Springs türkçesi Springs nedir

  • Yay gibi fırlamak.
  • Esnemek.
  • Sıçramak.
  • Çarpmak.
  • Pat diye söylemek.
  • Eğilmek.
  • Çıkmak.
  • Eğmek.
  • Ortaya çıkmak.
  • Birden çıkmak.
  • Çatlamak.
  • Fırlamak.
  • Yaylanmak.
  • Bükmek.
  • Doğmak.
  • Çıtlatmak.
  • Kaynaklanmak.
  • Hapisten çıkarmak.
  • Ödemek.
  • Su kaynakları.
  • Tahliye ettirmek.
  • İnfilak etmek.
  • Bükülmek.
  • Sökmek (şafak).
  • Patlamak.
  • İkram etmek.

Springs ile ilgili cümleler

English: There are a lot of hot springs in Japan.
Turkish: Japonya'da bir sürü kaplıca var.

English: I like hot springs that are off the beaten track.
Turkish: Sapa kaplıcaları severim.

English: Let's discuss this over a glass of wine in the hot springs.
Turkish: Kaplıcalarda bir bardak şarap içerken bunu görüşelim.

English: I like hot springs off the beaten track.
Turkish: Sık gidilmeyen kaplıcaları severim.

English: In Japan, there are many hot springs.
Turkish: Japonya'da birçok kaplıca var.

Springs ingilizcede ne demek, Springs nerede nasıl kullanılır?

Alice springs : Avustralya'da northern territory'de yer alan büyük şehir ve turistik merkez. Avustralya'nın northern territory eyaletinde şehir. Alice kaplıcaları.

Boiling springs : Güney carolina eyaletinde yerleşim yeri. North carolina eyaletinde yerleşim yeri.

Mineral springs : Kaplıca. North carolina eyaletinde yerleşim yeri. İçmeler.

 

Palm springs : Kaliforniya eyaletinde şehir. Kaliforniya'nın (abd) güneybatısında bir şehir. Florida eyaletinde yerleşim yeri.

Thermal springs : Termal su kaynakları. Termal kaynaklar. Kaplıca.

Spring a leak : Su almaya başlamak. İşemek. Akmaya başlamak. Su sızdırmaya başlamak.

Tiberias hot springs : Tiberias kaplıcaları. Tiberias'ta bulunan ve hastalıkların iyileşmesine yardımcı olan materyaller içeren sıcak su kaynakları.

Spring bearing : Yaylı yatak.

Wellsprings : Kaynak. Memba. Köken.

Offsprings : Yavru. Ürün. Evlat. Döl. Yavrular. Çoluk çocuk. Füru. Yavru hayvan. Zürriyet. Oğul.

İngilizce Springs Türkçe anlamı, Springs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Springs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Indicate : Sinyal vermek. Belirtisi olmak. Göstermek. Delalet etmek. Göstergesi olmak. Bildirmek. İşaret etmek. Gerektirmek. Belirtmek.

Derive : Gelmek. Türetmek. Sağlamak. Çıkarmak. Yola çıkmak. -den elde etmek. Elde etmek. Çıkarsamak. Türemek.

Antings : Bop (poker). Para sürmek. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Bop. Para koymak. Para vermek. Ön. Önce. Giriş.

Hint : Üstü kapalı söylemek. İma. Yararlı öğüt. İşaret. Sezindirme. İpucu. Sezindirmek. Atfetmek.

 

Plumping : Tombullaşmak. Pat diye oturmak. Küt diye düşmek. Küt diye bırakmak. Semirtmek. Şişmanlatmak.

Dart : Çıkıvermek. Atılmak. Ok gibi fırlamak. Fırlatmak. Cirit. Fırlama. Vın diye geçip gitmek. Atmak.

Entertain : Oyalamak. Konuklamak. Aklında bulundurmak. (misafir) ağırlamak. Misafir etmek. Eğlendirmek. Avutmak. Ağırlamak. İzaz etmek.

Dehisce : Tohum kabuğu açılmak. Yarılmak. Yarılıp açılmak. (tohum kabuğu) yarılıp açılmak. Açmak.

Fulminate : Ateş püskürmek. Fulminat. Parlamak. Gürleme. Gürlemek. Verip veriştirmek. Patlatmak. Patlayıcı madde.

Come of : Sebeplenmek. -den gelmek.

Springs synonyms : take a hop, pronk, saltate, hop skip, march equinox, anteing, cleared, distorting, bow, cracks, push along, crack open, evicts, beveller, skip, gave, boom, time of year, fissure, bulged, snapping, boff, capriole, result from, buckle, cavorted, dance, cavorting, anteed, explode, evict, die of exhaustion, bugger off.

Springs zıt anlamlı kelimeler, Springs kelime anlamı

Autumnal equinox : Güz ılımı. Güz ılımı 23 eylül'e rastlayan ekinoks. Sonbahar çekidi. Sonbahar ekinoksu. Sonbahar noktası.

Stand still : Hareket etmemek. Hareketsiz durmak. Kımıldamadan durmak. Kıpırdamamak. Kımıldamamak. Hareketsiz kalmak.