Steatossis türkçesi Steatossis nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Karaciğer hücrelerinde normalin üstünde lipit depolanması ve buna bağlı olarak karaciğer işlevlerinin engellenmesi.
  • Karaciğer yağlanması.

Steatossis ingilizcede ne demek, Steatossis nerede nasıl kullanılır?

Steatosis : Vücutta aşırı yağ toplanması, yağlanma. hücreler içinde yağ damlacıkları belirmesi veya hücreler arasına yağ hücreleri sızmasıyla belirgin durum. en çok kas dokusunda görülür. Steatoz. Steatozis.

Muscular steatosis : Kas steaotozisi. Endomizyal hücrelerin yağ hücrelerine dönüşmesi sonucu, kaslar içinde, çift taraflı, bakışımlı veya bakışımsız çok fazla miktarda yağ birikmesi. et muayenesinde klinik olarak sağlıklı hayvanlarda da görülebilir.

Asteatosis : Asteatozis. Deride yağ salgısının azlığı veya yokluğu sonucu derinin kuru ve kabuklu görünümü. iç ve dış parazitozlar, kronik enfeksiyonlar gibi uzun süren hastalıklarda yağ bezlerinin etkinliklerinin azalması sonucu ortaya çıkar. Asteatoz.

Steatocryptosis : Steatokriptozis. Yağ bezlerinin işlev bozukluğu.

Steatogenous : Yağ dejenerasyonu yapan. Steatojen.

Steatopygia : Yağbirikim. Daha çok buşman, hotanto ve zulu kadınlarında görülen, kalçaların arkada yağ toplaması sonucu belin içbükey bir durum alışıyla ilgili gövdesel özellik. Aşırı yağ birikmesi.

 

Osteosteatoma : Osteosteatom.

Cholesteatoma : Kolesteatoma. Kolesteatom.

Steatopygic : Aşırı yağlı.

Steatorrhea : Yağlı dışkı. Pankreas enzimlerinin yetersizliğinden veya emilim bozukluklarından nedeniyle, dışkının aşırı yağ içermesi, steatore. Yağ bezlerinde salgı artışı. yağlı dışkı. Steatore.

İngilizce Steatossis Türkçe anlamı, Steatossis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Steatossis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abattoir : Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha. Kesimevi.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

 

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

Hepatic lipidosis : Yağlı karaciğer hastalığı. Hepatik lipidozis. Yağlı karaciğer sendromu.

Steatossis synonyms : bird genus, genus steatornis, steatornis caripensis, steatornithidae, family steatornithidae, oilbird, abdomen, fatty liver, guacharo, abdominal pain, fatty liver syndrome, a band, abdominal ovariectomy, abdominal fat necrosis, abdominal distention, abaxial.