Stranglings türkçesi Stranglings nedir

Stranglings ingilizcede ne demek, Stranglings nerede nasıl kullanılır?

Strangling : Gelişimini engellemek. Tutmak. Boğmak. Boğma. Boğazlamak. Bastırmak. Boğarak öldürmek.

Strangle : Bastırmak. Tutmak. Boğarak öldürmek. Boğazlamak. Gırtlaklamak. Boğazını sıkmak. Boğmak. Boğulmak. Boğazını sıkarak öldürmek. Çanak stratejisi.

Strangle hold : Boğucu hakimiyet.

Strangled : Tutmak. Boğarak öldürmek. Boğazlamak. Bastırmak. Gelişimini engellemek. Boğuk. Boğmak. Boğulmuş.

Stranglehold : Boğma vaziyeti. Bastırma. Engelleme. Bir kişi veya durum üzerinde mutlak güç. Boğazından yakalama.

Have a stranglehold on somebody : Boğazından yakalamak.

Strangles : Boğulmak. Su sakağısı. Çanak stratejisi. Gelişimini engellemek. Boğmak. Atlarda streptococcus equi tarafından oluşturulan, ateş, üst solunum yollarında irinli yangı, mediyastinal ve mezenteriyal lenf yumruları, karaciğer, akciğer, böbrekler, dalak, eklemler ve beyinde hematojen metastatik apse oluşumlarıyla belirgin, akut bakteriyel hastalık, gurm, hlk. engi. Bastırmak. Gırtlaklamak. Tutmak.

İngilizce Stranglings Türkçe anlamı, Stranglings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stranglings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Throttling : Boğazını sıkmak. Kısmak (gaz vb.). Kısma. Boğmak. Daraltma. Ayarlama.

Untidy : Düzensiz. Dağılmış. Çapaçul. İntizamsız. Karışık. Pasaklı. Derbeder. Salpa. Dağınık. Savruk.

Incarceration : Enkarserasyon. Tutuklama. Hapsedilme, sıkışma, boğulma, bir organ veya organ parçasının belli bir bölgede hapsedilmesi veya sıkışması. İnkarserasyon. Hapsedilme. Sıkışma. Hapsetme. Kapatma.

Strangulations : Strangulasyon. Düğümlenme. El. Boğulma. Büzülme. Sicim ya da başka bir yardımcı alet ile boğulma. Strangülasyon.

Asphyxiating : Bunaltıcı. Boğucu. Oksijensiz bırakan. Oksijensiz bırakma.

Inundation : Sel. Taşkın. Tufan. Su baskını. Su altında kalma. Su basması. İnundasyon.

Inundations : İnundasyon. Sel. Tufan. Su basması. Su altında kalma. Taşkın. Su baskını.

Whelming : Ezici. Bunaltmak. Boğucu. Boğmak. Ezme. Yenmek. Bastırmak.

Strangling : Tutmak. Bastırmak. Boğmak. Boğarak öldürmek. Boğazlamak. Gelişimini engellemek.

Smothering : Bastırmak. Boğmak. Boğulmak. Boğarak öldürme. Boğarak öldürmek. Yenilmek. Boğucu. Kontrol altına almak.

Stranglings synonyms : asphyxiation, strangulation, sprawling, suffocation, choking, straggly, rambling, incarcerations, choke.

Stranglings zıt anlamlı kelimeler, Stranglings kelime anlamı

Tidy : Düzeltmek. Tertipli. Derli toplu. Çöp sepeti. Derleyip toplamak. Düzenli. Epey. Çok. Çekidüzen vermek. Toparlamak.