Splinter group türkçesi Splinter group nedir

Splinter group ingilizcede ne demek, Splinter group nerede nasıl kullanılır?

Splinter : Parçalanmak. Dağılmak. Kıymık. Yarmak (uzun). Yarıp uzun parçalara ayırmak. Ufak gruplara bölünmek. Paramparça etmek. Parçalamak. Küçük parçalara ayırmak. Ufak gruplara bölmek.

Group : Türküm. Grup oluşturmak. Türkümleşmek. Eğitim, fizik, kimya, gramer, iktisat, jeoloji alanlarında kullanılır. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Belli kayaç özellikleri olan, iki ya da daha çok sayıda komşu oluşuklar topluluğundan ortaya çıkmış, bir kayaç katman birimi. Bir çarpım işlemi altında kapalı kalıp her öğesinin evriğini içeren, birim işlerli öğeler kümesi. Türkümlemek. Birden çok kelimeden oluşan fakat yapı ve anlamındaki bütünlük dolayısıyla cümle içinde tek bir öge gibi işlem gören ve yargı bildirmeyen söz dizisi. ad tamlaması, sıfat tamlaması, iyelikli tamlama, ikilemeli tamlama, birleşik ad, edat grubu, birleşik fiil vb. birer grup oluşturmaktadır: saman rengi, ana kucağı, tatlı elma, dünkü haber, iri iri gözler, halide nusret zorlutuna, pazartesi (<pazar ertesi), ayakkabı, haydarpaşa, sizin için, ona göre, ateş gibi, denizde kum, evdeki iş, alt eylemek, pişman olmak, yapmış bulunmak, osman baba, ayşe nine, ey arkadaş! vb. Türkümlere ayırmak.

 

Splinter hemorrhage : Splinter hemoraji.

Splinter off : Bölünmek. Ayrılmak.

Splinter party : Partiden ayrılanlarca kurulan parti. Partiden ayrılanlar tarafından kurulan parti.

Splintered : Ayrı hale getirilmiş. Parçalanmış. Parçalara bölünmüş veya ayrılmış. Ayrılmış. Parçalara ayrılmış. Parçalara bölünmüş. Küçük ince parçalar bölünmüş. Küçük ve ince parçalara bölünmüş.

İngilizce Splinter group Türkçe anlamı, Splinter group eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Splinter group ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Factions : Ayrılık. Nifak. Gruplaşma.

Clique : Komite. Grup. Takım. Zümre. Ortak bir çıkar veya hedef paylaşan küçük grup.

In group : Bütün üyeleri kendi kendilerini sıkı sıkıya dayanışma içinde duyan insan kümesi. Biz kümesi. Grup olarak. Örgüt içinde gruplaşan topluluk. Grup içinde.

Faction : Bölüntü. Nifak. Grup. Ayrılık. Fraksiyon. Gruplaşma. Hizipleşme. Genellikle topluluklar ve örgütler içindeki çatışma durumlarından doğan, yan tutmaya yönelik, az örgütlü ve akışkan çatışma kümesi. İhtilaf.

Cabals : Fitne. Dalavere veya hile yapmak. Hile yapmak. Entrika. Dolap. Komplo. Komplo kurmak. Dolap çevirmek. Entrika çevirmek.

Cliques : Ortak bir çıkar veya hedef paylaşan küçük grup. Komite. Grup. Zümre. Takım.

Schism : Klikleşme. Bölünme. Hizipleşme. Bölüntü. Parçalanma.

Cabal : Fitne. Entrika. Komplo. Dalavere yapmak. Suikast tertiplemek. Komplo hazırlamak. Dolap çevirmek. Entrika çevirmek.

Sect : Tarikat. Toplumsal çevredekinden oldukça değişik ya da ona karşıt bir dinsel öğretiye beslediği katı inanç dolayısıyla bütünleşmiş olan kapalı bir dinsel biz kümesi, bk. biz kümesi. Fırka. Cemaat. Sekt. Mezhep.

Sects : Cemaat. Tarikat. Mezhep.

Splinter group synonyms : caucus, juntos, schisms, ingroup, fraction, ingroups, junto, caucuses.