Stains türkçesi Stains nedir

Stains ile ilgili cümleler

English: There were blood stains on the shirt that the police found under Tom's bed.
Turkish: Polisin Tom'un yatağının altında bulduğu gömlekte kan lekeleri vardı.

English: This fabric stains easily.
Turkish: Bu kumaş kolayca lekelenir.

English: I don't think these ink stains will come off.
Turkish: Bu mürekkep lekelerinin çıkacağını sanmıyorum.

English: How do you remove red wine stains from your carpet?
Turkish: Kırmızı şarap lekelerini halınızdan nasıl çıkarırsınız?

English: He abstains from alcohol.
Turkish: O, alkolden kaçınır.

Stains ingilizcede ne demek, Stains nerede nasıl kullanılır?

The stains have not been removed : Bu lekeler çıkmamış.

Acidic stains : Asit özelliklerine sahip protoplazmanın bazik bileşenleriyle reaksiyon veren boyalar. Asit özelliklerine sahip, protoplazmanın bazik komponentleri ile reaksiyon veren boyalar. Asidik boyalar. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Leave stains : Leke bırakmak.

Abstains : Çekimser kalmak. Perhiz yapmak. Kaçınmak. Sakınmak. Oy vermemek. İçkiden uzak durmak. İçki içmemek. Çekimser olmak. Çekinmek. Geri durmak.

Bloodstains : Kan lekesi. Kanın sebep olduğu leke.

 

Bests carmine stain : Mikroskobik doku kesitlerinde, glikojenin ortaya konmasında kullanılan bir boya. Bestkırmızı boyası.

This stain is blood : Bu kan lekesi.

Oil stain test : Yağ lekesi testi. Yağ lekesi deneyi.

Sudan stain test : Sudan boya deneyi. Dışkıda sindirilmemiş veya sindirilmiş yağ damlacıklarının varlığının araştırılmasında kullanılan bir boyama yöntemi.

Bowie stain : Böbrek jukstaglomeruler hücrelerine özgü granüllerin ortaya konması amacıyla kullanılan histolojik boya. Bowie boyası.

İngilizce Stains Türkçe anlamı, Stains eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stains ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blotted : Mürekkep lekesi yapmak. Karalamak. Leke. Kurutma kağıdı ile kurutmak. Kurutma kağıdıyla kurutmak. Silinmiş. Ortadan kaldırılmış. Lekelenmiş.

Line up : Kurmak. Ayarlamak. Bağdarlamalamak. Hizaya gelmek. Sıraya girmek. Dizilmek. Sıralanmak. Düzenlemek. Dizmek. Sıraya dizmek.

Imbrued : Doymuş. Doldurulmuş. Islatmak. Emdirilmiş. Bulaştırmak. Lekelenmiş. Dolmuş. Doyurulmuş.

Become stained : Lekelenmek.

Bastardise : Bir çocuğu piç olarak duyurmak. Bir dili bozmak. Çarpıtmak saptırmak. Değerini düşürmek. Lekelenmek. Aşağılamak (bastardize olarak da yazılır). Kötüleştirmek. Yozlaşmak. Alçalmak.

Uprise : Ayaklanmak. Tırmanmak. İsyan. Yükseğe çıkarmak. Kabarmak. Yukarıya çekmek. Daha yukarı çıkarmak. Yükselmek. Ayaklanma.

Clothed : Bürümek. Örtmek. Giyinmiş. Giydirilmiş. Giysi sağlamak. Sarmak. Giydirmek. Güzel bir dille anlatmak. Kaplamak.

Decorating : Donatmak. Süsleyip püslemek. Dekor olmak. Dekore etmek. Dekore etme. Bezemek. Dekore eden. Süslemek.

 

Salt : İlginçleştirmek. Bezemek. Deriyle ilişkili lenfoid doku. Tuz katmak. Biriktirmek. Tuzlamak. Niteliklerinden dolayı hemen hemen bütün halkların boş inançlarında ve büyüsel işlemlerinde önemli rol oynayan maden. Kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Salt.

Make up : Uydurmak. Makyajı uygulama işi. Toplamak. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. İcat etmek. Barışmak. Yüz boyama. Ödemek. Düzmek. Oyuncuların rollerine uygun bir anlamda yüzlerini boyamaları, (bk. yüz boyama.).

Stains synonyms : place upright, dirties, discolour, be painted, bastardizing, colourising, get stained, be soiled, be polluted, queue up, imbrues, engrain, befouling, colour up, enlivens, dirtied, begrimed, counterchanged, specking, bastardize, get up, stand up, steps, blot, decorates, befoul, staircase, rest, fouler, distort, clothe, colourise, asperses.

Stains zıt anlamlı kelimeler, Stains kelime anlamı

Lie : Atmak. Kandırmak. Durmak. Yalan atmak. Mideye oturmak. Palavra. Uzanmak. Yalan. Kalmak. Yatmak.

Sit down : Oturtmak. Yerinden kalkma. Yere inmek. Yerine oturmak. Koyulmak. Oturmak. İniş yapmak.

Lie down : Kestirmek (uyku). Şekerleme yapmak. Sere serpe yatmak. Boylu boyunca uzanmak. Serilip yatmak. Uzanmak. Boylu boyunca yatmak. Yatmak.

Stains antonyms : high status, low status, sit, dominant, upper class, middle class, subordinate, lower class.