Spotlight türkçesi Spotlight nedir
- Far.
- Gündem.
- İlgi.
- Sahne ışığı.
- Halkın ilgisi.
- Spot lambası.
- Projektör ışığı.
- Spot.
- Tiyatroda kullanılan, mercekli ve aynalı, parlak ışıklı, yüksek dirençli ışıklama aygıtı. ışıldaklarla sert ya da yumuşak yöresel ışık sağlanabilir.
- Montaj kiti spot lambası.
- Spot lamba.
- Işıldak.
- İlgi çekmek.
- Projektör.
- Çok güçlü ışık veren ve araçlarda ek olarak kullanılan ışıtaç.
- Yaygınlık.
Spotlight ile ilgili cümleler
English: The spotlight is on.
Turkish: Sahne ışığı açık.
Spotlight ingilizcede ne demek, Spotlight nerede nasıl kullanılır?
Spotlight accesories : Değişik amaçlar için ışıldaklara sonradan takılan işlevsel araçlar. Işıldak takıları.
Spotlight room : Işıldak korunağı. Işıldakların saklanıp korunduğu yer.
Front of house spotlight bridge : Seyirci salonunun tavanında bulunan ışıldak köprüsü. Salon ışıldak köprüsü.
Based spotlight : Dip tarafından bir duya oturtulan ışıldak türü. Dipli ışıldak.
Be in the spotlight : Sahne ışıklarının altında olmak. Tüm gözler üzerinde olmak. İlgi odağı ya da ilginin odağında olmak.
Spotlit : Spot ışıklarıyla aydınlatılmış.
Spotlessly clean : Tertemiz.
Spotless starling : Kara sığırcık. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, sığırcıkgiller (sturnidae) familyasından, 22 cm kadar uzunlukta, tüyleri kara olup menekşe rengi parlaklık gösteren, avrupa ve kuzey afrika'da ormanlarda yaşayan bir tür.
Fresne spotlight : Yivli-mercekli ışıldak. Adını merceğinden alan bu ışıldağın gücü 500 ile 2000 vat arasında değişir. merceği yivli olduğundan hem sınırlı, yumuşak ışık verir, hem de ısıya dayanıklıdır. içindeki ışıtaç merceğe çok yaklaşabildiğinden aydınlatma alanı elli dereceye kadar genişletilebilir.
Spotlighting : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Toplu ışık. Noktasal aydınlatma. Belirli bir alanı aydınlatmak üzere kullanılan ışık. dağınık ışık karşıtı. Ön plana çıkartma.
İngilizce Spotlight Türkçe anlamı, Spotlight eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Spotlight ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Play up : Elinden gelenin en iyisini oynamak (spor terimi). Daha sesli çalmak. Daha yüksek sesle çalmak. Belirtmek. Abartmak. Sorun çıkarmak. Üzerinde durmak. Vurgulamak. Oyun oynamak. Yaramazlık etmek.
Docketed : Etiketlemek. Adres etiketi. Fiş. Özetlemek. İş listesi. Etiket. Makbuz. Özet olarak deftere geçirmek. Listeye kaydetmek.
Head lamp : Kapak lambası. Baş ışıtacı. Önlamba.
Frontlighting : Önden aydınlatma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Işık kaynağının, konunun önünde yer alması, konu üzerine önden ışık göndermesi durumu.
Foreground : Görünçlüğün önündeki bölüm; öne düşen yerler. dip karşıtı. bazı ikinci, üçüncü sınıf sinemalarda görüntülüğe en yakın sıralar. En öndeki görüntü. Önalan. Ön. Ön plana almak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ön plan. Önplan.
Attract attention : Dikkati çekmek. Dikkatleri üzerine toplamak. Dikkati üzerine çekmek. Dikkatleri üzerine çekmek. Dikkatini çekmek. İlgi görmek. Dikkat çekmek.
Knocker : Kapı kapı dolaşan satıcı. Çan. Tokmak. Çıngırak. Uyarı çanı. Dövücü. Eleştiren kimse. Ampul.
Pack in : (sigarayı veya alkolü vb) bırakmak. Sarmak.
Generalities : Genelleme. Çoğunluk. Ekseriyet. Belirsizlik. Genel konu. Genellik. Umumiyet. Genelleme içeren söz.
Connexions : İlişki. Dost. Bağlantı. Yakın. İlişkiler. Bağlantılar. Akraba. Bağ. Yakınlık.
Spotlight synonyms : public eye, make a splash, connection, docket, bug, universality, affinity, diffusiveness, draw interest, spot lamp, photoflood, the limelights, concern, agendas, searchlights, diffuseness, eyeshadow, care, bearing, klieg, headlamps, floodlights, agenda, signal lamp, currencies, laterna magica, usualness, eye shadow, spot, concerns, projectors, beamer, order of business.
Spotlight zıt anlamlı kelimeler, Spotlight kelime anlamı
Play down : Önemini azaltmak. Hafifsemek. Önemsememek. Önemsizleştirmek.
Background : Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fon. Sosyal çevre. Ardyöre. Arka plan. Işınım, ses, toz vb. niceliklerini ölçerek yapılan deneylerde, yayıldığı kaynaklar kapalı olduğu ya da çalışmadığı durumlarda da bunların ortamda her zaman bulunan nicelikleri. Bir olgu ya da kavramı hazırlayan bağlam, koşul ya da durum. Zemin. Geçmiş. Dip.
Obscurity : Az tanınmışlık. Meçhullük. Anlaşılmazlık. Karanlık. Çapraşıklık. Loşluk. Belirsizlik. Gizlilik. Bilinmezlik.
Spotlight ingilizce tanımı, definition of Spotlight
Spotlight kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Leaving the rest of the stage more or less unilluminated. The projected spot or circle of light used to illuminate brilliantly a single person or object or group on the stage. Hence, conspicuous public notice.

Bu kısımda Spotlight kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Spotlight ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Spotlight anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Spotlight ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.