Stricken türkçesi Stricken nedir
- Hastalığa yakalanmış.
- Uğramış.
- Yakalanmış.
- (dert) çeken.
- Muzdarip.
- Tutulmuş.
- Felakete uğramış.
- Eli ayağı tutmayan.
- Mustarip.
- Yaralı.
- Üzgün.
- Tahrip olmuş.
Stricken ile ilgili cümleler
English: Heavy rain throughout the night has hampered efforts to rescue survivors from the stricken ferry.
Turkish: Gece boyu süren sağanak yağış, mahsur kalan feribottaki kazazedeleri kurtarma çalışmalarına sekte vurdu.
English: He was a strong boy, full of life, before he was stricken with the plague.
Turkish: O, vebaya kapılmadan önce güçlü bir çocuktu, hayat doluydu.
Stricken ingilizcede ne demek, Stricken nerede nasıl kullanılır?
Stricken area : Felaket bölgesi.
Stricken by : -den ıstırap çeken.
Stricken in years : Yaşlanmış. Yaşlı.
Awe stricken : Hayret kalmış. Ağzı açık kalmış. Hayran kalmış.
Conscience stricken : Vicdan azabı çeken.
Panicstricken : Paniğe kapılmış.
Grief stricken : Kederli. Yas dolu. Çok kederli. Acı ve keder içinde olan (genellikle bir yakınının ölümü nedeniyle). Büyük bir üzüntü içinde olan. Talihsiz. Dertli.
Strickles : Ölçek sileceği. Sıyıraç. Orak bileme aleti.
Terror stricken : Dehşete düşmüş. Dehşete kapılmış. Çok korkmuş.
Strickless : Sıyıraç.
İngilizce Stricken Türkçe anlamı, Stricken eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stricken ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Disillusioned : Bozulmuş. İllüzyon olmayan. Gerçek. Kırgın. Realistik. Farkına varmış. Kırık. Gözü açılmış. Hayal kırıklığına uğramış. İlüzyon olmayan.
Afflicted : Özürlü. (hastalık) çeken. Zihinsel özürlü. Dertli. Bedensel özürlü. Bağrı yanık. Müteessir. Özürlü (zihinsel veya bedensel).
Crippled : Sakatlanmış. Sakat. Sakatlanan. Topal. Arızalı. Kötürüm.
Affected : Yakalanmış (medikal tıp terimi). Etki altında kalmış. Etkilenmiş. Numaracı. Üzülmüş. Yapmacıklı. Sarsılmış. Edalı. Sahte. Düşkün.
Casualty : Felaket. Ölü. Kayıp. Acil servis. Yaralı veya ölü. Şehit. Kaza. Kazazede. Zayiat.
Hired : Tutulan. Kiralanmış. İşe alınan.
Scarred : Berelenmiş. Yara izli.
Wounded : Resis. İncinmiş. Yaralanmış. Kırılmış. Mecruh.
Hurting : Yaralamak. Yaralama. Canını yakmak. Zarar vermek. İncitmek. Kırmak. Acıtmak. Rencide etmek. Zarar görmek. Yaralanmış.
Browned off : Usanmış. Çileden çıkmış. Gına gelmiş. Bıkmış. Bıkıp usanmış. Bıkmış usanmış. Kafası bozuk.
Stricken synonyms : sorest, sorer, entoiled, bleakest, chagrined, age worn, bleak, bated, the wounded, kept, caught, injured, bleaker, afflicted with, feeblest, disgruntled, doddering, blasted, reserved, enamored, anxious, harmed, ulcerous, doddery, crestfallen, dampy, careworn, galled, dejected, crocked, feebler, unquiet, disappointed.
Stricken zıt anlamlı kelimeler, Stricken kelime anlamı
Well : Asansör boşluğu. Kaynak. İyi. Yeraltı suyundan yararlanmak üzere insan eliyle açılmış, genellikle çember biçiminde, az çok derin çukur. Yerinde. Su kuyusu. Pınar. Fışkırıp akmak. Kuyu. Sahne altı üçüncü bodrum.
Unaffected : Etkisiz. İçten. Yapmacıksız. Tabii. Değişmemiş. Bozulmamış. Doğal. Etkilenmemiş.
Stricken ingilizce tanımı, definition of Stricken
Stricken kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Wounded. Struck. Smitten. As, the stricken deer.

Bu kısımda Stricken kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stricken ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stricken anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stricken ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.