Sote nedir, Sote ne demek

Sote; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Küçük küçük doğranmış et, ciğer, böbrek vb. şeyler yağda hafifçe kavrulduktan sonra su, domates, biber vb. katılarak yapılmış olan yemek

Sote hakkında bilgiler

Kavurma ya da Soteleme yiyeceklerin yüksek sıcaklıkta ve az miktarda yağ kullanılarak pişirilmesi işlemidir.

Kavurma yöntemi bir yemeği hazırlamak için kendi başına kullanılabileceği gibi bazen sadece yemeğin hazırlanmasındaki bir kademedir. Örneğin Kurban Bayramlarına özgü kavurma yemeği etin kavurma yöntemiyle pişirilip başka hiçbir işleme uğramadan servis edilmesidir. Ancak çoğu yemeklerde kavurma yöntemi lezzeti arttırmak için kullanılan bir kademedir. Kavurma işleminden sonra yemekler genellikle haşlama veya fırınlama gibi ek bir kademeden geçtikten sonra servis edilirler. Örneğin Türk mutfağında zar şeklinde kesilen soğan parçaları genellikle yemeklere eklenmeden önce kavurma işleminden geçer. Aynı şekilde et parçaları da su eklenerek pişirilmeden önce genellikle kavrulurlar.

Kavurma işleminin amacı yemeklerin yüzeylerindeki şekerlerin karamelleşerek lezzetlerini arttırmaktır. Karamelleşme ancak yüksek sıcaklıklarda gerçekleştiği için kavurma işlemi sırasında tenceredeki su miktarının olabildiğince az olması gerekir. Su 100 °C sıcaklıkta kaynayarak buharlaştığı için yiyeceğin sıcaklığının 100 °C'nin üzerine çıkmasını engeller. Oysa yağlar rahatlıkla 100 °C'nin üzerine çıkabildiği ve yiyeceklerin tencerenin dibine yapışmalarını engellediği için kavurma işleminde önemli bir rol oynar.

 

Sote tanımı, anlamı:

Yemek : Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Yemek yeme, karın doyurma işi. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Başkasının parasını harcamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Yasal yoldan cezalandırılmak. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Kandırmak. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Isırmak. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak.

Ciğer sotesi : Sote.

Et sotesi : Sote.

Küçük : Kısık, parlak olmayan (ses). Niteliği aşağı olan, bayağı. Niceliği az olan. Değersiz, önemsiz. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Küçük abdest.

Ciğer : Akciğerlerle karaciğerin ortak adı. Yürek, iç. Hayvanlarda akciğer, yürek ve karaciğerin oluşturduğu takım.

Böbrek : Kandaki zararlı maddeleri süzüp idrar olarak salan, omurganın sağ ve sol yanında bulunan çift organdan her biri.

 

Hafif : Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Etkisi az olan, sert karşıtı. Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Gücü az olan, belli belirsiz. Güç veya yorucu olmayan, kolay. Önemli olmayan. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Kalınlığı veya yoğunluğu az olan.

Domates : Patlıcangillerden, yaprakları tüylü, çiçekleri salkım durumunda, vitamince zengin bir bitki (Lycopersion esculentum). Bu bitkinin yenilen kırmızı veya yeşil ürünü.

Biber : Patlıcangillerden, yurdumuzda çok yetişen ve çeşitli türleri bulunan bir bitki (Capsicum annuum). Bu bitkinin tazeyken sebze olarak yenilen ürünü. Bu bitkinin kurutulup baharat olarak yararlanılan ürünü.

Yiyecek : Yenebilen. Yenmeye elverişli olan her şey.

Soteleme : Sotelemek işi.

Sotelemek : Eti yağda hafifçe kavurmak.

Diğer dillerde Sote anlamı nedir?

İngilizce'de Sote ne demek? : [Semmelweis University] n. saute

Fransızca'da Sote : sauté [le]

Almanca'da Sote : gedünstet