Spliced türkçesi Spliced nedir

  • İki ucu birbirine birleştirilmiş.
  • Uçlarını birleştirmek.
  • Birbirine eklemek.
  • Eklemek.
  • Evlendirmek.

Spliced ingilizcede ne demek, Spliced nerede nasıl kullanılır?

Get spliced : Başı bağlanmak. Evlenmek.

Splice grafting : Dilciksiz aşı.

Butt splice : Uç uca yapıştırma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Herhangi bir resmin yitirilmemesi için, iki film parçasını uç uca getirerek ek çizgisi boyunca bir yamayla birleştirme. Ucuca eklemek.

Cable splice : Kablo eki.

Film splice : Ek yeri. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İki film parçasının birbirine yapıştırıldığı bölüm.

Neg splice : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İki film parçasının, uçları birbiri üstüne bindirilerek yapılan yapıştırma çeşidi. uç uca yapıştırmanın karşıtı. Binmeli yapıştırma.

Negative splice : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İki film parçasının, uçları birbiri üstüne bindirilerek yapılan yapıştırma çeşidi. uç uca yapıştırmanın karşıtı. Binmeli yapıştırma.

Splicer : Yapıştırıcı. İplik düğümleme cihazı. Ekleyici. İki parça film veya manyetik bandı birleştirmek için kullanılan alet. Bağlayıcı. Yapıştırma aygıtı. Birleştirici.

Positive splice : Herhangi bir resmin yitirilmemesi için, iki film parçasını uç uca getirerek ek çizgisi boyunca bir yamayla birleştirme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Uç uca yapıştırma.

 

Overlaped splice : Binmeli yapıştırma. İki film parçasının, uçları birbiri üstüne bindirilerek yapılan yapıştırma çeşidi. uç uca yapıştırmanın karşıtı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Spliced Türkçe anlamı, Spliced eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spliced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Matches : Birleştirmek. Uymak. Karşılaştırmak. Uygun olmak. Eşleşmeler. Benzemek. Eşleşiyor. Kibritler. Eşlemek.

Matched : Uyumlu. Eşlenen. Lamba-kinişli. Eşlemek. Uygun. Eşlenmiş. Benzemek. Karşılaştırmak. Eş.

Distributed : Dağıtımlı. Yayık. Dağıtık. Ayrılmış. Yayılmış. Dağıtılmış. Kısımlanmış. Dağınık. Dağıtılan.

Espoused : Bir fikri desteklemek. Kabullenmek. İle evlenmek. Başgöz etmek. Desteklemek. Nişanlanmak. Nikah masasına oturmak. Bir davaya sarılmak. Evlenmek.

Annexes : İlave etmek. Topraklarına katmak. Eklentiler. Habersiz almak. Müştemilat. Katmak.

Marry off : Başını bağlamak. Baş göz etmek.

Splice : Birbirine yapıştırmak (bant veya film uçlarını). Geçme. Yapıştırmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İki ucu birbirine ekleme. Yapıştırma eylemi.

Annexing : İlave etme. İlave etmek. Habersiz almak. Ekleme. Katmak. Topraklarına katmak.

Marries : Vermek. Baş göz etmek. Nikah masasına oturmak. Aile kurmak. Gelinlik giymek. İle evlenmek. Evermek. (ile) evlenmek. Evlilik yapmak.

Mates : Mat etmek. Uymak. Dengini bulmak. Eşlemek. Çiftleşmek. Evlenmek.

 

Spliced synonyms : separated, slit, match, append, affix, piece together, adjoin, add to, marry, espouses, mate, marrying off, splices, adjoins, cut, add up to, espousing, espouse, affixes, affixing, marrying, accreted, add on, accretes, mated, add, accrete, annex, give in marriage.

Spliced zıt anlamlı kelimeler, Spliced kelime anlamı

Concentrated : Dikkatini vermiş. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yoğunlaşmış. Yoğun. Derişik. Konsantre olmuş. Birim çözelti niceliği içinde çözünmüş özdeşi çok olan. Konsantre. Yoğuşuk. Yoğunlaşan.

Disjoin : Ayırmak. Bağları kopmak. Birleşmesine engel olmak.