Starting türkçesi Starting nedir

Starting ile ilgili cümleler

English: Ali is starting to annoy me.
Turkish: Ali canımı sıkmaya başlıyor.

English: Ali is starting to feel a little better.
Turkish: Ali biraz daha iyi hissetmeye başlıyor.

English: Ali is starting to cry.
Turkish: Ali ağlamaya başlıyor.

English: "How is the weather?" — "It's cold outside." — "Yes, and it's starting to rain."
Turkish: "Hava nasıl?" "Dışarısı soğuk." "Evet, yağmur da yağmaya başlıyor."

English: Ali is starting to get dinner ready.
Turkish: Ali akşam yemeğini hazırlamaya başlıyor.

Starting ingilizcede ne demek, Starting nerede nasıl kullanılır?

Starting block : Hız koşularında, çıkışa kalkan yarışçıların iterek birden atılım yapmak için ayaklarını dayadıkları takoz. Çıkış takozu.

Starting a program : Program başlatma.

Starting air : İlk hareket havası. Marş havası.

Starting at : Başlangıç.

Starting autosave : Otomatik kaydet başlıyor.

Starting lever : İlk hareket kolu. Hareket kolu. İşletme kolu.

Starting motor : Yol verme motoru. İlk hareket motoru. Marş motoru.

Starting device : Devreye alma tertibatı. Başlama düzenleyicisi. Yolverme cihazı. Başlatma düzeni. Yol verme tertibatı. Boşalmanın başlaması için gerekli ön koşulları yaratan aygıt.

 

Starting line : Çıkış çizgisi. Yarışa başlanacak yeri gösteren 5 cm. kalınlığındaki ak çizgi. Start çizgisi.

Starting corner : Alanda konut birimleri ya da konut kümeleri arasında yapılan bir rastlantılı örneklemede, örnek almak üzere başlangıç ya da izlenecek doğrultunun kalkış noktası olarak belirlenen sokak ya da konut küme başı. Başlangıç köşesi.

İngilizce Starting Türkçe anlamı, Starting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Starting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Debut : Sosyeteye ilk tanıtılış. İlk beliriş. Sosyal bir alanda ilk beliriş. Toplum önüne ilk çıkış. Sahneye ilk kez çıkış. İlk defa sahne almak. Bir genç kızın sosyeteye ilk defa takdimi. İlk çıkış (sahneye). Sahneye ilk çıkış.

Inception : Fikir aşılama.

Big bang : Büyük patlama. 1986 eylül'ünde londra sermaye piyasalarının serbestleştirilmesi için kullanılan terim.

Turn : Üstüne tutmak. Olmak. Dönüş. Deneme sırası. Döndürme. Dönmek. Nöbet. Eğilim. Geçmek. Saptırmak.

Drive : Topu genellikle arka çizgi yakınlarına düşürecek biçimde ve topa gidiş yönünde bir dönme hareketi vererek yapılan vuruş. Saplamak. Örgenin kendi denetimi dışındaki etkenlerce, sonuçlarını öngörmeden davranmaya zorlandığı bir güdülenim biçimi. (arabayla) gitmek. Zorlamak. Acele etmek. Dalış. Gütmek. Sürmek. Kovalamak.

Conversation : Bireyler arasında geçen ve ölçünlü bir gidişi olmamakla birlikte bilgi amaçlı konuşma. Laf. Konuşma. Söyleşi. Sakım. Cinsel birleşme. Muhabbet. İletişim. Görüşme. Konuşu.

 

Excitation : İkaz etme. Uyartıının meydana getirilmesi veya şiddetinin artırılması. hücrenin bir uyartıya hemen cevap vermesi. 3.bir ortama giren radyasyon enerjisi ortamı oluşturan atomlardan elektron koparacak kadar yüksek olmadığı durumda elektronların yörünge değiştirmesi. Uyarılma. Eksitasyon. Bir atom ya da çekirdek sistemini, belirli bir enerji düzeyinden daha yüksek enerji düzeyine dönüştüren süreç. Bir elektronun, ışınımları soğurarak erkesini artırması sonucu kendi olanağan yörüngesinden daha yüksek erke düzeyindeki bir yörüngeye geçmesi. İkaz. Bir organ ya da dokuda çalışma meydana getirilmesi. eksitasyon. Uyarı. Nicemsel bir yapıyı taban durumundan daha yüksek bir erke düzeyine çıkarma süreci.

Ascents : Tırmanma. Bayır. Tırmanış. Rampa. Bir yer veya mekandan çıkmak için kullanılan yer. Sporda verilen herhangi bir işaretle yarışa başlama. Yükselme. Yükseliş. Yukarı doğru göç.

Functioning : Faal. Çalışan. İşleyiş. İşletilen. İşlevli. İşler durumda.

Starting synonyms : beginng, deeding, business, connecting, inceptions, anthem, initation, egresses, operating, business management, self starter, hoax, corporate body, ingoing, checkout, outlet, demeanor, beginning, actuation, anthems, operational, actuating, demeanors, employing, operations, initiating, commencement, ascent, outburst, initialisation, doorway, kick start, action.

Starting zıt anlamlı kelimeler, Starting kelime anlamı

Closing : Kapatma. Kapanış. Kapanma. Kapama. Kapatıyor. Kapat. Uç. Yaklaşım. Kapatılıyor.

Intrusive : Zorla içeri giren. Zorla giren. İzinsiz giren. Kullanışsız. Davetsiz. Sırnaşık. Mütecaviz. Araya giren. Elverişsiz. İzinsiz ve davetsiz giren.