Steered türkçesi Steered nedir
- Yönlendirmek.
- Dümen kullanmak.
- İdare etmek.
- Yönetmek.
- Dümenle idare etmek.
- Sürmek.
- Yönetilmek.
Steered ile ilgili cümleler
English: She steered our efforts in the right direction.
Turkish: O, bizim çabalarımızı doğru yönde yönlendirdi.
English: The coach steered his team to victory.
Turkish: Antrenör takımını galibiyete yönlendirdi.
Steered ingilizcede ne demek, Steered nerede nasıl kullanılır?
Steerer : Kaydırma arabasını yönetmekte uzmanlaşmış kişi. Kaydırmacı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Bunco steerer : Sahtekar. Bunko steerer. Üçkağıtçı. Üçkağıtçı (kağıt oyunlarında). Dolandırıcı. Hilekar.
Steer a middle course : Bir orta yol tutturmak. Bir ara yol bulmak.
Steer clear of : Kaçınmak. Sakınmak.
Steer for : Gitmek (belirli bir yere doğru). Gitmek. Yönelmek. Rotayı izlemek (belirli bir yere giden).
Steer : Yönlendirmek. Dümenle yönetmek. Hadım öküz. Sürmek. Yol göstermek. İki yaşın üstünde kastre edilmiş erkek sığır. Direksiyon kullanmak. Dümen kullanmak. Yönetilmek.
Steerage : Tarihsel olarak gemi yolcuları için en ucuz tarife; gemi kıçının en gerisinde bulunan kamaralarda ya. Başaltı. Dümen kullanma. Ara güverte. Kasara altı. İdare. Tarihsel olarak gemi yolcuları için en ucuz tarife. Dümenle idare.
Give somebody the bum steer : Yanlış bilgi vermek.
Steering arm : Rot. Direksiyon çubuğu. Kısa rod. Pitman kolu. Çolak rod. Mafsal çolağı. Direksiyon kumanda kolu. Direksiyon rot kolu.
Steerages : Tarihsel olarak gemi yolcuları için en ucuz tarife; gemi kıçının en gerisinde bulunan kamaralarda ya. Dümen kullanma. Kasara altı. Tarihsel olarak gemi yolcuları için en ucuz tarife. Dümenle idare. Ara güverte. Başaltı. İdare.
İngilizce Steered Türkçe anlamı, Steered eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Steered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Forward : Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. İleriye. Şımarık. İleriye yönelik. Cüretkar. İleri. Küstah. Ön. İletmek. Yüklemek.
Burgeon : Tomruk. Filiz vermek. Gelişmeye başlamak. Tomurcuklanmak. Tomurcuk. Filizlenmek. Filiz.
Amplifier : Yükselteç. Ayrı bir kaynaktan güç alan ve içinden geçen elektriksel imin gücünü artıran elektronik aygıt. bunun, ses imlerinin gücünü artırıcı çeşidi; ses yükselteci. Amplifikatör. Bilgisayar, fizik, gitar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hoparlör. Elektrik akımı yoluyla sesi uzakta bulunan alıcıya büyüterek ulaştıran aygıt. Aldığı sinyali güçlendiren ve çalgı aletleri için kullanılan tipleri aynı zamanda sinyalin belirli frekanslarını vurgulayabilen, ona tonal karakter ve kirlenim katabilen cihaz. Bir imlem girdisinin elektriksel gücünü yükselten, genellikle bir ya da bir kaç katlı eksiciksel aygıt. Sesbüyütür. Kuvvetlendirici.
Captain : Bir ayaktopu takımında oyuncuları oyun içinde yöneten, hakem ile konuşmada ve törenlerde takımı temsil etme yetkisi bulunan, sol kolunda özel renkli bir bant (işaret) taşıyan oyuncu. Kaptan. Önder. Lider. Takım başı. Takımı temsil eden oyuncu. Postabaşı. Kaptanlık yapmak. Kumanda etmek. Kaptanlık etmek.
Burgeoned : Tomurcuklanmak. Filiz. Filizlenmek. Gelişmeye başlamak. Filiz vermek. Tomruk. Tomurcuk.
Diverted : Ayırmak. Çevrilen. Eğlendirmek. Dağıtmak. Çevirmek. Çevrilmiş. Oyalamak. Bir köşeye koymak. Başka yöne çekmek.
Guide : Kılavuzluk etmek. Önderlik etmek. Öncülük etmek. Rehber olmak. Götürmek. Kılavuz kitap. Kılavuz. Bilgisayar, eğitim, madencilik alanlarında kullanılır.
Banishes : Sürmek (bir yerden atmak). Kafasından atmak. Aklından çıkarmak. Düşünmemek. Sürgün etmek. Kovmak. Defetmek. Uzaklaştırmak. Sürgüne göndermek.
Coxswain : Filika veya kik serdümeni. Dümeni kullanan kişi. Filika dümencisi. Dümencilik yapmak. Serdümen. Küçük gemide düşük rütbeli ama tecrübeli subay. Filika serdümeni. Dümenci.
Conning : Kandırmak. Dolandırmak. Gemi idare etmek. Yutturmak. İncelemek. Dikkatle okumak.
Steered synonyms : quadriphonic system, walkman, boom box, ghetto blaster, ipod, quadraphonic system, bestriding, pull over, crab, administered, banishing, administers, dock, reproducer, quadraphony, captains, be enough, administrating, bossing, maneuver, manoeuver, control, abrupt, administrated, bossed, coxes, bestride, sheer, tree, adhibit, bestrides, stereophony, helm.
Steered zıt anlamlı kelimeler, Steered kelime anlamı
Undock : Havuzdan çıkarmak. Yatağından çıkarmak. (özellikle bir tekne veya uzay mekiği ile alakalı) limandan ayrılmak. Çıkar. Gemiyi havuzdan çıkarmak.
Stay in place : Yerinde kalmak.

Bu kısımda Steered kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Steered ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Steered anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Steered ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.