Spacey türkçesi Spacey nedir
- Kafası karışmış.
- Kevin spacey (1959 doğumlu).
- Bir soyadı.
- Amerikalı sinema oyuncusu.
- Şaşırmış.
Spacey ingilizcede ne demek, Spacey nerede nasıl kullanılır?
Space age : Uzay çağı.
Space bar : Ara çubuğu. Ara çubuğu ara tuşu. Espas tuşu. Ara tuşu. Boşluk çubuğu. Mesafe çubuğu. Aralık tuşu.
Space before : Önceki boşluk. Önce boşluk. Öncesinde boşluk.
Space between : Aralardaki boşluk. Ara boşluk.
Space between columns : Sütunlar arası boşluk.
Space craft : Uzay gemisi. Uzay aracı. Yer ötesine çıkıp dolaşan uzay aracı.
Space current : Tüp yayım akımı. Boşluk akımı.
Space character : Bir çiziler dizisinde, genellikle boş bir konumla gösterilen damga. boş damga, bir güdüm damgası olmamasına karşın, bir sayfalama damgası görevi yapar, çünkü yazma ya da gösterme sırasında, hiçbir simge görülmeksizin bir konum ilerlenmesini sağlar. benzer biçimde, boş damga bir bilgi ayırıcıya eşdeğer bir görev için kullanılabilir. Boş damga. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Boşluk karakteri. Aralık damgası.
Space communication : Uzay iletişimi.
Space code : Boşluk kodu.
İngilizce Spacey Türkçe anlamı, Spacey eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Spacey ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
At a loss : Ne yapacağını bilmez halde zararla. Şaşırmış bir durumda. Zararına (satış). Şaşkın. Şaşırmış halde. Ne yapacağını bilmez halde. Afallamış. Ne yapacağını bilmez. Zararına.
Abdel : Gamal abdel nasser (1918-1970). (arapça) bir ad. Mısırlı subay ve siyasi lider. Mısır'ın ikinci devlet başkanı (1956-1970).
Addled : Çürümüş. Cılk (yumurta). Cılk. Çürük (yumurta). Şaşkaloz. Sersem. Şaşkın.
Walken : Geyik avcısı filmindeki rolü ile 1978 yılında en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında akademi ödülü sahibi. Christopher walken (1943 doğumlu).
Abaya : Müslüman ülkelerde kadınlar tarafından giyilen uzun siyah elbise. Müslüman kadınların giydiği tepeden tırnağa kadın bedenini örten genellikle siyah renkli olan tesettür için kullanılan çarşaf. Çarşaf. 1986'da etiyopya'da keşfedilen bir göl.
Befuddled : Kafası dumanlanmış. Karışık. Ahmak bir şekilde sarhoş (argo terim). Karışmış. Alkolün etkisiyle doğru düzgün düşünme yeteneğini yitirmiş. Kafası karışık. Afallamış. Şaşkın.
In a fog : Zihni bulanık. Karışık. Zihni karışmış. Dumanla çevrilmiş. Zihni veya kafası karışmış. Dumanlı. Bulutlu.
Baffled : Şaşırıp kalmış. Şaşırtılmış. Şaşkına dönmüş. Şaşıp kalmış. Afallamış.
Spacey synonyms : spacy, abou hatzira, adamson, flustered, abargil, aghast, beclouded, confused, addison, amazed, disorientated, ade, foxed, abernathy, bedazzled, balled up, befogged, spaced out, distracted, abravanel, bogie, abegg, abramovitch, adalbert, abashed, at sea, flummoxed, disoriented, unconventional, abbott, at fault, all at sea, agape.
Spacey zıt anlamlı kelimeler, Spacey kelime anlamı
Conventional : Toplumun ya da toplumsal kümenin gelenek ve göreneklerine uyan. toplumdaki ya da kümedeki yaygın tutum ve davranış ölçülerine eleştirisiz bir uyarlığı anlatan (tutum ve davranış), bk. uymacılık. gerçekte öyle olmamasına karşın öyle sayılan. Basmakalıp. Uzlaşımsal. Konvansiyonel. Saymaca. Törel. Alışılagelmiş. İtibari. Atomik olmayan. Geleneksel.

Bu kısımda Spacey kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Spacey ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Spacey anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Spacey ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.