Standing water türkçesi Standing water nedir

  • Durgun su.

Standing water ingilizcede ne demek, Standing water nerede nasıl kullanılır?

Standing : Yürürlük. Akmaz. Sürekli. Mevki. Konum. Saygınlık. Geçerlilik. Daimi. Sabit. Yer.

Water : Harelemek. Ağız sulanmak. Hafifletmek. Sulamak. Göz sulanmak. Sulandırmak. Suluboya. Su. Kimyasal formulü h2o olan, 4o c’de maksimum yoğunluğa ulaşan, sıvı, gaz veya buz olarak dünya yüzeyinin % 70,8’ini kaplayan bileşik. Yaşarmak.

Standing alone : Yalnız kalmak. Desteklenmemek.

Standing army : Daimi ordu.

Standing at ease : Vücudun, alıştırmalar arasında dinlendirilmesi için, arkada tutulu ellerle bacaklar önde ya da yana yarım adım duruşunda aldığı gevşek durum. Askerlere rahat bir şekilde anca dik olarak durmalarını emreden askeri komut. Rahat!. Rahat (duruş). Rahat duruş.

Standing by : Desteklemek. Hazır olmak. Sadık kalmak. Yardıma hazır olmak. Yanında olmak. Beklemede kalmak. Beklemek. Hazır beklemek.

İngilizce Standing water Türkçe anlamı, Standing water eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Standing water ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Still water : Sükunetteki su.

Still waters : Sakin sular.

Stagnant water : Sükunetteki su.

Slack water : Yumuşak su. Gel-git esnasında suyun çekilmeye başladığı zaman.

 

Backwater : Kabarma. Durgunluk. Gelişmenin olmadığı yer. Tersine kürek çekmek. Su birikintisi. Birikinti su. Durgun yer. İlgisizlik. Siya etmek.

Backwaters : Durgun yer. Birikinti su. Bir barajın gerisinde biriken su. İlgisizlik. Kabarma. Durgunluk. Siya etmek. Tersine kürek çekmek. Su birikintisi.

Dead water : Dümen suyu. Ölüsu.

Ditchwater : Neşesiz. Bir çukurda birikmiş su (genellikle durgun çamurlu su). Sıkıcı. Durgun.