Spurling türkçesi Spurling nedir

Spurling ingilizcede ne demek, Spurling nerede nasıl kullanılır?

Spur cell : Yüzeyinde, 5-10 adet sitoplazmik çıkıntı içeren alyuvar. morfolojilk olarak akontositlere benzemekle birlikte, biyokimyasal olarak farklıdırlar. Mahmuz hücresi.

Spur gear : Düz dişli. Alın dişlisi.

Spur gearing : Düz dişli. Düz dişli düzeni. Alın dişlisi.

Spur on : Provoke etme. Tahrik etme. Motive etme. İtme. Cesaretlendirme. Sevk etme. Teşvik etme.

Spur pinion : Fener dişli. Dikey ekseni etrafında döndüren dişli. Düz dişli.

On the spur of the moment : Evvelden hazırlık yapmadan. İrticalen. Boş bulunarak. Hazırlıksız. Ha deyince. Anında. Hazırlıksız olarak. Hemen.

Spur winged : Diken kanatlı (botanik terimi).

Spur : Horozların bacaklarındaki sivri çıkıntı, kalkar. Mahmuzlamak. Dürtmek. Kışkırtmak. Teşvik etmek. Dehlemek. Teşvik eden şey. Mahmuzla vurmak. Teşvik etme.

Spur wheel : Alın dişlisi. Düz dişli çark.

Scleral spur : Skleral spur.

İngilizce Spurling Türkçe anlamı, Spurling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spurling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sterna : Göğüs kemiği.

Galumph : Zıplayarak yürümek. Hoplaya zıplaya yürümek. Lap lap yürümek.

 

Recoil : İrkilme. Geri çekilmek. Tepki. Geri çekilme. İrkilmek. Geri tepmek. Geri tepmek (silah). Geri tepme. Seğirdim. Geri gelmek.

Skip : Kova (büyük). Hademe. Zıplama. Sekmek. İp atlamak. Taşıma kafesi. Menajer. Okulu asmak. Atlama.

Vault : Sıçramak. Mezar. Dolap. Hela çukuru. Atlamak. Yüksek atlama. Kemer atmak. Filmin yanıcı, çabuk bozulma özelliği göz önüne alınarak, çeşitli güvenlik önlemleri uygulanan, film saklamaya yarayan özel yapı. Kemer yapmak. Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma ya da belli bir yükseklikten aşırma. bu yolla en uzağa atlamak ya da en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı.

Season : Mevsim. Güneş'in yıllık devinmesinde eşlek ile dönenceler (yaz ve kış dönenceleri) arasında geçirdiği zaman aralıklarının her biri . bir yılda dört mevsim vardır: ilkbahar, yaz, sonbahar, kış.

Time of year : Yılın belli zamanı.

Leap : Sekmek. Dansçının atlaması. Zıplamak. Atlama. Fırlamak. Atlamak. Sıçramak. Atılım. Niceliksel değişmelerin bir toplumsal olgunun eski niteliklerinde değişikliklere yol açıp yeni bir nitelik ortaya çıkardığı köklü değişiklik aşaması. Sıçratmak.

Move : Duygulandırmak. İlerlemek. Teklif etmek. Kıpırdanmak. Taşımak. Hareket ettirmek. Devinmek. Bir cismin başka bir cisme ya da cisimlere göre yer değiştirme eylemi. Bilgisayar, bilişim, uzay alanlarında kullanılır. Veriyi ana bellekte bir yerden başka bir yere aktarma.

Bounce : Sıçratmak. İşten çıkarmak. Atılmak. Kovmak. Zıplamak. Dalmak. Sepetlemek. Zıplatmak. Girivermek.

Spurling synonyms : saltate, take a hop, pronk, hop skip, march equinox, noddies, noddy, common tern, caper, scray, curvet, terns, overleap, springtime, bound, hop, burst, reverberate, rebound, tern, ski jump, leapfrog, ricochet, capriole, resile, jump, vernal equinox, spring equinox.

 

Spurling zıt anlamlı kelimeler, Spurling kelime anlamı

Autumnal equinox : Sonbahar ekinoksu. Güz ılımı 23 eylül'e rastlayan ekinoks. Sonbahar çekidi. Sonbahar noktası. Güz ılımı.

Stand still : Kıpırdamamak. Kımıldamadan durmak. Kımıldamamak. Hareketsiz durmak. Hareket etmemek. Hareketsiz kalmak.

Spurling ingilizce tanımı, definition of Spurling

Spurling kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A tern.