Spongioblast türkçesi Spongioblast nedir

  • Bir embriyonun beyninde ve omuriliğinde bulunan ve sinir bağ dokusu hücresine dönüşme potansiyeli olan hücre (embriyoloji).
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Spongiyoblast.
  • Sponjiyoblast.
  • Keratinli süngerlerde spongin meydana getiren hücre. nörogliya hücrelerinin ve omuriliğin çevresine ışınsal uzanan telleri veren embriyonik epitel hücreleri.
  • Keratinli süngerlerde spongin meydana getiren hücre, spongiyoblast.

Spongioblast ingilizcede ne demek, Spongioblast nerede nasıl kullanılır?

Spongioblasti : Spongiyoblast. Embriyoda nöral tüpün gelişiminde ependim ve astrositler olarak bilinen nörogliya hücrelerinin öncü hücresi.

Spongioblastoma : Spongioblastom. Sponjiyoblastom.

İngilizce Spongioblast Türkçe anlamı, Spongioblast eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spongioblast ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.

 

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Acacia : Akasya sakızı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Mimoza. Salkım ağacı. Arap zamkı.

 

Spongioblast synonyms : columnar epithelial cell, columnar cell, aardvark, abramis zone, aardwolf, a chromosome, spongioblasti, aardvarks, abiotic factor.