Stalking türkçesi Stalking nedir

  • Azametle yürümek.
  • Ağır adımlarla yürümek.
  • Kol gezmek.
  • Sarmak (hayaletler vb.).
  • Sessizce yaklaşmak.
  • Gizlice sokulmak.
  • Sinsice izlemek.

Stalking ile ilgili cümleler

English: Ali is stalking me.
Turkish: Ali beni sinsice izliyor.

English: Thanks to Facebook, stalking is no longer the bastion of a few devoted enthusiasts, but a highly automated task convenient enough even for the busy housewife.
Turkish: Facebook sayesinde, sinsice izlemek artık birkaç özverili hayranın kalesi değildir ama yoğun ev kadını için bile oldukça uygun bir yüksek otomasyonlu görevdir.

English: Are you stalking me?
Turkish: Beni takip mi ediyorsunuz?

English: He enjoys engaging in macabre activities such as dissecting animal corpses and stalking people on the street at night.
Turkish: O, hayvan cesetlerini parçalayarak incelemek ve geceleri sokaklarda insanları gizlice takip etmek gibi korkunç aktivitelerle uğraşmaktan hoşlanır.

English: Ali is stalking me! Help!
Turkish: Ali beni sinsi sinsi izliyor.

Stalking ingilizcede ne demek, Stalking nerede nasıl kullanılır?

Stalking horse : Avcının arkasına saklandığı at. Paravan. Maske. Göstermelik aday. Siper arkasında gizlenme. Bahane.

Stalkinghorse : Maske.

Deerstalking : Geyik avcılığı. Geyik avı.

Stalkier : Saplı. Dayanıksız. Çöp gibi.

 

Stalkiest : Çöp gibi. Saplı. Dayanıksız.

Maize stalk disease : Mısır sapı hastalığı. Diplodia maydis adı verilen mantarla enfekte mısır saplarıyla beslenen hayvanlarda görülen ve sinirsel bulgularla belirgin hastalık.

Corn stalk : Mısır sapı. Uzun boylu ve kıvrak kimse. Buğday sapı.

Tough stalk : Dayanıklı sap.

Leaf stalk : Yaprak sapı.

Sheathed stalk : Gizlice yaklaşma.

İngilizce Stalking Türkçe anlamı, Stalking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stalking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tramps : Yaya gitmek. Dolaşmak. Berduş. Gezinme. Serseri. Sürtmek. Basmak. Serserice dolaşmak. Sokak serserisi.

Hunt : Avda kullanmak. Araştırmak. Avlanmak. Av. Avlanma. Kovalamak. Avlamak. Avlak. Aramak.

Swept : Sert esmek. Kıvrılmak (sokak). Ortadan kaldırmak. Süprülmüş. Temizlemek. Silip süpürmek. Salınarak geçmek. Uzamak (sokak). Sürüklemek.

Patroller : Devriyeye çıkmak. Karakol gezmek. Devriye gezmek. Gözlemek. Karakol. Devriye. Devriye gezme. Korumak. Kol.

Still hunt : Gizlenerek avlanmak. Pusuya yatarak avlanmak.

Patrollers : Korumak. Devriye gezme. Kol. Devriyeye çıkmak. Devriye. Gözlemek. Karakol. Karakol gezmek. Devriye gezmek.

Chase : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hakketmek. Peşine düşmek. Dizilmiş harfleri tutan demir çerçeve. Oluk. Koşuşturmak. Yiv. Devingen filmlerde, özellikle serüven, kovboy, güldürü filmlerinde sık sık başvurulan, bir kimsenin yakalanması için izlenmesine dayanan yol. İzlemek. Peşinde olmak.

Flouncing : Öfke ile fırlamak. Fırlayıp yürümek. Farbala ile süslemek. Fırfır. Sabırsızca davranmak. Farfara. Farfaralı kumaş.

Steal into : Sessizce girmek. Gizlice koymak.

Stalking synonyms : pursual, stalks, patrol, hunting, following, trudge, flounces, clumping, trudged, pursuit, deerstalking, clumped, trudges, run rampant, trampler, patrolled, creep up on, tramp, clumps, tramped, clump, flounce, stalk, trudging, tramplers.