Studios türkçesi Studios nedir
Studios ingilizcede ne demek, Studios nerede nasıl kullanılır?
Tiffany studios : Cam işçiliğinde nouveau sanat sitilinde uzmanlaşmış new york city iç dekorasyon firması (lewis comfort tiffany tarafından kurulan). Tiffany stüdyoları.
Studio apartment : Stüdyo apartman. Stüdyo daire.
Studio camera : Stüdyo kamerası. İşliklerdeki çalışmalarda kullanılan, her çeşit karışık çekimleri vinç ya da kaydırma arabaları yardımıyla gerçekleştirmeğe elverişli, büyük boy, ağır alıcı; alıcıların en büyük boyu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İşlik alıcısı.
Studio carpenter : Marangoz-doğramacı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İşliklerde bezemlerin, doğrama işlerinin yapılmasıyla görevli kimse.
Studio contract : İşlik sözleşmesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Herhangi bir işliğin bir bölümünün ya da tümünün, hizmetleriyle birlikte ya da bunlarsız bir yapımcıya ya da çevirim takımına hangi koşullarla çevirim için kiralandığını belirten sözleşme.
Studio light : Işıldak. Stüdyo ışığı.
Studio day : İşlik günü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çevirimin işlikte yapıldığı günler; işlikte çalışılan günler.
Studio shooting : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Stüdyoda çevirim. İşlikte çevirim. İşlik düzlüğünde gerçekleştirilen çevirim.
Studio flat : Stüdyo daire.
Studio manager : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İşliğin yönetimini üstlenen kimse. Düzlükteki çalışmaların düzenli biçimde gerçekleştirilmesinden; oyuncuların, figüranların çağrılmasından; görünçlük donatımının yerleştirilmesinden; çevirime hazır duruma geçilmesinden sorumlu olan görevli. İşlik yönetmeni. Düzlük yönetmeni.
İngilizce Studios Türkçe anlamı, Studios eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Studios ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Careful : Tedbirli. Titiz. Dikkatle yapılmış. Dikkatli. Ölçülü. Onat. Tutumlu (aşırı). Düşünen. İdareli. Özenli.
Workshop : Dekor, kostüm, aksesuvar, butafa v.b. hazırlamak için çalışma yeri, atölye. Fabrika. Seminer (üniversite dışında yapılan). İşin yapıldığı, işçinin çalıştığı yer. İşyeri. Okullarda işbilgisi, resim-iş, biçki-dikiş gibi uygulamalı derslerin yapıldığı, gerekli araç ve gereçler ile donatılmış çalışma yerlerine verilen ad. İşlik. İmalathane. Büyük işliklerde bezem, donatım, giysi, alçı işleri, vb. çeşitli çalışmaların yapıldığı özel bölümler. (geniş anlamda) film çevirmek için gerekli tüm yapıları, kuruluşları kapsayan özel yapı. (dar anlamda) film çeviriminde, içeride çalışmaların gerçekleştirilmesini, ayrıca seslendirme çalışmalarını sağlayan bölümler. (bu anlamda, özellikle düzlükle anlamdaştır). tv. televizyon izlencelerinin hazırlanması, yayına verilmesi için gerekli bütün uygulayım kuruluşlarını, yönetim bölümlerini kapsayan özel yapı. bir izlencenin doğrudan doğruya alıcı önünde gerçekleştirildiği yer. (bu anlamda düzlükle anlamdaştır). Dükkan.
Shop : Alışveriş yapmak. Hapse atmak. İşyeri. Araştırma yapmak. Kuruluş. İş. Ele vermek. Gammazlamak.
Bed sitter : Bekar odası.
Bedsit : Bekar odası. Kiralık oda. (yatak odasının oturma odası olarak da kullanıldığı) küçücük daire. Yemek pişirme alanı da olan eşyalı tek odalı daire.
Broadcasting studio : Havadan gönderilen dalgalarla televizyon veya radyo programlarının yayınlandığı stüdyo. Yayın stüdyosu.
Bedsitter : Kiralık oda. Bekar odası. Yemek pişirme alanı da olan eşyalı tek odalı daire.
Bank : Para sürmek. Uçağın bir yana yatması. Para yatırmak. Önlemek. Akarsu kıyısı. Silindir arası (motor). Yığılmak. Kara sahanlıklarında görülen, alanları ve biçimleriyle ayrımlı, derinlikleri genellikle 5-20 m. arasında değişen, balık bakımından zengin sığlıklara verilen ad. İşlevlerine göre merkez bankası, kalkınma ve yatırım bankası ve ticari banka; sermaye yapısına göre ise kamu bankası, özel banka ve yabancı banka biçiminde sınıflandırılan ve yasa veya izinle kurulabilen finansal aracı kurum.
Bed sittingroom : Bekar odası.
Dike : Şedde. Set yaparak korumak. Lezbiyen. Duvar. Set çekmek. Süslemek. Siper. Ark. Kazmak. Etrafına set çekmek.
Studios synonyms : artist's workroom, studio, work, bulkhead, bulkheads, dams, bund, dam, bed sitting room, dikes, factory, workshed, work shop, toolhouse, barriers, barrage, banks, ateliers, machine shop, works, workshops, barrages, bedsitters, workplace, barrier, atelier, recording studio, causeway, bunds, studio flat, office, studio apartment, a set of.
Studios zıt anlamlı kelimeler, Studios kelime anlamı
Careless : Tasasız. Lakayt. Dikkatsiz. Gafil. İhmalci. Pervasız. Bilgisiz. Umursamaz. Kaygısız. İhmalkar.
Unscholarly : Bilgisiz. Okumamış.

Bu kısımda Studios kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Studios ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Studios anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Studios ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.