Stand aside türkçesi Stand aside nedir

  • Bir yana çekilmek.
  • Yana çekilmek.
  • Kenara çekilmek.
  • Feragat etmek.
  • Yol vermek.
  • Savulmak.
  • Açık durmak.
  • Kaçınmak.
  • Tarafsız olmak.
  • Özveride bulunmak.

Stand aside ile ilgili cümleler

English: Please stand aside.
Turkish: Lütfen kenara çekil.

English: Stand aside.
Turkish: Kenara çekilin.

Stand aside ingilizcede ne demek, Stand aside nerede nasıl kullanılır?

Stand : Desteklemek. Ismarlamak. Sineye çekmek. İhtiyaç duymak. Üçayak. Ayaklık. Kalmak. Devam etmek. Ayakta dikilmek. Ayağa kalkmak.

Aside : Oyuncunun alçak sesle söylediği söz. Kendi kendine söylenen sözler. Ayrı. Bir tarafa (bırakırsak). Oyuncunun rol gereği seyircilerin duyacağı biçimde, ama öbür oyuncular sanki duymuyormuş gibi düşünmesi ya da konuşması. oyuncunun doğrudan seyirciye dönerek konuşması. Bir oyun kişisinin (oyun gereği) öbür oyun kişilerinden gizli olarak tek başına konuşması, mırıldanması, (bk. apar.). Bir tarafa. Bertaraf. Apar. Bir kenara.

Did not stand aside : Katıldı. Bir parçası oldu. Dışında durmadı. Kenarda durmadı. Karıştı.

Stand a chance : Şansı olmak. Eline fırsat geçmek.

Stand a drink : İçki ısmarlamak.

Stand against : Karşı duruş sergilemek. Karşı çıkmak. Karşı gelmek. Muhalefet etmek. Karşı durmak.

İngilizce Stand aside Türkçe anlamı, Stand aside eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Stand aside ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dismiss : İşten atılma. Açığa çıkarmak. Göndermek. Bırakmak. Reddetmek (dava). İşten kovmak. Savmak. Kapı dışarı etmek. Salıvermek.

Get out of the way : Çekilin yoldan.

Give somebody the wall : Aşağılamak. Küçük düşürmek. Yol göstermek.

Beg : Sustaya kalkmak. Dilenmek. İstemek. Dilemek. İtiraf etmek. Rica etmek. Mendil açmak. Yalvarmak. Sadaka istemek. Sakınmak.

Balking : İnat etmek. Ayak diremek. Duraksamak. Engel olmak. Katılmama. İnatla yürümemek. Engellemek.

Ease up : Genişlemek. Yumuşatmak. Gevşemek. Bir kimseye yer sağlamak için kaymak. Yoğunluğu azaltmak. Baskıyı azaltmak. Yoğunluğu indirmek. Hafiflemek. Gevşetmek.

Avoid : Atlatmak. Geçiştirmek. Önlemek. Yanaşmamak. Savmak. Engellemek. Kaçmak. Kurtulmak. İptal etmek.

Desist : Çekilmek. Sarfınazar etmek. Vazgeçmek. Ayrılmak. Bırakmak. -den kendini almak. Fariğ olmak.

Step aside : İstifa etmek. Çekilmek.

Neutralises : Etkisiz kılmak. (fizik) yüksüz bırakmak. (kimya) bir çözeltinin ne asidik ne de alkalik olmasına neden olmak (ayrıca neutralize). Nötr hale getirmek. Etkisizleştirmek. Yansızlaştırmak. Tarafsız kılmak. Tarafsız kılmak (hukuk). Tesirini yok etmek.

Stand aside synonyms : avoided, pay off, abjure, abnegates, flinch, given way, desisting, give way, be neutral, abstain, cranks, dismisses, stand back, flinching, abdicate, cede, demised, make sacrifices, take a back seat, abstains, desists, demising, abjured, give the boot, give the push, crank, neutralising, spread, neutralise, abstained, abnegate, make way, gave way.