Stadia türkçesi Stadia nedir

  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Stadya sürgülü cetvel.
  • Stadyumlar.
  • Arazi ölçüm aleti.
  • Stadya.
  • Ölçme çubuğu.

Stadia ingilizcede ne demek, Stadia nerede nasıl kullanılır?

Stadia rod : Arazi ölçüm aleti. Stadya sürgülü cetvel.

Transstadial transmission : Transtadiyal nakil. Evreden evreye nakil. Theileria etkenleriyle enfekte kenelerin etkenleri sonraki gelişme dönemlerine aktarmaları (larva-nimf, nimf-imago), transtadiyal nakil.

Stadium : Takım oyunlarının yapılabilmesi ve seyircilerin oyunları izleyebilmesi için gerekli kuruluşları olan alan. Stadyum. Eski roma ölçü birimi (185 m.). Dönem. Stat.

Stadiums : Stadyumlar. Eski roma ölçü birimi (185 m.). Stadyum.

Baseball stadium : Beysbol stadyumu.

Conquistadores : On altıncı yüzyıl peru ve meksika fatihlerinden biri. Fatih.

Stade : İniş yeri veya iskelesi. Stad.

Staddle : Bir yapının alt kısmı. Tınaz tabanı.

Stadtholder : Hollanda'da genel vali.

Amistad : (isyancılar yargılandı ve nihayetinde yasadışı yollarla köle edinildikleri için afrika'ya geri gönderildi). 1800'lerin ortalarında üzerinde isyancı siyahi kölelerin bulunduğu ve amerikalılar tarafından yakalanan köle gemisi.

İngilizce Stadia Türkçe anlamı, Stadia eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stadia ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Acid treatment : Asitle muamele. Asitle işleme. Ekşitleme. Asitle arıtma.

Abandoned mine : Bırakılmış ocak.

Gauge stick : Mastar. Boy mastarı. Ölçü çubuğu.

Tattoo : Trampet. Birinin vücuduna dövme yapmak. Askeri geçit. Işık söndür borusu veya trampeti. Trampet sesi. Koğuş borusu. Parmaklarıyla tıkırdatma. Dövme yapmak. Trampet çalma. Dövme.

Acid rock : Ekşitli kaya. Asidik kayaç. Ritminde ve sözlerinde psikedelik olaylara göndermeler içeren heavy rock müziği (1960'lı yıllarda ortaya çıkmıştır). Asit kaya.

Ebonise : Siyah renk vermek. Tahta gibi maddeleri siyah yapmak. Ahşap. Siyaha boyamak. Abanoz rengine boyamak. Bir şeyi (örneğin mobilyayı) siyaha boyamak. Abanoz boyası ile perdahlamak. Bir şeyi koyu renkliymiş gibi göstermek (ebonize olarak da yazılır). Karartmak. Siyahlaştırmak.

Additional support : Ek destek.

Acid proof : Asit geçirmez. Asite dirençli. Aside dayanıklı. Ekşite dirençli.

Work : Eser. İşletmek. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. çalışma, emek. yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. meslek. Meşgul olmak. Yapıt. Oynatmak. Seğirmek. Çalışmak. Mekanikte, bir noktaya etkiyen kuvvetin büyüklüğü, noktanın aldığı yolun uzunluğu ve kuvvet yönü ile yol doğrultusu arasında kalan açının kosinüsü çarpımlarıyla belirlenen erke . termodinamikte, bir dizgeyle çevresi arasında, ısı türü dışında oylumsal, elektriksel, yüzeysel her tür erke alışverişinin ortak adı. İş.

Abandon : Çıkıp gitmek. Viran hale getirmek. Kendini kaptırmak. Koyup gitmek. Kendinden geçme. Yüzüstü bırakmak. Tehire salmak. Dayandırmak. Durdurmak.

 

Stadia synonyms : artist's workroom, measuring rod, activated carbon, adit, broadcasting studio, dye, advance heading, vein, actinolite, stadiums, marble, gauge rod, atelier, ebonize, stadia rod, dipstick, dip, recording studio, dipsticks, additional flotation, advancing longwall, advance per shift, acetylene lamp, accident frequency, workplace, acidization.

Stadia zıt anlamlı kelimeler, Stadia kelime anlamı

Cleanness : Kirsiz olma durumu. Masumiyet. Temizlik. Paklanma durumu. Saflık. Arılık.

Moving : Etkili. Dokunaklı. Duygulandırma. Hareketli. Hareket ettirme. Oynak. Muharrik. Acıklı. Duygulandırıcı. Hareket eden.