Stow türkçesi Stow nedir

Stow ile ilgili cümleler

English: Ali was a stowaway on a ship.
Turkish: Ali gemide kaçak bir yolcuydu.

English: Stow away carefully the clothes you removed.
Turkish: Çıkardığın giysileri dikkatlice yerine koy.

English: Between meals, he usually manages to stow away a generous supply of candy, ice cream, popcorn and fruit.
Turkish: Yemekler arasında genellikle bol miktarda şekerleme, dondurma, patlamış mısır ve meyve yiyebiliyor.

English: He bestowed a large amount of money on the institute.
Turkish: Enstitüye büyük miktarda para bağışladı.

English: Guide us to the straight path – the path of those upon whom You have bestowed favor, not of those who have evoked Your anger or of those who are astray.
Turkish: Hidayet eyle bizi doğru yola, o kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil.

Stow ingilizcede ne demek, Stow nerede nasıl kullanılır?

Stow away : Kaçak yolculuk yapmak. Çok yemek (yemek). Kaçak olarak binmek. Kaçak yolcu olarak saklanmak. Biletsiz yolculuk etmek. Bir şeyi düzenli bir şekilde (bir yere) koymak. Gemide saklanmak. Yerine kaldırmak. Saklamak.

 

Stowage : İstif yeri. İstifleme yeri. İstifleme. Kasa dairesi. İstif. Yük. İstifçilik. İstifleme ücreti. Depolama. Yükü istif etme.

Stowages : Depolama. İstif ücreti. İstif. İstif yeri. İstifleme yeri. İstifleme ücreti. İstifleme. Yükü istif etme. İstifçilik. Kasa dairesi.

Stowaway : Gemiye kaçak binen yolcu. Kaçak yolcu. Saklanarak kaçak yolculuk yapan kimse. Biletsiz yolcu. Uçağa kaçak binen yolcu. Gemi ya da uçakta kaçak yolcu. Ücretsiz yolculuk yapabilmek umuduyla bir taşıta binip saklanan kimse. Biletsiz kaçak yolcu.

Stowaways : Biletsiz kaçak yolcu. Kaçak yolcu. Ücretsiz yolculuk yapabilmek umuduyla bir taşıta binip saklanan kimse. Saklanarak kaçak yolculuk yapan kimse. Gemi ya da uçakta kaçak yolcu. Biletsiz yolcu. Gemiye kaçak binen yolcu. Uçağa kaçak binen yolcu.

Stowing machine : Dolgu makinesi.

Harriet beecher stowe : (1811-1896) zenci amerikalı yazar ve kölelik karşıtı. Tom amcanın kulübesi kitabının yazarı.

Stowed : Gemide saklanmak. Kaçak olarak binmek. Susturmak. Vazgeçmek. Kaçınmak. Sakınmak. Durdurmak. Toplu. İstiflemek. Yerleştirmek.

Stower : İstifçi işçi. İstifleme yapan işçi. İstif eden. İstifçi.

Partial stowage : Bölümsel dolgu. Kısmi dolgu.

İngilizce Stow Türkçe anlamı, Stow eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Confuting : Aksini ispatlamak. Çürütmek. Çürütme. Çürütme (bir fikri vb). Yalanlamak.

Blankets : Örtbas etmek. Battaniyeye sarmak. Battaniye ile örtmek. Kapsamak. Engel olmak. Battaniye ile zıplatmak. Örtmek.

 

Abjured : Dönmek (dininden). Vazgeçtiğine dair yemin etmek. Yemin ederek reddetmek. İnkar etmek. Yeminle vazgeçmek. Tövbe etmek. Feragat etmek. Yemin ederek vazgeçmek. Vazgeçtigine dair yemin etmek.

Domicils : Poliçenin ödendiği yer. İkametgah. Ev. Konut. İkamet ettirmek. Mesken.

Cuttled : Supya. Katlamak. Paftalamak. Mürekkepbalığı.

Store up : İçine atmak. Depo etmek. Biriktirmek. Hatırda tutmak. Yığınak yapmak. Yığmak. Depolamak. Mağazalamak.

Confutes : Tersini kanıtlamak. Aksini kanıtlamak. Çürütmek (bir görüşü vb). Yalanlamak. Doğru olmadığını ispat etmek. Tersini ispat etmek. Aksini ispat etmek. Çürütmek. Aksini ispatlamak.

Abandons : Terk etmek. Kesmek. Viran hale getirmek. Yarıda kesmek. Boşlamak. Yüzüstü bırakmak. El etek çekmek. Bırakmak. Terketmek.

Begged : Sadaka istemek. Mendil açmak. Dilemek. İstemek. İstirhamda bulunmak. Sustaya kalkmak. Rica etmek. Dilenmek. İtiraf etmek.

Abstention : Çekinme. Çekimser kalma. Uzak durma. Kaçınma. İmtina. Çekimser oy. Sakınma. Çekimserlik.

Stow synonyms : abnegates, avoid, additional flotation, baulked, abandoned mine, accident frequency, put up, abandon hope, billets, abnegate, hiving, avoids, abdicates, stow away, blow the whistle on, confute, abolishes, stacked, bosoming, deposited, baulking, bosom, be wary of doing something, accommodates, burked, hive, balks, abstained, abjures, confuted, acidization, stows, back down.

Stow zıt anlamlı kelimeler, Stow kelime anlamı

Unpack : Paketi açmak. Ambalajdan çıkarmak. (paket vb.) açmak. Açıp içinden çıkarmak. Açıp boşaltmak (bavul vb'ni). Açma. Ambalajından çıkarmak. Açmak. Paket çözmek.

Stow ingilizce tanımı, definition of Stow

Stow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To pack. As, to stowbags, bales, or casks in a ship`s hold. To stow sheaves. To put in its proper place, or in a suitable place. To stow hay in a mow. To place or arrange in a compact mass.