Stunting türkçesi Stunting nedir

  • Dublörlük.
  • Hava akrobasisi.
  • Bodur bırakmak.
  • Dikkat çekici reklam yapmak.
  • Akrobatik uçuş yapmak.
  • Büyümesine engel olmak.
  • Büyümenin engellenmesi veya önüne geçilmesi.

Stunting ingilizcede ne demek, Stunting nerede nasıl kullanılır?

Infectious stunting syndrome : Helikopter hastalığı. Enfeksiyöz stanting sendrom. Et tavukçuluğu endüstrisinde önemli kayıplara neden olan, gelişmenin ileri derecede baskılanmasıyla belirgin viral hastalık, helikopter hastalığı, enfeksiyöz stanting sendrom. Bulaşıcı bodurluk sendomu.

Stunt flying : Akrobatik uçuş. Rüzgarın zorlaması. Gösteri uçuşu. Hava akrobasisi.

Stunt man : Dublör. (tehlikeli sahnelerde oynayan) dublör. Tehlikeli sahnelerde aktörün yerine oynayan dublör.

Stunt pilot : Usta pilot.

Stunt woman : Dublör. (tehlikeli sahnelerde oynayan) dublör.

Stunned : Afallamış. Serseme dönmüş. Ağzı açık kalmış. Buz kesilmiş. Sersemlemiş. Buz kesilen. Afallanmış. Sersem.

Stunter : Gösteri pilotu. Akrobat. Cambaz.

Stunt : Büyümesini önlemek. Marifet. Ustalık. Akrobatik uçuş. Gelişmesini engellemek. Büyümesine engel olmak. Bodur bırakmak. Akrobatik uçuş gösterisi. Engellemek. Beceri gerektiren iş.

Stunk : İğrenç kokmak. Berbat olmak. Pis kokmak. İğrenç olmak. Leş gibi. Kokutmak. Kötü olmak. Kokmak. Kokusundan anlamak. Kötü kokmak.

 

Stuntman : Tehlikeli sahne dublörü. Dublör.

İngilizce Stunting Türkçe anlamı, Stunting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stunting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aerobatic : Uçak cambazlığı ile ilgili. Hava akrobasisi ile ilgili. Uçak cambazlığı.

Spin : Temel parçacıkların ya da çekirdeğin açısal devinim büyüklüğünü belirtmekte kullanılan ve yüklerin parçacık ekseni çevresinde dönmesine ilişkin bir nitelik. Çakmak (sınav). Kaybettirmek (seçim, sinav). Bilgisayar, fizik, kimya, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Fırıl. Örmek (ağ, koza vb). Diklemesine indirmek (uçak). Fırıl fırıl dönmek. Diklemesine indirmek. Bükmek.

Tailspin : Döne döne düşme (uçak). Panik. Kuyruk çevrintisi. Hengame. Kargaşa. Vril (uçağın girdiği).

Flight : Atletizm, madencilik alanlarında kullanılır. Akış. Kaçış. Böcek sürüsü. Uçakla seyahat. Firar. Yağmur (kurşun, ok vb.). Uçma. Atlama yapan vücudun, ilk sıçramadan konmaya değin havada aldığı yol. Kaçma.

Aerobatics : Aerobatik. Uçakla yapılan akrobasi. Havada akrobasi. Uçakla tenekte beceri gösterileri. Cambazlık uçuşları. Uçak cambazlığı. Uçakla yapılan gösteri. Akrobasi.

Stunt : Beceri gerektiren iş. Beceri. Büyümesini önlemek. Marifet. Akrobasi. Gelişmesini önlemek. Numara. Akrobatik uçuş gösterisi. Ustalık.

Acrobatics : Cambazlık. Akrobatlık. Akrobasi hareketleri. Akrobasi.

Stunts : Akrobatik uçuş. Numara. Gösteri uçuşu. Gelişmesini engellemek. Büyümesini önlemek. Gelişmesini önlemek. Marifet.

Stunt flying : Akrobatik uçuş. Rüzgarın zorlaması. Gösteri uçuşu.

Flying : Tayyarecilik. Artistik jimnastik. Geçici. Uçuş. Savrulan. Pilotluk. Payanda. Dövüş sporları. Uçurma. Ritmik jimnastik.