Sparking türkçesi Sparking nedir

  • Kur yapmak.
  • Kıvılcım.
  • Teşvik etmek.
  • Harekete geçirmek.
  • Kıvılcımlanma.
  • Ateşlemek.
  • Kıvılcım saçmak.
  • Uyandırmak (ilgi vb.).

Sparking ingilizcede ne demek, Sparking nerede nasıl kullanılır?

Sparking plug : Kıvılcım tapası. Buji.

Sparking potential : Kıvılcım erkili. Kıvılcım gerilimi. Bir yalıtkan ya da içyükül içinde kıvılcım atımı için gerekli boşalım erkili.

Sparkier : Kıvılcımlar üreten. Kıvılcımlar gönderen. Hareketli. Enerji dolu. Canlı. Kıvılcımlar yayan. Neşeli. Enerjik.

Sparkiest : Hareketli. Kıvılcımlar üreten. Enerjik. Neşeli. Enerji dolu. Kıvılcımlar gönderen. Kıvılcımlar yayan. Canlı.

Sparkily : Işıldayarak. Kıvılcımlar çıkartarak. Parıldayarak.

Spark plug : Kıvılcımlı buji. Elektrik erkesiyle kıvılcım oluşturan yuvgudaki karışımı ateşleyen örgen. Buji. Ateşlik. Kıvılcım tapası.

Spark coil : Elektiriksel kıvılcım oluşturmak için gerekli yüksek gerilimi sağlayan irkilim kangalı. İndüksiyon bobini. Endüksiyon bobini. Kıvılcım kangalı. Kıvılcım doğruşturucusu. Kıvılcım bobini. Ruhmkorff bobini. İndükleme bobini. Demir etrafından bulunan ve kıvılcım yaratmak için kullanılan tel bobin.

Spark of : Pırıltı. Kıvılcım. Belirti.

Spark plug cable : İkincil çevrimdeki yüksek gerilimi dağıtıcıdan ateşliğe ileten tel. Buji kablosu. Ateşlik iletkeni. Buji ateşleme kablosu.

 

Spark advance : Ateşleme öndeliği. Kıvılcım avansı. Ateşleme avansı. Ateşlemenin üst ölünoktadan ya da gereken en uygun zamandan önce yapılması durumu.

İngilizce Sparking Türkçe anlamı, Sparking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sparking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Emboldened : Yüreklendirilmiş. Yüreklendirmek. Cesaret verilmiş. Cesaret vermek. Gaza getirilmiş. Teşvik edilmiş.

Arouse : Kaldırmak. Canlanmak. Uyuyan devi uyandırmak. Hayat bulmak. Uyandırmak. Ayaklandırmak. Canlandırmak. Uyanmak.

Spark : Zerre. İz. Fizik, uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Kışkırtmak. İlgi uyandırmak. Nebze. İşaret.

Actuate : Hareketlenmek. Kuvveden fiile çıkarmak. Harekete getirmek. Tahrik etmek. İşletmek. Etkin hale getirmek. Faaliyete geçirmek. Çalıştırmak.

Glint : Fırlamak. Ani parlayan ışık. Işıldamak. Pırıldamak. Parıltı. Parlamak. Pırıltı. Parıldamak. Işıltı.

Emblazing : Alevlendirme. Tutuşturmak. Aydınlatılma. Ateşe vermek. Alevlendirmek. Yakmak. Tutuşturulma.

Capriole : Zıplama. Zıplamak. Sıçrama. Atlama. Sıçramak. Sıçrayış.

Hop : Sıçramak. Hizmet vermek. Havalanmak. Üç adım atlamada, gelişme koşusuyla hız alarak tek ayak üzerinde havalanıp ileriye yapılan birinci atılım. Dans etmek. Hoplamak. Sekme. Binmek. Şerbetçiotu. Atlama.

Leap : Üzerinden atlamak. Dansçının atlaması. Zıplamak. Sıçramak. Sıçratmak. Sekmek. Atılım. Fırlatmak. Hoplamak.

Activates : Etkinleştirmek. Kurmak (birlik). Aktif hale getirmek.

 

Sparking synonyms : take a hop, hop skip, saltate, march equinox, pronk, enflamed, sparkled, pay court to, fires, activated, flirt, bounce, galvanise, enflame, skip, cathect, glinted, ignite, glisten, spunk, spring equinox, cheer, philandering, make a pass at, cheer on, bound, season, curvet, move, awake, ignited, countenancing, spark of.

Sparking zıt anlamlı kelimeler, Sparking kelime anlamı

Autumnal equinox : Güz ılımı 23 eylül'e rastlayan ekinoks. Sonbahar noktası. Sonbahar ekinoksu. Sonbahar çekidi. Güz ılımı.

Stand still : Kımıldamadan durmak. Kıpırdamamak. Hareketsiz kalmak. Kımıldamamak. Hareketsiz durmak. Hareket etmemek.