Spy on türkçesi Spy on nedir

Spy on ile ilgili cümleler

English: Did he ask you to spy on me?
Turkish: Ondan beni ispiyonlamasını istediniz mi?

English: Do you want me to spy on Tom for you?
Turkish: Senin için Tom'u gözetlememi ister misin?

English: Are you here to spy on me?
Turkish: Beni ispiyonlamak için mi buradasın?

English: Why would I want to spy on Tom for you?
Turkish: Neden Tom'u senin için gözetlemeyi istiyorum?

English: Do you really want me to spy on Tom?
Turkish: Gerçekten Tom'u gözetlememi istiyor musun?

Spy on ingilizcede ne demek, Spy on nerede nasıl kullanılır?

Spy : Hafiye. Gözetleme. Uzaktan görmek. Casusluk yapmak. Gizlice gözetlemek. Casusluk etmek. Gözetlemek. Casus. Curnalcı.

On : E doğru. Civarında. Giyilmiş. Yönünde. İle. Üstünde. Yanmak. Olmakta olan. Üzerinde.

Spy on somebody : Gözetlemek. Gizlice dinlemek. Gizlice gözetlemek.

Spy drama : Casusluk oyunu. Casusluk ve serüvenleri kapsayan oyun.

Spy glass : Küçük dürbün.

Spy out : Kolaçan etmek. Gözetlemek. Gözlemek.

Spy out the land : Ülkeyi gözetlemek. Ülkeyi ziyaret etmek ve incelemek.

İngilizce Spy on Türkçe anlamı, Spy on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spy on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Squealler : Cıyaklama. Cırlamak. Cırlak kimse. Güvercin yavrusu. Cırlama. Tiz ses çıkarmak. İspiyoncu. Mırıldanmak.

Earwig : Kulak misafiri olmak. Kulağakaçan. Kulağa kaçan. 1,5 cm. boyunda, esmer kırmızı, gececi, erkeklerin arka ucu kıskaç biçimini alan ve tarımsal bitkiler için zararlı olduğu da söylenen otçul böcek. Eklem bacaklı hayvanlardan, böcekler (ınsecta) sınıfının, düz kanatlılar (orthoptera) takımından, 1.8 cm kadar büyüklükte, vücudu ince, uzun, ön kanatları kısa, art kanatları büyük, enine ve boyuna katlanarak ön kanatların altına yerleşmiş, bahçelere zarar veren bir tür. Kulak kabartmak. Kulağa.

Espies : Uzaktan görmek. Gözüne çarpmak. Fark etmek. Gözüne ilişmek. Farketmek. Casusluk etmek. Görmek.

Blabbing : Boşboğazlık etmek. Ağzından kaçırmak. Sır vermek. Geveze. Çenesi düşük. Boşboğazlılık. Gevezelik etmek. Açığa vurmak. Boşboğaz.

Clue up : Bilgilendirmek. Gammazlamak.

Snitch : Çalmak. Aşırmak. Yürütmek. İhbar etmek. Hakkında bilgi vermek. Polis muhbiri. Fitnelemek. Gammazlamak.

Be on guard : Tetikte olmak. Nöbet tutmak. Gardını almak. Dikkatli olmak.

Focus attention on : Dikkat etmek. Aldırmak. Dikaktle bakmak. Dikkatini ve konsantrasyonunu - üzerine yöneltmek.

Cast a glance : Şöyle bir bakmak. Bir göz atmak. Bir bakış atmak. Göz atmak. Bakmak. Dikizlemek.

Overhears : Kulak kabartmak. Tesadüfen duymak. Kulak misafiri olmak.

Spy on synonyms : case the joint, keep a tab on, sneaks, keep tabs on, fink on, espy, spy on somebody, rat, eavesdropping, babysat, blab, babysit, earwigs, put the finger on, eavesdrop on, blabs, keep a weather eye open, sneaked, snitched, snitch on, eying, squeal, squealed, sneak, spy upon, eavesdrops, eyeing, espying, eavesdrop, eavesdropped, overhear, blabbed, keep cave.