Starting line türkçesi Starting line nedir

  • Start çizgisi.
  • Yarışa başlanacak yeri gösteren 5 cm. kalınlığındaki ak çizgi.
  • Atletizm alanında kullanılır.
  • Çıkış çizgisi.

Starting line ile ilgili cümleler

English: The drivers are at the starting line and raring to go!
Turkish: Sürücüler başlangıç çizgisindeler ve gitmek için çok istekliler.

Starting line ingilizcede ne demek, Starting line nerede nasıl kullanılır?

Starting : Hareket. Çalışma. İşletme. İlk hareket. Başlama. Çıkış. Başlangıç. Yolverme. Çalıştırma. Marş.

Line : Hat. Kaplamak. Sürütme oltaları. Sıralamak. İki uzak nokta arasında veri iletişim ortamı sağlayan herhangi bir bağlantı. Astarlamak. Çizgi. Dizmek. Oyun alanını bölen, sınırlayan ve belirleyen boyadan şeritlere verilen ad. Tarayıcı elektron demetinin yatay tarama sırasında soldan sağa bir gidişinde oluşturduğu çizgi.

Starting block : Çıkış takozu. Hız koşularında, çıkışa kalkan yarışçıların iterek birden atılım yapmak için ayaklarını dayadıkları takoz.

Starting a program : Program başlatma.

Starting air : Marş havası. İlk hareket havası.

Starting at : Başlangıç.

İngilizce Starting line Türkçe anlamı, Starting line eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Starting line ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cage : Koruma kafesi. Çekiç atma ile disk atmada, yarışçıları, görevlileri, izleyenleri korumak için, atma döngülerinin çevresine ağzı atış yönüne doğru c harfi biçiminde yerleştirilen ağlı kafes. Kamp. Düşerge. Kafes. Kafese koymak.

Bar clearence : Yüksek atlamalarda, belli bir yüksekliğe konmuş olan çıtayı düşürmeden aşarak, vücudu tümüyle sıçrayış yönünden öbür yöne aktarma. Çıtayı geçiş.

Combined competitions : Yarışçıların, her birine katılmak zorunluğunda olduğu, birden çok atletizm dalında düzenlenen yarışlar. Çoklu yarışmalar. Birleşik yarışlar.

Break the record : Eski sonaşamı yenilemek ya da aşıp yeni bir sonaşam elde etmek. Sonaşamlamak. Belirli bir zamanda kadar resmi olarak belirlenmiş en iyi performanstan daha iyi performans göstermek (örneğin bir spor müsabakasında). Rekoru kırmak. Rekor kırmak.

Arce of circle : Başlangıç kirişi. Cirit gelişme alanının yan çizgilerini atış yönünde sınırlayarak kesen kiriş.

Athletic : Atletizmle, atletle ilgili; atlete yaraşır. Spor. Atletizmli ilgili. Atletizmle ilgili. Atletik. Sporcu. Sportif. Bedence güçlü. Atletik yapıya sahip olan.

Approach : Yanaşmak. Koyulmak. Yaklaşmak. Toplumbilim yönteminde toplumsal yapının biçimlenişi ve öğeler arasındaki ilişkilere bakış biçimleriyle birbirinden ayrılan ana doğrultulardan her biri. Andırmak. Temasta bulunmak. Ele almak. Çok benzemek. Yaklaşım sergilemek.

Chief course judge : Kır koşularında, koşu yeri ile yazman yargıcılarının denetiminden sorumlu yönetmen. Koşu yeri yönetmeni.

Chief result recorder : Varış yönetmeni. Varış yargıcılarını görevlendirmek, varışları özel çizelgesine geçirmek, varışa ilişkin bütün sorunları çözümlemekle yükümlü başyargıcı.

Starting line synonyms : ascent line, baton, angle of flight, athlete, caution, athletics, chief timekeeper, advancing foot.