Subsidy türkçesi Subsidy nedir

  • Yardım ödeneği.
  • Prim.
  • İane.
  • Yardım.
  • Tahsisat (devlet bütçesinde).
  • Gümrük alanında kullanılır.
  • Sübvansiyon.
  • Devlet desteği.
  • Destek akça.
  • Bir kimse veya kuruma ayrılan meblağ.
  • Destekleme.
  • Destek akçe.
  • Para yardımı.
  • Destek.
  • Belirli malların üretim ve yurttan çıkışının özendirilmesi amacıyla, o malların üreticilerine ya da çıkaranlarına genellikle devletçe yapılan yardımlar (para yardımları, vergi bağışıklığı vb. gibi), a. bk. çıkış primi.

Subsidy ingilizcede ne demek, Subsidy nerede nasıl kullanılır?

Subsidy code : Sübvansiyon ve sübvansiyonlara karşılık uygulanabilecek telafi edici önlemlere ilişkin bir dünya ticaret örgütü düzenlemesi. Sübvansiyonlar kodu.

Supplementary financing facility subsidy account : Destekleme finansman kolaylığı sübvansiyon hesabı. Uluslararası para fonu’nun 1980 yılında en düşük gelirli az gelişmiş ülkelere, kullandıkları desteklerne kredilerinin nisbeten yüksek maliyetlerini düşürmek amacıyla faiz sübvansiyonu verilmesi gibi özel bir amaçla oluşturduğu kredi kaynaklarından biri.

The sff subsidy account : Destekleme finansman kolaylığı sübvansiyon hesabı. Uluslararası para fonu’nun 1980 yılında en düşük gelirli az gelişmiş ülkelere, kullandıkları desteklerne kredilerinin nisbeten yüksek maliyetlerini düşürmek amacıyla faiz sübvansiyonu verilmesi gibi özel bir amaçla oluşturduğu kredi kaynaklarından biri.

 

Export subsidy : Belirli malların yurt dışına çıkarılmasını isteklendirmek için, genellikle devletçe yapılan yardımlar (para yardımı, vergi bağışıklığı gibi). İhracatta uygulanan sübvansiyon. Çıkış primi. İhracat sektörünü desteklemek için devlet tarafından verilen parasal katkılar. İhraç sübvansiyonu. İhracat kesintisi. İhracat desteklemesi. İhracata devlet desteği. İhracat primi. İhracat sübvansiyonu.

Inflation subsidy : Enflasyon sübvansiyonu. Nominal faiz oranlarının enflasyon oranı kadar yükselmemesi sonucu, reel faiz oranlarının düşmesiyle, borç verenlerden borç alanlara doğru gerçekleşen irade dışı gönenç aktarımı.

Subsides : Geçmek. Durgunlaşmak (dalgalı deniz). Çökmek (toprak). Dibe çökmek. Çökelmek. Sakinleşmek. Hafiflemek. Bitmeye yüz tutmak veya bitmek (öfke veya kavga vb). Oturmak (bina). Yatışmak.

Subside : Çökelmek. Yatışmak. Hafiflemek. Durmak. Dibe çökmek. Dinmek (fırtına veya rüzgar veya yağmur). Çökmek (toprak). Durgunlaşmak (dalgalı deniz). Bitmeye yüz tutmak veya bitmek (öfke veya kavga vb). Sakinleşmek.

Subsided : Çökelmek. Geçmek. Çökmek. Yatışmak. Dibe çökmüş. Sakinleşmek. Dibe çökmek. Yığılmak. Alçalmak.

Subsidiaries : Bağlı ortaklıklar. Bağlı kimse. İştirakler. Bağlı ortaklık. Yan kuruluş. Bağlı kuruluşlar. Yardımcı.

Price subsidy : Fiyat sübvansiyonu. Fiyat desteklenmesi. İstem fiyat esnekliğinin düşük olduğu tarım ürünleri piyasasında, üretici gelirlerine istikrar kazandırmak amacıyla hükümetin, belirlediği hedef fiyat ile piyasada oluşacak denge fiyatı arasındaki farkı, satışın belgelenmesi koşuluyla, üreticiye doğrudan ödemesi biçimindeki sübvansiyon.

 

İngilizce Subsidy Türkçe anlamı, Subsidy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Subsidy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boost : Canlandırmak. İtmek. Yükseltmek. Yukarıya itmek. Yardım için itmek. Artırmak. Teşvik. Kuvvetini artırmak. İtelemek.

Cheering up : Desteklenme. Cesaretlendirme. Yüreklendirme. Cesaretlendirilme.

Collection : Toplanmış yardım. Cibayet. Koleksiyon. Tecimsel bir belgitte, bir arıtma belgitinde ya da bir başka ödeme belgitinde yazılı paranın alınması, para alma. Toplama. Toplanma. Derlem. Tabaka. Yığın.

Backing : Arka dolgusu. Ciro. Arka kaplama. Geri çekilme. Torpil. Dekorun derinliğini destekleyen resimli bir pano. Kayırma. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Arkalık. Arka resmi.

Bonuses : Sürpriz. Bonus. Teşvik primi. İkramiye. Kar payı.

Espousals : Kabul. Nişanlanma. Nişan. Nişanlama. Nikah. Kabullenme. Benimseme. Evlenme. Taraftarı olma.

Alimentation : Beslenim. Alimentasyon. Besleme, beslenme. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Besin maddesinin canlı tarafından yutulması, sindirilmesi, damarlarla kullanılacakları yerlere taşınması ve sonunda organizma tarafından kullanılacak hale getirilmesi. alimentasyon, nütrisyon. Beslenme. Besleme.

Brussels nomenclature : Gümrük bildirmeliklerinde yazılı malların bölümlendirilmesinde temel alınan, gümrük işbirliği konseyi'nce düzenlenmiş çizelge. Brüksel mal bölümleme çizelgesi.

Contribution : Bağış. Mükellefiyet. Pay. Muavenet. İştirak. Makale. Katkı. Yazı.

Behalf : Biri lehine. Taraf. Leh. Biri lehinde. Namına. Adına. Biri adına. Yerine. Biri namına. Yan.

Subsidy synonyms : advocating, financial aid, donation, coasting traffic, boarding and search of ships, approved routes, alms, benevolence, bounty, auxiliary, financial support, premium, bracings, grantor, espousal, grant, bearer, bound item, contango, backup, logrolling, concession rate, grantors, bonus, corroboration, bracing, ad valorem basis, ad valorem duties, pump priming, monetary aid, composite duties, bridgings, autonomous rate of duty.

Subsidy ingilizce tanımı, definition of Subsidy

Subsidy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Esp., extraordinary aid in money rendered to the sovereign or to a friendly power. Aid. Coöperation. Support.