Squeezing türkçesi Squeezing nedir

Squeezing ingilizcede ne demek, Squeezing nerede nasıl kullanılır?

Squeezings : Dışa taşma. Sıkma. Sıkıştırma. Sıkıştırma (döküm).

Squeezability : Sıkıştırılabilirlik. Sıkılabilirlik.

Squeezable : Sıkımlık. Sıkılabilir. Sıkıştırılabilir. Uysal. Uslu.

Squeeze : Ezmek. Sıkıştırma. Tıkıştırmak. Sıkma. Sıkışmak. Sızdırmak. Suyunu çıkarmak. Sığdırmak. Zorla almak. Sıkmak.

Squeeze bottle : Plastik şişe. Sıkılabilen plastik şişe.

Squeezed print : Sıkıştırmaçla çevrilmiş bir filmin eşlemi. Sıkıştırılmış eşlem. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Squeeze money out of : Para sızdırmak.

Squeeze track : Değişik ende, saydamsız çizgilerden oluşan, ışık geçirirliği, çizgilerin enine göre değişen ses yolu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Değişir alanlı ses imi.

Squeezed : Baskı uygulanarak elde edilmiş. Baskıya tabi tutularak elde edilmiş. Sıkılmış. Bastırılmış. Sıkıştırılmış.

Squeeze in : Sığışmak (bir yere). Sıkıştırmak. Sığışmak.

İngilizce Squeezing Türkçe anlamı, Squeezing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Squeezing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Oriel : Çıkma. Şahnişin. Cumba.

Compacting : Sıkıştırmak. Yoğunlaştırmak. Isıl işlemle cam yoğunluğunu artırma. Sıkışma. Sıkılaştırmak. Düzenleniyor. Dosya sıkıştırılıyor. Kompaksiyon. Sıkılama.

Constricting : Sıkıştıran. Baskı yapmak. Kısıtlamak. Sıkıştırmak. Daraltmak. Büzmek. Sıkmak.

Squeeze : El sıkma. Bir merceğin kapsadığı alanın, film boyu değişmediği halde artırılmasını sağlayan optik işlem. sıkıştırmaca dayanan geniş görüntülük işlemlerinde, konunun iki yandan basıklaştırılmış olarak filme görüntü vermesi. Merkez bankasının paranın değerini artırmak amacıyla para sunumunu daraltması. piyasalarda sunumun yeterli olmadığı durumda istem fazlasının yüksek fiyatlarla dengelendiği durum. maliyetlerdeki artışların tüketiciye yansıtılamadığı ve dolayısıyla karların azaldığı durum. Sıkıştırmak. Zorla koparmak. Sıkmak (meyve veya ıslak bez vb'ni). Baskı yapmak. Sıkmak. Ezilmek. Ezmek.

Constringency : Bastırma. Kasılma.

Oriels : Cumba. Çıkma. Şahnişin.

Clamping : Kenetleme. Sıkıştırmak. Kenetleyen. Kelepçeleme. Bağlama. Tutturma. Kenetlemek. Kasma. Saplantı.

Balk : Engellemek. İnat etmek. İnatla yürümemek. Duraksamak. Yürümemekte direnmek. Bir engel karşısında duraklamak. Engel olmak. Kütük. Önünü kesmek.

Extrusions : Çıkarma. Çıkıntılar (hadde). Kalıptan çekme. İhraç etme.

Squeezing synonyms : squeezings, constrictions, firming, besetment, expulsion, pressing, impaction, grilling, ana morphic compression, image compression, compaction, anamorphosis, extruding, constriction, expression, extrusion, horizontal compression, harassment, gripping, pressings, harassments, compression, compressions, anamorphic process, compressing, crimping, pinch, compactions, tweak.

 

Squeezing zıt anlamlı kelimeler, Squeezing kelime anlamı

Decompression : Boşaltma. Açma. Baskıyı azaltma. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yükün kaldırılması. Yük boşalması. Basınç düşmesi. Basınç düşürme. Basıncın düşürülmesi. Basıncı kaldırma.

Squeezing ingilizce tanımı, definition of Squeezing

Squeezing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Compression. The act of pressing. Oppression.