Stodged türkçesi Stodged nedir

Stodged ingilizcede ne demek, Stodged nerede nasıl kullanılır?

Stodge : Tıkabasa yemek. Tıkınmak. Tıka basa yemek. Oburca yemek.

Stodges : Oburca yemek. Tıkınmak. Tıka basa yemek.

Stodgier : Tok. Sindirimi güç. Ağır. Geri kafalı. Cansız. Sıkıcı. Hareketleri ağır olan. Monoton. Bodur. Bıktırıcı.

Stodgiest : Hantal. Bodur. Tok. Geri kafalı. Kısa. Bıktırıcı. Cansız. Ağır. Monoton. Hareketleri ağır olan.

Stodgily : Sıkıcı bir şekilde. Hantalca. Sönük bir biçimde. Geri kafalı bir şekilde. Bıktırıcı bir şekilde.

Be under custody : Tutuklu olmak.

American mastodon : Amerikan mamutu.

Blastodisc : Blastodisk. Kemikli balıklarda erken embriyo döneminde biçimlenen yumurta üzerindeki hücresel bir kapak.

Cestode : Bağırsak şeridi. Cestoda alt sınıfının herhangi bir üyesi. Kurt. Sestod. Parazit. Bağırsak kurdu.

Blastoderm : Germ yaprağı. Döllenmiş bir yumurtadan gelişen hücreler tabakası (embriyoloji). Blastoderm. Blastulanın birinci karın boşluğunu çeviren bir sıra hücreden yapılmış olan epitel yapı. Blastulanın birinci karın boşluğunu çeviren bir sıra hücreden yapılmış olan epitel.

İngilizce Stodged Türkçe anlamı, Stodged eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stodged ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Engorges : Tıka basa veya ağzına kadar dolmak. Tıkanmak. Yutmak. Çok yemek yemek. Domuz gibi yemek. Tıkamak. Fazla doldurmak.

Crooked : Hilekar. Eğri büğrü. Deforme olmuş. Çökmüş. Yalancı. Çarpık çurpuk. Namussuz. Kargacık burgacık. Yamuk. Dolandırıcı.

Gorge : Tıka basa doldurmak. Geçit. Atıştırmak. Yemek atıştırmak. Boğaz. Oburluk. Tıkanmak. Gırtlak.

Binges : Eğlence. Alem. İçki alemi. İçki alemi yapmak. Aşırı veya çok yemek. Bir şeyin aşırı derecede yapıldığı süre. Çilingir sofrası. Çok fazla içki içilen süre. Cümbüş.

Bolts : Çiğnemeden yutmak. Elemek. Tülbentten geçirmek. Çekilmek (partiden). Fırlamak. Süzmek. Cıvata dişleri. Kaçmak. Sürgülemek.

Stodge : Tıkabasa yemek.

Bolt : Futbol, madencilik alanlarında kullanılır. Tüymek. İki parçayı birleştiren yuvarlak, çelik burmalı çivi. Cıvatalamak. Sürgü düzeni. Katları oluşturan oyuncuların bir sürgü gibi kapanıp açılmalarına dayanan oyun biçimi. Çekilmek (partiden). Saplaç. Tülbentten geçirmek. Çiğnemeden yutmak.

Eat like a pig : Abur cubur yedi. Homini gırtlak yemek. Pisboğazlık etti. Fazla yedi. Tıka basa yedi.

Battens : Sağlamlaştırmak. Sırtından geçinmek. Tirizlerle. Şişmanlamak. Semirmek. Sağlama almak.

Stodged synonyms : round backed, unerect, glut oneself, battening, engorging, batten, devours, gormandizing, gormandizes, raven, celebrated, ravening, gormandize, lapped, gorges, overate, overeaten, glorious, overeat, laps, gourmandise, hunched, ravened, cram, round shouldered, devour, historied, binge, bolted, stooping, battened, englutting, gorging.

Stodged zıt anlamlı kelimeler, Stodged kelime anlamı

Erect : Kaldırmak. Kurmak. Tesis etmek. İnşa etmek. Kalkmış. Ereksiyon halinde. Kalkık. Yükseltmek. İkame etmek. Dimdik.

Inglorious : Gösterişsiz. Utanç verici. Utandırıcı. Şerefsiz. Yüz kızartıcı. Onursuz. Tanınmamış. Belirsiz. Mütevazı. Ayıp.