Spotty türkçesi Spotty nedir

Spotty ingilizcede ne demek, Spotty nerede nasıl kullanılır?

Spotted : Düzensiz. Puanlı. Benek benek. Lekeli. Benekli. Kirli. Tekir. Noktalı. Puantiyeli. Lekelenmiş.

Spotted eagle : Büyük orman kartalı. Kartalgiller (falconiformes) takımının, kartalgiller (falconidae) familyasından, sırtı ve karnı kahverengi olup kara, sarı ve ak karışık, asya ve doğu avrupa'da çam ormanlarında yaşayan bir tür. Büyük bağırgan kartal. Büyük orman kartal.

Spotted fever : Lekelihumma. Tifüs.

Spotted gully shark : Bayağı köpek balığı. Köpek balıkları (selachii) takımının, harhariyasgiller (carchariidae) familyasından, 1-2 m kadar uzunlukta, doğurarak çoğalan bir tür.

Spotted newt : Bayağı semender. Kuyruklu iki yaşamlılar (urodela) takımının, semendergiller (salamandridae) familyasından, sırtı esmer, karnı portakal sarısı ve kara lekeli, avrupa ve batı asya'da yaşayan bir tür. küçük semender.

Spotter : Gözleyici. Mağaza güvenlik görevlisi. Nöbetçi. Lekeleyici. Gözetleyici. Gözcü. Dedektif.

Spottiest : Sivilceli. Lekeli. Ancak yer yer iyi olan. Puantiyeli. Ancak ara sıra iyi olan. Noktalı. Aynı kalitede olmayan. Benekli. Puanlı.

 

Spotting attachment : Işıldağın kendi merceği dışında, aygıta eklenen ek mercek. Ek mercek.

Spottiness : Sivilceli olma durumu. Beneklilik. Noktalı olma durumu. Düzensizlik. Normal olmama durumu. Lekelilik. Benek. Tutarsızlık.

Spottier : Puanlı. Noktalı. Ancak ara sıra iyi olan. Lekeli. Ancak yer yer iyi olan. Benekli. Aynı kalitede olmayan. Puantiyeli. Sivilceli.

İngilizce Spotty Türkçe anlamı, Spotty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spotty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inconsistent : Değişken. Birbirini tutmayan. Çelişkili. Tutarsız. Sögeni sögenine uymayan. Uyuşmaz. Yaptıkları birbirini tutmayan (kimse). Saati saatine uymaz. Her zaman aynı seviyeyi tutmayan (iş).

Absents : Devamsız. Gaip. Bulunmamak. Yok (mevcut olmama). Dalgın. Yoklamada bulunmayan. Bulunmayan (kişi) (orada artık). Namevcut. Bulunmayan.

Dottiest : Kaçık. Aptal. Sapık. En çılgın.

Absented : Bulunmayan (kişi) (orada artık). Yok (mevcut olmama). Bulunmamak. Dalgın. Yoklamada bulunmayan. Gaip. Namevcut. Devamsız. Bulunmayan.

Dotty : Budala. Aptal. Çatlak. Üşütük. Abayı yakmış. Bunamış. Kaçık. Sapık.

Amiss : Fena. Bozuk. Hatalı olarak. Yanlış. Ters. Kötü. Kusurlu. Hatalı.

Deficient : Noksan. Yetersiz. Gerekli. Gerekli olan. Eksik kalan. Açık. Zayıf. Kifayetsiz. Güdük.

Flecked : Beneklerle kaplı. Küçük noktalarla işaretli. Çizgi çizgi olmak. Çilli.

Dapple : Benek. Beneklemek. Benekli hayvan. Beneklenmek. Puanlamak. Benekli renk.

Spotty synonyms : punctated, maculated, pimplier, deficiency, calicos, burton, brindles, dappled, clouded, pointy, crude, scratchy, polka dot, calicoed, pointier, absenting, pimpled, calico, pointiest, patched, dumb, dottier, brindle, maculates, callose, punctuated, destituent, blotchiest, uneven, deficit, freckliest, frecklier, dappling.

 

Spotty zıt anlamlı kelimeler, Spotty kelime anlamı

Plain : Ova. Süssüz. Yalın bir dille. Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. Vuzuh. Sadelik. Düzlük. Sade bir biçimde. Açıklık. Yalın.

Consistent : Kıvamlı. Devamlı. İstikrarlı. Birbirini tutar. Kalıcı. Sürekli. Mütemadiyen. Uyumlu. Tutarlı.

Spotty ingilizce tanımı, definition of Spotty

Spotty kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Full of spots. Marked with spots.