Spongiocoel türkçesi Spongiocoel nedir

  • Sponjiyosöl.
  • Spongiyosöl.
  • Süngerlerde vücut içi boşluğu, spongiyosöl.
  • Süngerlerin boşluk sistemi.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Spongiocoel ingilizcede ne demek, Spongiocoel nerede nasıl kullanılır?

Spongiocyte : Spongiyosit. Sponjiyosit. Böbrek üstü bezinin korteksindeki zona fasciculata bölgesinde bulunan vaküollü hücreler. Spongiosit.

Spongiocytoma : Spongiositom.

Spongioblast : Spongiyoblast. Keratinli süngerlerde spongin meydana getiren hücre, spongiyoblast. Sponjiyoblast. Keratinli süngerlerde spongin meydana getiren hücre. nörogliya hücrelerinin ve omuriliğin çevresine ışınsal uzanan telleri veren embriyonik epitel hücreleri. Bir embriyonun beyninde ve omuriliğinde bulunan ve sinir bağ dokusu hücresine dönüşme potansiyeli olan hücre (embriyoloji).

Spongioblasti : Spongiyoblast. Embriyoda nöral tüpün gelişiminde ependim ve astrositler olarak bilinen nörogliya hücrelerinin öncü hücresi.

Spongioblastoma : Spongioblastom. Sponjiyoblastom.

Ovine spongiophorm ensefalopathy : Koyunların süngerimsi beyin hastalığı. Skrapi.

Spongiosis : Epidermiste hücreler arası ödem. Sponjiyoz. Spongiyozis.

Spongiositis : Spongiosit. Penis korpus spongiyozumunun yangısı. Sponigiozitis.

Feline spongioform encephalopathie : Kedilerin süngerimsi ensefalopatisi. İlk kez 1990 yılında ingiltere'de bir siyam kedisinde saptanan, scrapie'li koyun ve bse'li sığırların beyinlarinden hazırlanan mamaların verilmesiyle oluşan bulaşıcı süngerimsi bir beyin hastalığı, felin spongioform ensefalopati. Felin spongioform ensefalopati.

 

Spongioform : Süngere benzeyen, süngerimsi. Spongiform.

İngilizce Spongiocoel Türkçe anlamı, Spongiocoel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spongiocoel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Aardvark : Yer domuzu. Yerdomuzu. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli.

 

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Acacia : Arap zamkı. Salkım ağacı. Akasya sakızı. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Spongiocoel synonyms : aardvarks, a chromosome, a cells, abo blood groups system, a protein, abiotic factor.