Film splice türkçesi Film splice nedir

  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • İki film parçasının birbirine yapıştırıldığı bölüm.
  • Ek yeri.

Film splice ingilizcede ne demek, Film splice nerede nasıl kullanılır?

Film : Filme çekmek. Bir yüzey üzerindeki çok ince özdek örtüsü. Yaygı. Çevirmek. Çok ince ve yeğni kabuk ya da katman. Boş film. Kaplamak. Çevirim eylemi. İnce deri. Fizik, kimya, sinema, televizyon, jeoloji alanlarında kullanılır.

Splice : Yapıştırmak. Çok içki içme. Evlendirmek. Birbirine bağlamak (iki ucu). Birbirine yapıştırmak (bant veya film uçlarını). Eklemek. Birbirine eklemek. İki ucu birbirine ekleme. Geçme. Ek yeri.

Film actor : Film aktörü. Sinema oyuncusu. Bir sinema filminde rol alan kimse.

Film adaptation : Sinema için hazırlanmamış bir metni sinemaya uygun biçime sokma. sinema için hazırlanmış olan bir özeti, oyunluğun daha sonraki aşamalarına doğru geliştirme. Uyarlama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Film addict : Film meraklısı.

Film analysis : Film çözümlemesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Filmi değerlendirmeye, film üzerinde yargıya varmağa hazırlık olarak, ele alınan filmin öğelerine ayrılması, her öğenin ayrı ayrı incelenmesi işi.

İngilizce Film splice Türkçe anlamı, Film splice eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Film splice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Junctures : Birleşme. Dikiş yeri. Önemli an. Mafsal. Zaman. Aralık. Bağlantı. Durum. Birleştirme.

Commissure : Birleşme yeri. İki parça arasındaki birleşme çizgisi. Sinir lifi. Birleşek. İki organın birbiriyle birleşme yeri. Komisür. Birleşme noktası. Komisur. Komissür.

Scarves : Geçme yeri. Eşarp. Başörtüsü. Boyunbağı. Eşarplar. Kaşkol. Şal. Fular. Atkı.

Juncture : Bağlantı. Birleşme. Nazik durum. Bitişme. Mafsal. Nazik zaman. Birleşme yeri. Zaman. Bunalım.

Joints : Birleşme yeri. Bağlantılar. Esrar. Esrarlı sigara. Eklem. Batakhane. Ot. İki parçanın birleşme ya da ayrılma bölgesi; kemikler arasındaki birleşme yerleri. kafatasındaki gibi hareketsiz, oynamaz eklemler (fibröz eklemler), boyun, göğüs ve bel omurlarındaki gibi yarı oynar eklemler ve bilek, dirsek, diz, alt çenedeki gibi oynar eklemlere (sinoviyal eklemler) rastlanır.

Jointing : Bileşke. Eklemek. Ekleme. Derz aralığı. Bitiştirmek. Derz. Birleştirme. Birleştirmek. Derz payı.

Join : İltihak etmek. Başkalarıyla birlikte hareket etmek. Sınırı ortak olmak. Katılmak. Üye olmak. Buluşmak. Yapıştırmak. İki şeyin birleştiği yer. Birleştirmek. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Scarf : Yuva. Başörtüsü. Kaşkol. Fular. Boyunbağı. Geçirmek. Atkı. Şal. Geçme.

Splice : Yapıştırma eylemi. Eklemek. Birbirine yapıştırmak (bant veya film uçlarını). Çok içki içme. Geçme. Birbirine eklemek. İki ucu birbirine ekleme.

Joint : Birleşme yeri. Ortaklaşa. Kırılmış bir kayacın parçaları arasında, gözle görülebilecek derecede bir ayrılma ya da kayma devimi göstermeyen kırık. Ortak. Birleştirmek. Çatlak. Eklemek. Birleşik. Ek veya oynak yeri yapmak.

Film splice synonyms : seam, scarfs.