Strong box türkçesi Strong box nedir

Strong box ingilizcede ne demek, Strong box nerede nasıl kullanılır?

Strong : Derinden gelen. Sağlam. Yetenekli. Kuvvetli (kanıt). Kuvvetli. Ağır. Şiddetli. Sert. Güçlü. Çok inandırıcı.

Box : Loca. Kasa. Sırıkla atlamada, yarışçıların sıçrayıp havalanmak için sırıklarını sapladıkları maden ya da tahtadan yapılmış yamuk kutu. Sinemalarda salonun dip bölümünde sıralanan, bazen yanlara doğru da uzanan, birbirinden ince bölmelerle ayrılmış beş altı kişilik özel izleyici yerleri. Atletizm, bilgisayar, jimnastik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Tiyatrolarda dört beş kişilik özel bölmeli seyir yeri. Orta çağda oyun yeri (bk. simultane) tiyatroda özel seyir yeri. barok çağda italya'da ilk kez olarak kullanıldı. Saplama kutusu. 1.50 m. uzunluk, 1.10 m. yükseklik ve 0.50 m. genişliğinde, alttan başlayarak 30, 25, 20,15, 10 cm. yükseklikteki beş parçasıyla yüksekliği ayarlanabilen bir atlama aracı. Kutu.

Strong acid : Koyu asit. Kuvvetli asit. Etkin asit. Protonlarına ilgisi az, tamamen iyonlaşan veya protonlarını suya tamamen veren asit.

Strong and healty : Domuz gibi. Güçlü kuvvetli.

Strong arm : Zor kullanmak. Zor kullanan. Fiziksel saldırı. Şiddet kullanarak yapılan soygun.

 

Strong arm tactics : Güç kullanma.

İngilizce Strong box Türkçe anlamı, Strong box eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Strong box ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cabs : Lokomotif veya kamyon sürücüsünün oturduğu kapalı bölüm. Aracı kullanan kişinin yeri. Taksi. Tek atlı binek arabası. Kabin. Taksi ile gitmek. Operatör yeri. Sürücü yeri. Kiralık araba.

Safe deposit box : Bankada özel müşteri kasası. Çelik kasa. Emanet kasası. Özeli müşteri kasası. Emanet kasa. Özel müşteri kasası.

Cabooses : Gemi mutfağı. Trende personel vagonu. Kalça. Küçük kamara. Mutfak (gemi veya tren). Personel vagonu. Marşandizin arkasına takılan ve demiryolu görevlilerini taşıyan cumbalı vagon. Tren personel vagonu.

Bank vault : Bankada emniyet kasası. Banka emniyet kasası. Kasa odası. Kasa dairesi.

Cab : Kiralık araba. Aracı kullanan kişinin yeri. Operatör yeri. Fayton. Lokomotif veya kamyon sürücüsünün oturduğu kapalı bölüm. Taksi ile gitmek. Taksi. Makinist yeri. Sürücü yeri.

Safe deposit : Çelik kasa. Kasa dairesi. Değerli eşya saklamak için kullanılan yer.

Cash point : Vezne. Para çekme makinası. Bankamatik. Büyük bir satış yerinde kasa yeri.

Box : Kutu. Loca. 1.50 m. uzunluk, 1.10 m. yükseklik ve 0.50 m. genişliğinde, alttan başlayarak 30, 25, 20,15, 10 cm. yükseklikteki beş parçasıyla yüksekliği ayarlanabilen bir atlama aracı. Saplama kutusu. Orta çağda oyun yeri (bk. simultane) tiyatroda özel seyir yeri. barok çağda italya'da ilk kez olarak kullanıldı. Özel bölme. Atletizm, bilgisayar, jimnastik, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Sırıkla atlamada, yarışçıların sıçrayıp havalanmak için sırıklarını sapladıkları maden ya da tahtadan yapılmış yamuk kutu. Sinemalarda salonun dip bölümünde sıralanan, bazen yanlara doğru da uzanan, birbirinden ince bölmelerle ayrılmış beş altı kişilik özel izleyici yerleri.

 

Cash register : Yazar kasa. Ödeme kaydedici cihazlar. Otomatik makineli vezne. Otomatik kasa. Kaydedici kasa. Yazar kasa makinası. Otomatik yazar kasa. Yazarkasa.

Strong box synonyms : cashbox, deposit box, body, lockboxes, caboose, bodywork, banker, cases, cash box, cash desk, bodyworks, case, lockbox, safe custody.