak (kollarını).

Relief : Nöbeti alan kimse. Dublör. Rölyef. Teselli. Takviye kuvvetleri. Ferahlama. İç ferahlığı. Rahatlatma. Ara verme.

Assists : Desteklemek. Muavenet. Asistanlık yapmak. Yardımcı olmak. Sayı yaptırma. Yardım etmek. Asiste etmek. Hazır bulunmak.

Throw back : Geciktirmek. İlerlemesini engellemek. Aksatmak. Aksettirmek. Benzemek. Çekmek. Geri atmak.

 

Succored : Yardım. İmdada yetişmek. Yardımına koşmak. Yardımına gelmek. Yardıma koşmak. İmdadına yetişmek. Yardıma gelmek. İmdat etmek. Yardım etmek.

Soss synonyms : toss back, transferred property, transferred possession, sos, financial loss, succors, assist, rescuing, sacrifice, submarine, forfeiture, lag, succoring, sky, succour, flip, rescue, succouring, assistance, succor.

Soss zıt anlamlı kelimeler, Soss kelime anlamı

Employee : İşçi. Eleman. Görevli. Memur. Müstahdem. Hizmetli. Personel. Adam. Çalışan.

Advantage : Avantaj. Getiri. Üstünlük sağlayan şey. Benzerlerine göre daha yüksek bir konumda olma. Kendisine yapılan kural dışı davranışlara karşın, topu rahatlıkla kullanabilen ve süren oyuncunun durumu. Yarar. Çıkar. Üstünlük. İstifade. Fayda.

Soss ingilizce tanımı, definition of Soss

Soss kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To toss. To throw in a negligent or careless manner. To fall at once into a chair or seat. Anything dirty or muddy. A dirty puddle. To sit lazily. A lazy fellow.