Substantiates türkçesi Substantiates nedir

Substantiates ingilizcede ne demek, Substantiates nerede nasıl kullanılır?

Substantiate : Tasdik etmek. Gerçeklemek. Tahkik etmek. Desteklemek. Gerçekleştirmek. Kanıtlamak. İspat etmek. Doğruluğunu ispat etmek. Neden göstermek. Doğrulamak.

Substantiated : Kanıtlamak. Doğrulanmış. Neden göstermek. Doğrulamak. Gerçekleştirmek.

Consubstantiate : Özdeşleştirmek. Birleştirmek.

Transubstantiate : Dönüştürmek. Başka bir cisme dönüştürmek. Bir maddeden bir diğer maddeye dönüşmek.

Unsubstantiated : İspatlanmamış. Doğrulanmamış. Nedensiz.

Substantial : Özlü. Büyük. Mühim. Mevcut. Değerli. Hemen hemen tam. Çok doyurucu (yemek). Dayanıklı. Besleyici. Maddi.

Substantia compacta : Kompakt kemik. Uzun kemiklerin bağdaşık ve kompakt görünüşlü, kanalis sentralis adı verilen havers kanalıyla kanalis perforans adı verilen volkman kanalları ve kemik lamellerini içeren kemik dokusu.

Substantiations : Teeyyüt. Gerçekleştirme. İspat. Realize etme. Doğrulama. Kanıtlama. Gerçekleme.

Substantia chromatophilica : Kromofil sübstans. Nisslcisimcikleri. Nissl cisimcikleri. Sinir hücrelerinde ergasitoplazmayı oluşturan değişik biçim ve irilikteki parçacıklar topluluğu, kromofil sübstans, nissl granülleri. sinir hücresinin sitoplazmasında bazik boyalarla boyanan iri granüllerdir, sinir sistemi proteinlerinin sentezlendiği alanlardır.

 

Transubstantiation : Dönüştürülme eylemi. Dönüştürme. Başka bir şey olma işlemi. Töz değişimi. Tolu dinsel ayinde kutsal ekmek ve şarabın hz. isa'nın eti ve kanına dönüştüğü inancı (hristiyanlık). Dine geçirme.

İngilizce Substantiates Türkçe anlamı, Substantiates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Substantiates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Actualizes : Hayata sokmak. Gerçekleşmesini sağlamak. Hayata geçirmek. Yaşama geçirmek. Gerçekleşmek. Tahakkuk ettirmek. Yaşama sokmak. Gerçeğe dönüştürmek.

Afforce : Sağlamlaştırmak. Kuvvetlendirmek. Güçlendirmek.

Be with : Söyleneni anlamak. İzlemek. Arka çıkmak.

Effecting : Tesir etme. Etkisi olmak. Ulaşmak. Yerine getirme. Üretme. Sonuca vardırmak. Meydana getirmek. Etkileme. Sonuç verme.

Back up : Desteklemek (kanıtla). Yardımcı olmak. Bilgisayar yedeklemek. Geri gitmek. Arka çıkmak. Geri geri gitmek. Geri sürmek. Destek olmak. Destek sağlamak.

Express : Açık. Düşüncelerini belirtmek. Özel. Kesin. Ekspresle göndermek (mektup). Süratli. Sarih. Belli. Açık etmek. Ekspres.

Beareth : Acı çekmek. Doğum yapmak. Üretmek. İmal etmek. Dayanmak. Taşımak. Doğurmak. Bear (doğurmak). Katlanmak.

Support : Destek çıkmak. Para yardımı yapmak. Tutmak. Bilgisayar, kimya, madencilik, sinema, televizyon, voleybol alanlarında kullanılır. Ağırlığını kaldırmak. Destek çubuğu. Cesaret vermek. Özendirmek. Taraftarı olmak.

 

Avouched : Yetki vermek. Garanti etmek. İtiraf etmek. Teyit etmek. Onaylamak.

Incarnate : Vücutça var olan. Cisimlenmiş. Vücut bulmuş. Canlandırmak. Vücut kazandırmak. İnsan şekline girmiş. Mücessem. İnsan şeklinde olan. Enkarne olmak. Cisimlendirmek.

Substantiates synonyms : confirms, actualizing, actualise, bear witness to, achieves, investigates, authenticates, effect, backed up, accommodate with, manifesting, demonstrate, vouch, certifies, attests, certify, carry out, advocate, substantiating, bring on, effected, attest, actualize, effectuate, sustain, investigate, assist, bear out, demonstrating, back, create, affirm, attesting.

Substantiates zıt anlamlı kelimeler, Substantiates kelime anlamı

Negate : Etkisiz duruma getirmek. Aksini ispatlamak. Olumsuz yapmak. Olumsuzlamak. İptal etmek. Çürütmek. Boşa çıkarmak. Değillemek. Reddetmek.

Invalidate : Geçersiz kılma. Geçerlik süresini uzatmak. Çürütmek. İptal etmek. Boşa çıkarmak. Hükümsüz kılmak. Geçersizleştirmek. Geçersiz kılmak. Hükümsüz bırakmak.

Disprove : Yanlış olduğunu kanıtlamak. Aksini ispat etmek. Aksini kanıtlamak. Tersini ispat etmek. Tersini kanıtlamak. Doğru olmadığını kanıtlamak. Çürütmek. Yalanlamak. Aksini ispatlamak.

Substantiates antonyms : disincarnate.