Straight edge türkçesi Straight edge nedir
- Mastar.
- Düzgün kenar.
- Sigara ve uyuşturucudan uzak yaşamayı seçmesi.
- Düz mastar.
- Keskin kenar.
- Düz kenarlı.
- Düz kenar.
- Bir kişinin hayatı boyunca alkol.
Straight edge ingilizcede ne demek, Straight edge nerede nasıl kullanılır?
Straight : Düz (çizgi). Doğru. Düzlük. Doğruca. Yarış çizgisi. Dosdoğru. Düz hat. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Eşcinsel olmayan kimse. Düzgün.
Edge : Kıyı. Kenarına bordür yapmak. Keskin kenar. Kenar. Kenardan yavaş yavaş ilerlemek. Keskinleştirmek. Ağız. Köşe. Keskinletmek. İlerletmek.
Straight ahead : Dümdüz. Tam karşıda. Doğruca. Dosdoğru.
Straight angle : Dik açı. Düz açı. Doğru açı.
Straight arch : Dik kemer.
Straight arm : Göster. Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.
İngilizce Straight edge Türkçe anlamı, Straight edge eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Straight edge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Template : Bilgisayar, biyoloji, madencilik alanlarında kullanılır. Dna ipliğinden tamamlayıcı dna'nın ya da rna'nın kopyalanması gibi bir moleküle kalıplık eden diğer bir molekül. Şablon. Kalıp. Gabari. Ana kalıp. Takoz. Örnek. Bir makromolekülün sentezi için kullanılan model veya örnek.
Templet : Kalıp. Model. Gabari. Şablon. Şeffaf levha. Takoz. Örnek.
Infinitives : Eylemlikler. Eylemlik.
Cutting edge : En gelişmiş aşama. Keskin nitelik. Bıçağın ekin tarafı. En öndeki yer. Kesici kenar. Bıçak ağzı. Kesici uç. Kesici yüz. Zayıflatmak. En ileride olma.
Sharp edge : İşlenmemiş kenar. Kesici uç. Sivri kenar. Keskin ağız. Sivriltilmiş uç.
Infinitive : Fiil kök ve gövdelerinin karşıladıkları oluş, kılış ve durumları şahıs ve zamana bağlı olmadan göstermek üzere -mak, -ma ve -ış / -uş ekleri ile kurulan fiil adı: otur-mak, incele-mek, bilme-mek, birik-me, yorul-ma, dinle-me, anlama-ma, bekle-y-iş, gid-iş, dur-uş, görme-y-iş vb. örnekler: ona gidip her şeyi anlatmak ve sormak: "bu paralar benim hakkım mı, alayım mı?" demek istiyordum (p. safa, matmazel noraliya'nın koltuğu, s. 131). onunla göz göze gelmek istemedi (p. safa, göst. e., s. 80). bülent'i asker yapmağa kalkar, sonra askerlerin şehit olduklarını hatırlayarak fikrinden cayardı (r. n. güntekin, kızılcık dalları, s. 151). ikisi de, üç aydır, sevdikleri birkaç oyun vardı ki, her tekrarında kaçırmak istemezler, gündüz en önde biletlerini alarak akşam tam dokuzda yerlerine gelirlerdi (r. h. karay, memleket hikayeleri: hakkı sükut, s. 118). baktım, sizin soydan gelme ve kalma günahlarınız da yok (tarık buğra, gençliğim eyvah, s. 365). bugün, seni görmeye gelmişti. kaçmaktan kovalamaya vakit olmadı. onun böyle ansızın gelişine bir anlam verilemedi. geniş dünyada, kendi hayatını yaşamak, günlerin çıkrığını kendi ruhunun ikramlarıyla çevirmek (a. h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları: geçmiş zaman elbiseleri, s. 98) vb. bunlardan -ma ekiyle kurulanlar hafif mastar diye adlandırılır. buna bk. Eylemlik. Mastara ait.
Edge : Kıyı. İlerletmek. Yan yan gitmek. Kenar yapmak. Kenarlarını belirginleştirmek. Keskinleştirmek. Keskinletmek. Yan yan ilerlemek. Köşe.
Slab sided : Kenarları düz olan.
Straightedge : Çizgilik. Cetvel.
Gauge stick : Ölçü çubuğu. Ölçme çubuğu. Boy mastarı.
Straight edge synonyms : featheredge, straightedges, featheredges.

Bu kısımda Straight edge kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Straight edge ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Straight edge anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Straight edge ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.