Stock exchange depth türkçesi Stock exchange depth nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Borsa derinliği.
  • Borsada işlem gören taşınır değerlerin miktar ve işlem hacminin çok olması.

Stock exchange depth ingilizcede ne demek, Stock exchange depth nerede nasıl kullanılır?

Stock : Soy. Damızlık. İstenildiğinde kullanılmak üzere yığınlanmış bilgi. Sürmek (filiz). Üremesi için (bir yere) koymak. Boş film. Yığı. Dipçik. İktisat, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Firmaların üretim ya da satışlarındaki beklenmedik dalgalanmaları karşılayabilmek için tuttukları veya satamadığı mamul, yarı mamul ve hammadde.

Exchange : Teati etmek. Değişim. Değiş tokuş. Almak. Mübadele. Değiştirmek. Kitaplıkların fazla gereçlerini birbiriyle değiştirme işlemi. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Karşılıklı olarak yapmak. Karşılıklı alıp vermek.

Depth : Engin. Bolluk. Umman. Bir gözlemcinin gözlemlerinde ulaştığı en alt düzey ya da bir gözlem aracının araştırdığı konuların kökeni. Yoğunluk. Derinlik. Dip. Derin yer. Bilinçaltı. Ahlak azlığı.

Stock exchange : Borsa simsarları topluluğu. Borsa. Kambiyo ve nukut borsası. Hisse senedi borsası. Hisse senedi ve tahvil piyasası. Taşınır değerler borsası. Menkul kıymetler mübadelesi örgütü. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Esham ve tahvilat borsası. Menkul kıymetler borsası.

 

Stock exchange commission : Sermaye piyasası kurulu. Sermaye piyasasının güven, açıklık ve kararlılık içinde çalışmasını ve yatırımcıların hak ve çıkarlarının korunmasını sağlamak amacıyla kurulan düzenleyici ve denetleyici kurum. (capital markets board of turkey) türkiye’de sermaye piyasasını düzenlemek ve denetlemek amacıyla 1981 yılında 2499 sayılı sermaye piyasası kanunu ile idari ve mali özerkliğe sahip olarak kurulan kurum.

Stock exchange index : Borsa dizini. Belli bir günde borsadaki taşınır değerlerin fiyatlarındaki değişim göstergesi. krş. dizin.

Stock exchange transaction : Borsa işlemi. Borsa muamelesi.

Stock exchange work hours : Borsanın tatil günleri hariç bir gün içinde alım satım işlemlerinin yapıldığı zaman aralığı. Borsa seansı.

Stock exchange listing : Borsaya kayıt olma. Gerekli koşulları yerine getiren şirkete ilişkin taşınır değerlerin borsada işlem görmesi için izin verilmesi.

Stock exchange operations : Borsa işlemleri. Taşınır değerlerin alım ve satım işlemleri. Borsada yapılan işlemler.

İngilizce Stock exchange depth Türkçe anlamı, Stock exchange depth eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stock exchange depth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Stock exchange depth synonyms : a change in supply, ability rent, a pass through certificate, a change in demand, a group shares, abnormal budget.