Sough türkçesi Sough nedir
- [#uğuldama Uğuldamak].
- Uğultu.
- Uğuldama.
- Uğultu (rüzgarın yaptığı).
- Rüzgar uğultusu.
- İnlemek.
- Uğuldamak (rüzgar).
- Hışırdamak.
Sough ile ilgili cümleler
English: Hasan needed money and sought financial relief from his father.
Turkish: Hasan'ın paraya ihtiyacı vardı ve babasından ekonomik destek istedi.
English: Ali sought shelter from the rain.
Turkish: Ali yağmurdan korunmak için sığınak aradı.
English: Ali sought to join the Ku Klux Klan.
Turkish: Ali Ku Klux Klan'a katılmaya çalıştı.
English: Ali sought relief in the bottle, after losing both his job and Mary in the same week.
Turkish: Ali aynı hafta işini ve Mary'yi kaybettikten sonra devayı şişede aradı.
English: Ali sought help for problem gambling.
Turkish: Ali kumar bağımlılığı için psikolojik destek aldı.
Sough ingilizcede ne demek, Sough nerede nasıl kullanılır?
Soughed : Uğuldamak. Hışırdamak. İnlemek. Uğuldamak (rüzgar). Uğuldama. Uğultu. Uğultu (rüzgarın yaptığı).
Soughing : Hışırdamak. Fısıltı ile ilgili. Uğuldamak. İnlemek. Mırıldanma ile ilgili. Fısıltı.
Soughs : Uğuldamak. Uğultu. Uğultu (rüzgarın yaptığı). Hışırdamak. Uğuldama. İnlemek. Uğuldamak (rüzgar).
Sought : İstemek. Uğraşmak. Aramak. Çıkarmaya çalışmak. Araştırmak. Kazanmaya çalışmak. Peşinde koşmak. Öğrenmeye çalışmak. Aranmak.
Sought after : Rağbette olan.
Be much sought after : Çok rağbette olmak. Çok rağbet görmek.
Sou : Beş kuruş (fransızca terim). Metelik.
Soubresant : Melek sıçraması. İki ayakla başlanıp iki ayak üstünde tamamlanan sıçrama. beşinci ayak duruşuyla başlanır, sıçrama, bacaklar birbirine değer durumda yapılır. kalçalar olabildiğince yukarı kaldırılır.
Unsought for : Araştırılmamış. Aranmamış.
Unsought : Araştırılmamış. Aranmamış.
İngilizce Sough Türkçe anlamı, Sough eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sough ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Howls : Bağırma. Kahkaha atmak. Bağırmak. Havlamak. Ulumak. Ürümek.
Resounds : Sesi yansıtmak. Çın çın ötmek. Yayılmak. Yankı yapmak. Ses getirmek. Tınlamak. Herkesçe duyulmak. Çınlamak. Dillere destan olmak.
Booms : Geliştirmek. Gürlemek. Çıkış yapmak. Fırlamak. Gümbürdemek. Artırmak. Gelişmek. Gümlemek.
Whish : Hışırtı. Fışıldamak (su). Fışıltı sesi. Hızla geçmek. Fışıltı hareketi. Hışırdamak (kumaş). Fışırtı. Fışıltı.
Groans : Ihlamak. Gıcırdamak. Figan. Sızlanmak. Figan etmek. Sıkıntı. Sızlanma. Ah etmek. İnildemek.
Buzzing : Cızırdama. Perdeli çalgılarda yanlış sap demirine, köprü yüksekliği ayarlarına veya düzensiz yükseklikte ya da aşınmış perde demirlerine bağlı olarak tellerin titreşimi sırasında üst perde demirlerine çarpması sonucu kötü ve istenmeyen seslerin çıkması. Cızırtı. Öttürme.
Crunches : Ezmek. Çiğnemek. Çıtırdamak. Kıtır kıtır yemek.
Howled : Ürümek. Kahkaha atmak. Bağırmak. Havlamak. Bağırma. Ulumak.
Roarings : Gümbürtü. Kişneme. Kükreme (aslan vb). Gürültülü kahkaha. Gürleyiş. Gürleme. Gürültü. Kapış kapış satılan.
Sough synonyms : soughs, noise, howl, background noise, crunched, buzz around, resound, wails, grizzle, noise ripple, babble, sizzled, gabble, buzz, soughing, wail, whishing, humming, ground noise, grizzling, gabbled, crinkles, wuthering, hums, whistling, moaned, groan, whishes, hum, groaned, moan, buzzes, chirm.
Sough ingilizce tanımı, definition of Sough
Sough kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To whistle or sigh, as the wind. A sow. A hollow murmur or roaring. A small drain. The sound produced by soughing. An adit.

Bu kısımda Sough kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sough ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sough anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sough ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.