Stilling türkçesi Stilling nedir
- Susturmak.
- Yatışmak.
- Sakinleşmek.
- Yatıştırmak.
- Durdurmak.
- Damıtma.
- İmbikten geçirme.
- Sakinleştirmek.
Stilling ingilizcede ne demek, Stilling nerede nasıl kullanılır?
Distilling : Damlatma. Damıtma.
Distilling apparatus : İmbik. Damıtıcı. Damıtma aygıtı.
Distilling flask : Damıtma balonu. Damıtma toparı.
Instilling : Sokmak. (fikir vb) aşılamak. (fikir) aşılamak. Öğretmek. İşlemek. Damla damla akıtmak. Damlatmak. Yavaş yavaş öğretmek. Aşılamak.
Postillion : Posta arabası sürücüsü (atta). Postilyon.
Still room : Damıtma odası. Kiler gibi küçük oda. Çay odası. Kiler. İçki kileri.
Still image : Hareketsiz görüntü. Durağan görüntü. Duruk imge.
Still life : Cansız doğa resmi. Ölü doğa. Natürmort.
Still hunt : Pusuya yatarak avlanmak. Gizlenerek avlanmak.
Still tank plating : Durgun teknede kaplama.
İngilizce Stilling Türkçe anlamı, Stilling eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stilling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Allays : Dindirmek. Hafifletmek. Azaltmak. Gidermek. Bastırmak.
Abandon : Vazgeçmek. Kendinden geçme. Yüzüstü bırakmak. Yarıda kesmek. Coşku. Bırakma. El etek çekmek. Koyup gitmek. Bırakmak.
Quiet : Sessiz. Uslu. Durgun. Huzur veren. Bir çevirime başlanacağı sırada düzlükte bulunanları uyarma komutu. Dingin. Susunuz. Huzurlu.
Volitional : Volitif. İradeli. İrade ile ilgili.
Abolishes : Yürürlükten kaldırmak. Lağvetmek. Bozmak. İptal etmek. İlga etmek. Hükümsüz kılmak. Feshetmek. Kaldırmak. Ortadan kaldırmak.
Retailing : Perakende satmak. Perakende satış. Ayrıntılarıyla anlatmak. Perakende satılmak. Perakende mağazacılık. Mağazacılık. Önüne gelene söylemek. Perakende satış faaliyetleri. Yaymak (söylenti). Perakendecilik.
Fain : Zorunlu olarak. Seve seve. Hevesli. Mecburen. İstekli. Yükümlü. Arzulu. Memnun. Memnuniyetle.
Calming down : Mayna olmak. Öfkesi yatışmak. Durgunlaşmak. Sakin olma. Durulmak. Rahatlamak. Sakin olmak.
Allayed : Azaltmak. Hafifletmek. Dindirmek. Gidermek. Bastırmak.
Wholesale : Geniş çapta. Toptancı (tüccar). Büyük çapta olan. Toptancılık. Toptan satış. Büyük çapta. Toptan satmak. Toptan alım satım. Toptan olarak. Toptan.
Stilling synonyms : teleselling, telecommerce, willing and able, private treaty, burked, confute, calmed, gagged, alleviate, bottle, hush, fractionating, blanketed, moderates, appeases, confutes, dumping, aborts, assuage, bootlegging, cool down, calmed down, compose, abort, lulls, prepared, abates, bring short, die down, blow the whistle on, alleviates, cast oil on troubled waters, dutch auction.
Stilling zıt anlamlı kelimeler, Stilling kelime anlamı
Involuntary : İstemeyerek yapılan. İstenmeden yapılan. Bilinçsizce yapılan. İrade dışı. İstenilmeden yapılan. İradedışı. İstençdışı. İstemeyerek. İstemeden yapılan. İstemsiz.
Unready : Ağırkanlı. Çabuk davranmayan. Hazırlıksız. Hazır değil. Hazır olmayan.
Unwilling : Kafasının dikine giden. Gönülsüz. Zoraki. İsteksiz. Boyun eğmeyen. İnatçı. Hevessiz.
Stilling antonyms : disinclined, defiant, wholesale, retail.
Stilling ingilizce tanımı, definition of Stilling
Stilling kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A stillion.

Bu kısımda Stilling kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stilling ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stilling anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stilling ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.