Succinct türkçesi Succinct nedir

Succinct ile ilgili cümleler

English: Professors should explain everything in detail, not be succinct and always tell students to go home and read their books.
Turkish: Profesörler, her şeyi detaylı bir şekilde açıklamalılar, kısa ve öz olmamalılar ve her zaman öğrencilere eve gitmelerini ve kitaplarını okumalarını söylemeliler.

Succinct ingilizcede ne demek, Succinct nerede nasıl kullanılır?

Succinctly : Kısa ve öz bir şekilde.

Succinctness : Kısalık. Kısa ve özlü olma. Az ve öz olma. Özlülük.

Succinate : Süksinat.

Succinate dehydrogenase : Süksinat dehidrogenaz. Trikarboksilik asit devrinde süksinatın fumarata oksitlenmesini katalizleyen enzim olup solunum zincirinde doğrudan bir bağlanma sağlar.

Succinic : Kehribardan yapılmış. Sukkinik. Süksinik.

Succinyl : Süksinil.

Succinimide derivatives : Süksünimid türevleri. Epileptik nöbetlerin önlenmesi ve tedavisinde kullanılan etosüksimid, fensüksimid ve metsüksimid gibi ilaçların ortak adı.

Succinimide : Süksinimit. Suksinimid. Süksinimid. Sakkinamid.

Succeed : Muvaffak olmak. Takip etmek. Başarmak. Başarı yakalamak. Başarılı olmak. Yerine geçmek. Sonra gelmek. Varisi olmak. İzlemek. Amaca ulaşmak.

Succinylcholine : Süksinilkolin. Sakkinilkolin. Susinilklorin. Nöro-musküler kavşaktaki sinir iletimini yarışmasız olarak engelleyerek kas gevşemesine ve sonuçta kas felcine yol açabilen bir ilaç.

 

İngilizce Succinct Türkçe anlamı, Succinct eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Succinct ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Concisely : Özlü bir biçimde. Kısa ve öz bir şekilde. Kısaca.

Tabloids : Tabloit ek. Tablet. Yassı. Yassı hap. Küçük gazete. Duygusal. Hap. Sansasyonel gazete. Tabloit gazete.

Juicier : Karlı. Cazip. Çekici. Cıvık. Meraklı. Sulu. Ağız sulandırıcı. İlginç.

Short and sweet : İşaret vuran. Yakın menzilli. Kısa ve yerinde. İşaret koyan. Çok yakın geçen.

Abbreviated : Kısaltılmış. Sadeleştirilmiş. Kısaltılma yapılmış. Kısaltılmış kelimeler.

Gnomish : Cin gibi. Cüce gibi.

Of few words : Az kelime kullanan. Suskun. Sessiz ve konuşkan olmayan. Birkaç kelimelik.

Compressed : Basınçlı. Özet. Sıkmaçtan geçirilerek sıkılmış ses. Sıkışmış. Basık. Basımlı. Sıkıştırılmış.

Tabloid : Tabloit gazete. Tabloit ek. Sansasyonel gazete. Tabloit. Yassı hap. Duygusal. Hap. Bol resimli gazete. Tablet.

Tersest : (söz) kısa ve özlü. Kısa ve özlü (söz).

Succinct synonyms : capsule, epigrammatical, kernelled, brevis, bruskest, laconic, terser, breve, brusker, breves, condensed, pithiest, fleshy, cored, briefest, accipiter, abridged, kerneled, summary, pithy, brusk, telegraphic, compendious, laconical, terse, compact, briefed, juicy, pithier, briefer, gnomic, juiciest, abbreviation.

Succinct zıt anlamlı kelimeler, Succinct kelime anlamı

Prolix : Ayrıntılı. Yorucu. Bitmek bilmeyen. Sıkıcı. Sonu gelmeyen. Sözü çok uzatan. Uzun.

Succinct ingilizce tanımı, definition of Succinct

Succinct kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Girded or tucked up. Bound. Drawn tightly together.