Stalks türkçesi Stalks nedir

  • Gizlice sokulmak.
  • Sarmak (hayaletler vb.).
  • Ağır adımlarla yürümek.
  • Kol gezmek.
  • Sinsice izlemek.
  • Sessizce yaklaşmak.
  • Azametle yürümek.

Stalks ingilizcede ne demek, Stalks nerede nasıl kullanılır?

Celery stalks : Salatalarda ve yemek yapımında kullanılan kereviz yapraklarının sapları. Kereviz sapı. Kereviz sapları.

Beanstalks : Fasulye sapı. Fasulye bitkisinin gövdesi. Fasulye sırığı.

Cornstalks : Mısır bitkisinin sapı. Mısır sapı.

Leafstalks : Yaprağı gövde ile birleştiren ince sap. Yaprak sapı.

Stalk fibre : Sak lifi.

Leaf stalk : Yaprak sapı.

Tough stalk : Dayanıklı sap.

Corn stalk : Uzun boylu ve kıvrak kimse. Buğday sapı. Mısır sapı.

Root stalk : Kök sapı. Bazı hidrozoon kolonilerinin kök şeklindeki yatay bölgesi.

Sheathed stalk : Gizlice yaklaşma.

İngilizce Stalks Türkçe anlamı, Stalks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stalks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Upper class : Sosyoekonomik üstünlüğü olan sınıf. Zenginler sınıfı. Yüksek sınıf. Üst sınıf. Kaymak tabaka. Yüksek tabaka. Üst tabaka.

Swept : Uzamak (sokak). Süpürmek. Hepsini almak. Mayın taramak. Süpürülmüş. Silip süpürmek. Temizlemek. Süpürüp atmak. Hızla yayılmak.

State : Stres. Beyan etmek. Yağday. Saptamak. Bir dizgenin ölçülebilen tüm özellikleri arasında kurulan ve o dizgeyi ayırt edici olarak belirlemeyi sağlayan nicelikler ve aralarındaki bağıntı. Mevki. Devlet. Bilgi vermek. İfade etmek. Bilgisayar, hukuk, fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır.

 

Dignity : Yüksek mevki. Kıymet. Onur. Vakar. Saygınlık. Rütbe. İzzet. Değer. Asalet. Ciddiyet.

Tramplers : Yürümek. Yaya gitmek. Dolaşmak (bir yeri). Yürüyen kimse. Çiğnemek. Adım atan kimse. Basmak. Kuvvetli adımlarla yürümek. Ayağını sertçe vuran kimse. Dolaşmak.

Dissertate : Nutuk çekmek. Resmi olarak bir konu hakkında konuşmak. Söylev vermek. Bir konu hakkında konuşma yapmak. Konuşma yapmak.

Philander : Kur yapmak. Zamparalık etmek. Karı kıza düşmek. Flört etmek. Askıntı olmak. Karı kız peşinde koşmak. Kadın peşinde koşmak. Asılmak.

Clumps : Kümeye eklemek. Sert adım sesi. Yığın. Ayak patırtısı. Grup. Yığmak. Ayakkabı pençesi (kalın). Yumruklamak. Kümelemek.

Level : Aynı seviyede. Düzeç. Yatay. Akılcı. Yerle bir etmek. Dengeli. Nicem düzeneğinde, öğecik özdeciklerinin bulunabildiği kesikli değerlerdeki erkelerden her biri. Düzey. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Amaç olarak seçmek.

Romance : Aşk hikayesi anlatmak. Abartarak anlatmak. Masal. Abartmak. Aşk hikayesi. Çekicilik. Düşsel nitelik. Romans. Kahramanlık hikayesi. Büyü.

Stalks synonyms : high ground, high status, monologuize, social station, dish the dirt, low status, low class, legal status, monologuise, holy order, high profile, proceed, creep up on, nationality, flirt, bastardy, clump, talk down, patroller, noblesse, left handedness, patrol, run rampant, bar sinister, trudge, flounce, retirement, chat up, tramp, stalk, rap, cheek, spiel.

 

Stalks zıt anlamlı kelimeler, Stalks kelime anlamı

Dominant : Dominat. Baskın karakter. Başat. Üstün. Nüfuzlu. Dominant. Egemen. Baskın. Hakim.

Upper class : Yüksek sınıf. Yüksek tabaka. Zenginler sınıfı. Üst sınıf. Sosyoekonomik üstünlüğü olan sınıf. Üst tabaka. Kaymak tabaka.

Middle class : Burjuva. Orta sınıf. Orta halli. Orta tabaka. Orta direk. Orta sınıftan olan. Orta tabaka halk.

Stalks antonyms : high status, low status, subordinate, lower class, whisper, shout, close up, specify.