Stunter türkçesi Stunter nedir

Stunter ingilizcede ne demek, Stunter nerede nasıl kullanılır?

Stunted : Kavruk. Büyümesine engel olunmuş. Bodur. Büyümesi engellenmiş. Gelişmesi önlenmiş.

Stunted growth : Bodur büyüme.

Stunt flying : Hava akrobasisi. Rüzgarın zorlaması. Akrobatik uçuş. Gösteri uçuşu.

Stunt man : Dublör. (tehlikeli sahnelerde oynayan) dublör. Tehlikeli sahnelerde aktörün yerine oynayan dublör.

Stunt pilot : Usta pilot.

Stunned : Sersemlemiş. Sersem. Afallanmış. Buz kesilmiş. Serseme dönmüş. Buz kesilen. Afallamış. Ağzı açık kalmış.

Infectious stunting syndrome : Helikopter hastalığı. Bulaşıcı bodurluk sendomu. Enfeksiyöz stanting sendrom. Et tavukçuluğu endüstrisinde önemli kayıplara neden olan, gelişmenin ileri derecede baskılanmasıyla belirgin viral hastalık, helikopter hastalığı, enfeksiyöz stanting sendrom.

Stunt woman : (tehlikeli sahnelerde oynayan) dublör. Dublör.

Stung : Sızlamak. Batmak. Isırmak. Isırmak (bitki). Kazıklamak. İncitmek. Kışkırtmak. Acımak. Yanmak. Kırmak.

Stuntman : Tehlikeli sahne dublörü. Dublör.

İngilizce Stunter Türkçe anlamı, Stunter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stunter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Coper : At satıcısı.

Contortionist : Gövdesini türlü biçimlere sokabilen, yapılması zor hareketleri yapabilen kişi. Vücudunu garip şekillere sokabilen akrobat. Yer cambazı.

Jalousie : Jaluzi. Venedikstoru. Panjur.

Camera : Hakimin özel odası. Hakimin odası. Fotograf makinesi. Kamera. Mahrem. Oda, kamara. Fotoğraf makinesi. Fotoğraf aygıtı. Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt. tv. televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektriksel ime çeviren elektronik yapılı alıcı çeşidi. Bilgisayar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Aerialist : Trapezci. İp cambazı.

Deadlight : Sabit cam. Lomboz üzerindeki ağır kapak. Lomboz. Lumbuz. Lumbuz kapağı. Lomboz kapağı. Güvertede veya gemi gövdesinde kalın pencere.

Jugglers : Hilekar kimse. Hilebaz. Jonglör. Hile. Hokkabaz.

Juggler : Hile. El çabukluğu ile birtakım şaşırtıcı numaralar yapan sanatçı. Hilebaz. Jonglör. Hokkabaz. Hilekar kimse.

Balancers : Dengeleyen. Dengeleyici. Dengeleme sistemi. Halter. Balans mili. Dengeleyeci. İp cambazı. Denge sağlayan. Sineklerin ve diğer çift kanatlı böceklerin gelişmemiş arka kanatları (biyoloji terimi).

Stunter synonyms : double hung window, mechanical device, photographic camera, distortionist, acrobats, acrobat, screen, balancer, aerialists, copers, horsedealer, equilibrist, blind, contortionists.

Stunter zıt anlamlı kelimeler, Stunter kelime anlamı

Unsurprised : Afallamamış. Hayret etmemiş. Şaşırmamış.

Positive : Pozitif görüntü elde etmekte kullanılan boş film. bu yolda basım aygıtında kullanılmış ancak henüz işlemelikte işlenmemiş dolu film. işlemelikte işlenerek pozitif görüntüleri belirmiş film. pozitif görüntü. (genellikle) doğadakinin aynı renk tonunda görüntü veren duyarkatları ve bu görüntüleri anlatır. Bir imleme anlaşmasında eksi doğrultunun tersine yönelmiş sayılan doğrultu, yalnız iki eşlemi bulunan nesnelerden birine verilen im: artı yük gibi. sayıların sıfırdan büyük olanlarına verilen im. iki sayıma, iki niceliğin toplama işlemini belirleyen im. Pozitif görüntü (film). Olumlu derece. Kuşkusuz. Vazıh. Pozitif görüntü. Artı. Kati şey. Pozitif.

 

Neutral : Ilın. Artı ve eksi yükü olmayan, yansız. Nötr. Üçlü, dörtlü elektrik kablolarındaki toprak teli. Kıvıl yükü olmayan. ekşit ya da baz olmayan. Cinsiyet organı olmayan. Yayma özellikleri gelen ışığın dalga boyuna bağlı olmayan yayıcı. Ilın uç. Tarafsız kimse. Boşta.