Splenic cord türkçesi Splenic cord nedir

  • Dalak kordonu.
  • Dalak kırmızı pulpasında retiküler hücreler, makrofajlar, lenfosit ve lökositler bulunduran yapı.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Splenic cord ingilizcede ne demek, Splenic cord nerede nasıl kullanılır?

Splenic : Dalağa ilişkin. Dalak. Dalaktaki. Dalakla ilgili. Splenik. Dalak veni.

Cord : Fitilli kadife giysi. Kordon. Kablo. Bağlamak (kablo vb). Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dışlastiğin katmanlarına katılan pamuk, ipek, naylon gibi iplikler. Bağcık. Elektrik akımı ileten, üzeri yalıtkanla örtülü, çeşitli boydaki madenden kalın tel. Lastik ipliği. Bağ.

Splenic abscesses : Dalakta milier veya büyük ve odaklar halinde yerel irin birikimleri. Dalak apseleri.

Splenic amyloidosis : Dalak amiloidozisi. Amiloid maddesinin dalakta, hücre dışında ve özellikle malpighi cisimciklerinde birikmesi. genel amiloidozisin bir parçası olarak özellikle hiperimmün serum elde edilen atlarda görülür.

Splenic fever : Karakabarcık. Şarbon.

Splenic sinus : Dalak sinüsü. Dalak kırmızı pulpasında kordonların arasındaki alan.

İngilizce Splenic cord Türkçe anlamı, Splenic cord eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Splenic cord ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Abattoir : Mezbaha. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Abdominal gerginlik.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Splenic cord synonyms : abaxial, a dna, abdominal palpation, abamectin, abdomen, a c deformity.