Stuffiest türkçesi Stuffiest nedir

  • Tıkanmış.
  • Küf kokulu.
  • Alıngan.
  • Küs.
  • Kibirli.
  • Havasız.
  • Bunaltıcı.
  • Tıkalı.
  • Dargın.
  • Tutucu.
  • Eski kafalı.
  • Mutaassıp.
  • Kendini beğenmiş.
  • Tıkalı (burun).
  • Boğucu.
  • Ağır.
  • Basık.
  • Fazla resmi davranan.
  • Sıkıcı.

Stuffiest ingilizcede ne demek, Stuffiest nerede nasıl kullanılır?

Stuffier : Basık. Alıngan. Mutaassıp. Dargın. Boğucu. Küs. Küf kokulu. Kendini beğenmiş. Fazla resmi davranan. Tıkanmış.

Stuffily : Dargın bir şekilde. Havasız bir şekilde. Alıngan bir şekilde. Kibirli bir biçimde. Tıkalı bir şekilde. Boğucu bir biçimde.

Stuffiness : Tıkanıklık. Burun tıkanıklığı. Boğuculuk. Kibirlilik. Sıkıcılık. Tutuculuk. Havasızlık. Alınganlık. Kendini bir şey sanma. Dargınlık.

Stuffing : Vatka. Güç. İç. Kıtık. Salmastra. Dolma. Üstüpü. Dolgu maddesi. Conta. Özgüven.

Stuffing box : Suyun vana mili çevresinden sızmaması için, içine sızma ipi doldurulan kutucuk. Salmastra yuvası. Sızma ipi kutusu. Salmastra kutusu. Sızdırmaz conta. Yağdanlık.

Stuffing box ring : Sızma ipi baskısı. Sızma ipinin, musluk milini saracak biçimde sıkışmasını sağlayan, yüksüğe benzeyen parça.

Stuff somebody : Kazıklamak. Aldatmak. Kandırmak.

Stuff in : Tıkıştırmak.

Stuff somebody with lies : Yalanlarla kandırmak.

Byte stuffing : Bayt dolgulaması. Sekizli dolgulaması.

 

İngilizce Stuffiest Türkçe anlamı, Stuffiest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stuffiest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mind bending : Şaşırtıcı. Kafa karıştıran. Hayal gördüren.

Mindbending : Şaşırtıcı.

Dreary : Budala. Hüzünlü. Tatsız. Ahmak. Üzgün. İç karartıcı. Sıkıntılı. Kederli.

Grubby : Buruk zeytin lezzeti. Kurtlanmış. Pis. Kirli. Kurtlu.

Bald : Dazlak. Dazlak (argo terim). Kılsız. Kabak. Sade. Saçsız. Yüzsüz. Yavan. Kel.

Strait laced : Dar görüşlü. Bağnaz.

Danker : Islak. Rutubetli. Yaş. Nemli. Daha nemli.

Fossil : Taşıllaşmış. Geçmiş yer bilimi zamanlarına ilişkin hayvanların ve bitkilerin yer kabuğu kayaçları içindeki kalıntıları ve izleri, taşıl. Kalıntı. Köhne. Taşıl. Çok eski. Taş ya da kayaların içerisinde rastlanan taşlaşmış, canlı ya da canlı parçalan. taşıl. Taşlaşmış. Köhneleşmek. Fosilleşmek.

Chestier : Küstah. Büyük göğüslü. Göğüsten gelen.

Cocky : Burnu havada. Kendinden çok emin. Ukala.

Stuffiest synonyms : stodginess, bighead, angry, sobriety, dyed in the wool, cloying, cumbrous, chokier, grubbier, zealot, angry with, bumptious, boastful, fuggier, compressed, arduous, atrabilious, jammer, sombreness, congested, as proud as lucifer, cheerless, stoppered, bigot, arid, crossest, nosey, occluded, deeper, choked up, fanatics, clunky, huffish.