Leap türkçesi Leap nedir
- Sıçramak.
- Niceliksel değişmelerin bir toplumsal olgunun eski niteliklerinde değişikliklere yol açıp yeni bir nitelik ortaya çıkardığı köklü değişiklik aşaması.
- Sekmek.
- Atlama.
- Atılmak.
- Zıplamak.
- Hoplamak.
- Sıçrayış.
- Atılım.
- Sıçratmak.
- Fırlatmak.
- Fırlamak.
- Dansçının atlaması.
- Üzerinden atlamak.
- Sosyoloji alanında kullanılır.
- Atlamak.
Leap ile ilgili cümleler
English: Take a leap of faith.
Turkish: Gözünü karart.
English: How many days are there in a leap year?
Turkish: Bir artık yılda kaç gün vardır?
English: Except for leap years, February has only 28 days.
Turkish: Artık yıllar dışında şubat sadece 28 gün çeker.
English: February has twenty-nine days in leap years.
Turkish: Şubat artık yıllarda yirmi dokuz çeker.
English: That's one small step for a man, one giant leap for mankind.
Turkish: Şu, bir kişi için küçük bir adımdır ama insanlık için büyük bir sıçramadır.
Leap ingilizcede ne demek, Leap nerede nasıl kullanılır?
Leap at : Havada kapmak. Atlamak. Sıçramak. Bayıla bayıla kabul etmek. Zıplamak. Üzerine atlamak. Hazır olmak.
Leap for life : Ölüm atlaması. Trapezcilerin çok tehlikeli bir numarası. taşıyıcı dizlerini trapez üzerinde kıvırarak diz arkalarıyla trapeze tutunur ve kendini boşluğa bırakır, sonra uçuşu yapan trapezciyi yakalamak için yere yatay olmak üzere gerilir ve kollarını uzatır. uçucu, tekrar boş gelen trapeze bir dönüş yaparak geçer ve yerine gider.
Leap in the dark : Riskli girişim. Tehlikeli girişim. Tehlikeli iş. Sonu belirsiz iş. Sonu belirsiz atılım.
Leap year : Ekliyıl. Kebise sene. Olağan yıllardan 1 gün daha uzun olan 366 günlük yıl. böyle bir yılda şubat ayı 29 gün çeker. Dört yılda bir gelen ve 366 gün olan yıl. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Artık yıl. Bir yılın yaklaşık 365 gün 6 saat olması nedeniyle, dört yılda bir yinelenerek şubat ayının 29 gün çektiği yıllara verilen ad. Eküyil. Artık sene. Artıkyıl.
A leap in the dark : Cüretli atak. Tehlikeli hamle. Körü körüne atılma. Riskli girişim. Karanlıkta atılan adım. Körü körüne işe atılma. Sonucundan emin olunmayan girişim.
Leaper : Sıçrayıcı. Zıplayan kimse veya şey. İyi sıçrayan oyuncu. Hoplayıp zıplayan kimse. Tehlikeli olabilecek sıçramalar ve atlamalar yapabilen kişi. Fırlatıcı. Atlayıcı. Sıçrayan kimse veya şey. Sıçramacı.
Leapfrogs : Birdirbir oynamak. Zıplayarak ilerlemek. Birdirbir oyunu. Birdirbir. Uzuneşek. Atlambaç. Birdirbirde ebenin üzerinden atlamak.
Leapfrog : Birdirbir oyunu.
Quantum leap : Önemli bir atılım. Kuantum sıçraması.
Leaped : Sıçrayan. Sıçramak. Hoplamak. Zıplamak. Atlamak. Üzerinden atlamak. Sekmek. Atılmak. Sıçramış.
İngilizce Leap Türkçe anlamı, Leap eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Leap ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Reverberate : Aksettirmek. Yansımak. Yankılamak. Aksetmek. Yankılanmak. Yankı yapmak. Yansımak (ışık). Yansıtmak.
Vaults : Kemer yapmak. Sırıkla atlamak. Yüksek atlama. Tonoz. Atletizm, jimnastik alanlarında kullanılır. Atlamanın, koyun, kasa, beygir, masa gibi engeller üzerinden uygulanan bir türü. Atletizmin yüksek, uzun, üç adım, sırıkla atlama dallarına verilen ortak ad. Engel atlamak.
Lunges : Davranmak. Üzerine saldırmak. Hamle. Saldırmak. Saldırı. Hamle yapmak. At terbiye etmek. Üzerine saldırı. Üzerine hücum etmek. Saldırış.
Dabblings : Su sıçratmak. Hafifçe ıslatmak. Suyla oynamak. Takılmak. Serpmek. Amatörce uğraşmak. Su serpmek. Merak sarmak. Suda oynamak.
Jumped : Eğlenceli olmak. Zonklamak. İlişkiye girmek. Ürkmek.
Breaks : Batırmak. Kesmek. Akma kırışıkları. Ara. Ara vermek. Yenmek. Kırmak. Batmak. Bozdurmak. Kopmak.
Adaptive behavior : Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Adaptif davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Uyarlamacı davranış. Uyumcu davranış. Uyumlayıcı davranış.
Chuck : Atma. Gıdaklamak. Sevimli şey. Atış. Gıdaklama. Vazgeçmek. Terketmek. Çenesini okşamak. Çenesini okşama.
Acculturation : Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Çevresindeki kültürü kabullenme. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Ekinsel yozlaşma. Kültürel etkileşim. Kültürel uyum. Kültür etkileşimleri. Kültürleşme. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci.
Lunged : Saldırı. At terbiye etmek. Saldırış. Üzerine hücum etmek. Üzerine saldırmak. Üzerine saldırı. Hamle yapmak. Saldırmak. Hamle.
Leap synonyms : hop skip, saltate, pronk, take a hop, achievement motive, rebounding, hopped, cast away, bolts, leaping, grasp at, jump cut, bypasses, break in on, bounds, overleaped, browse, capering, elided, catapult, pounce, court, all round development of individual, begin, bolt, crossovers, recoil, belch, vault, catapulting, attack, bypass, deflects.
Leap zıt anlamlı kelimeler, Leap kelime anlamı
Stand still : Hareketsiz durmak. Kımıldamamak. Hareket etmemek. Hareketsiz kalmak. Kımıldamadan durmak. Kıpırdamamak.
Leap ingilizce tanımı, definition of Leap
Leap kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a man leaps over a fence, or leaps upon a horse. To vault. As, to leap a wall, or a ditch. A spring. A basket. A bound. To jump. To spring clear of the ground, with the feet. The act of leaping, or the space passed by leaping. To pass over by a leap or jump. A jump.

Bu kısımda Leap kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Leap ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Leap anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Leap ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.