Store of value türkçesi Store of value nedir

  • Değer saklama aracı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Para, döviz, altın gibi zaman içinde kendi değerini koruyan ve bu nedenle değer biriktirme amacıyla kullanılan nesneler.
  • Değer biriktirme aracı.
  • Tasarruf aracı.

Store of value ingilizcede ne demek, Store of value nerede nasıl kullanılır?

Store : Ambar. Ambara koymak. Saklamak. Korunak. Yüklemek. Biriktirmek. Dükkan. Akılda tutmak. Mağaza. Çeşitli şeylerin korunup saklandığı kapalı yer.

Of : İle ilgili. -li. Li. Hakkında. Karşı. Den. -in. -dan. -nin. -nın.

Value : Ç.değer yargısı. Kıymet takdir etmek. Mallar arasındaki değişim oranı. bir özdeğin para ile nitelendirilen değeri. ekonomik değer. bir mal değişiminde, karşılık olarak alınan başka bir mal niceliği. İtibar. Değer vermek. Değer. Göz ardı etmemek. Keşide etmek. Para değeri. Kıymet.

Of value : Pratik. Yararlı. Az bulunan. Kullanışlı. Değeri olan. Önemli. Değerli. Kıymetli. Anlamlı.

Article of value : Kıymetli eşya. Değerli eşya.

Labour theories of value : Malların değişim oranlarının, üretim sürecinde o mallara harcanan emek miktarı ile orantılı olduğunu ileri süren kuramlar. Emek değer kuramları.

Be of value to : Değeri olmak. Değerli olmak.

Declaration of value : Kıymet beyanı.

Augmentation of value : Mal değeri artımı. Tümdeğer ve yazılık değeri ile bir ilişkisi olmaksızın belirli bir süre içinde değerde görülen artış. Değer artışı.

 

Change of values : Kıymet değişikliği. Değerde değişiklik.

İngilizce Store of value Türkçe anlamı, Store of value eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Store of value ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

 

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Store of value synonyms : a change in individual demand, a pass through certificate, abnormal budget, ability rent, a type mutual funds, ability to pay approach.