Stock exchange experts türkçesi Stock exchange experts nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Borsa eksperleri.
  • Taşınır değerlere ilişkin alım ve satım talimatlarının ilgili iç yönetmelikte belirtilen esaslara göre karşılaştırılması ile fiyatların oluşumunu izleme ve alım satım işlemlerinin sonuçlandırılmasını sağlamakla yükümlü olan görevli.
  • Borsa uzmanı.

Stock exchange experts ingilizcede ne demek, Stock exchange experts nerede nasıl kullanılır?

Stock : Şirket sermayesinin birbirine eşit paylara bölünmüş dilimlerinden her birini temsil eden ve yasalarla belirtilen esaslara göre düzenlenmiş olan değerli kağıt. Et suyu. Atkı. Hisse senedi. Soy. Birikmiş, satılmamış, istifli mallar. ambardaki mal. Sürmek (filiz). Tahvil. Kütük. Alıcıda ya da basım aygıtında kullanılmamış, duyarkatı ışıkla etkilenmemiş film.

Exchange : Takas etmek. Tecim ve yapım işleriyle uğraşan kişilerin alım, satım ve değişim amacıyla devlet denetimi altında iş yaptıkları yer. Borsa. İki parçacığın tüm yerlemlerinin (uzay yerlemleri ve fırılı) karşılıklı olarak birbirleri ile değiştirilmesi. Almak. Bozdurmak. Karşılıklı alıp vermek. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Teati etmek. Değişim.

Experts : Usta. Bilirkişi. Uzman kişiler. Üstad. Eksper. Uzman. Erbap. Uzmanlar.

 

Stock exchange : Menkul kıymetler mübadelesi örgütü. Borsa. Kambiyo ve nukut borsası. Kambiyo ve para borsası. Tecimcilerin taşınır mallar üzerindeki gerekli işlemleri yapmak üzere toplandıkları yer. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Hisse senedi borsası. Borsa simsarları topluluğu. Esham ve tahvilat borsası. Taşınır değerler borsası.

Stock exchange commission : Sermaye piyasası kurulu. Sermaye piyasasının güven, açıklık ve kararlılık içinde çalışmasını ve yatırımcıların hak ve çıkarlarının korunmasını sağlamak amacıyla kurulan düzenleyici ve denetleyici kurum. (capital markets board of turkey) türkiye’de sermaye piyasasını düzenlemek ve denetlemek amacıyla 1981 yılında 2499 sayılı sermaye piyasası kanunu ile idari ve mali özerkliğe sahip olarak kurulan kurum.

Stock exchange player : Borsa oyuncusu. Borsada kazanç elde etmek amacıyla alım satım yapan iktisadi karar birimi.

Stock exchange price : Borsa rayici. Borsada işlem gören mal, hizmet, altın, döviz ve taşınır değerlerin belirli bir anda, sunum ve istemin karşılaşmasıyla oluşan fiyatı. Borsa fiyatı.

Stock exchange member : Borsa üyesi. Borsada alım/satım yapmak için yetkili kuruluştan izin ve yetki belgesi alan gerçek ya da tüzel kişiler.

Stock exchange depth : Borsa derinliği. Borsada işlem gören taşınır değerlerin miktar ve işlem hacminin çok olması.

Stock exchange membership : Borsada alım/satım yapmak için yetkili kuruluştan izin ve yetki belgesi alan gerçek ya da tüzel kişilere verilen izin. Borsa üyeliği.

İngilizce Stock exchange experts Türkçe anlamı, Stock exchange experts eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Stock exchange experts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Stock exchange experts synonyms : a shift in individual demand, ability rent, abnormal budget, a shift in supply, abnormal budget receipts, a group shares.