Sue türkçesi Sue nedir
- Dava açmak.
- Dava etmek.
Sue ile ilgili cümleler
English: Ali and Sue love each other.
Turkish: Ali ve Sue birbirlerini seviyorlar.
English: Did you sue him?
Turkish: Ona dava açtın mı?
English: Ali will sue you.
Turkish: Ali size dava açacak.
English: Ali should sue them.
Turkish: Ali onları dava etmeli
English: Ali and Sue have known each other since 1985.
Turkish: Ali ve Sue 1985 ten beri birbirlerini tanıyorlar.
Sue ingilizcede ne demek, Sue nerede nasıl kullanılır?
Sue for : İstemek. Rica etmek. Talepte bulunmak. Talep etmek.
Sue for a divorce : Boşanma davası açmak.
Sue out : Af kararı almak. Mahkeme kararı çıkartmak.
Sue somebody for damages : Zarar ve ziyan davası açmak.
Incapacity to sue : Dava ehliyetsizliği.
Sues : İstemek. Dava etmek. Rica etmek. Dava etmek (birini veya bir kurumu). Yalvarmak. Talep etmek. Kur yapmak. Dava açmak. Ricada bulunmak. Mahkemeye vermek.
Suers : Davacı.
Suer : Davacı.
Suede : Podüsüetten yapılmış. Podüsüet. Süet.
Suedes : Süet. Podüsüetten yapılmış. Podüsüet.
İngilizce Sue Türkçe anlamı, Sue eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sue ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Litigating : Dava ikame etmek. Mahkemeye başvurmak.
Sues : Mahkemeye vermek. Kur yapmak. Ricada bulunmak. Rica etmek. İstemek. Yalvarmak. Talep etmek. Dava etmek (birini veya bir kurumu).
Process : Süregelen bir oluşum ya da yürümekte olan işlem. Özdeklerin işlenmesi ya da üretilmesinde uygulanan yöntem. zaman içinde art arda gelen ve birbirine ilişkin olaylar dizisi. Bir amaca yönelmiş olan sürekli değişimlerin tümü. olayların zaman içinde belli bir gelişme göstererek sürüp gitmesi. Bilgisayar, eğitim, ekonomi, fizik, kimya, madencilik, sosyoloji alanlarında kullanılır. Dava. Bir olayın düzenli olarak ve birbirini izleyen değişmelerle gelişmesi, başka bir olaya dönüşmesi. Proses. Süreç. Çıkıntı. Yöntem.
Pled : Savunma yapmak. Rica etmek. Duyurmak. Mazeret göstermek. Müdafaa etmek. Savunmak. Açıklamak. Minnet etmek. Avukatlığını yapmak.
Accuse : İtham etmek. Suçlamada bulunmak. Suçlama yöneltmek. Suçlamak.
Claimed : Talep etmek. İstemek. Sahip çıkmak. İddia etmek. Israr etmek. Hak iddia etmek.
Complains : İhbar etmek. Yakınmak. Şikayet etmek. Sızlanmak. Şikayetçi olmak. Söylenmek.
Pleads : Bahane etmek. İstirham etmek. Duyurmak. Savunmak. Savunma yapmak. Mazeret göstermek. Özür dilemek. Minnet etmek. Açıklamak. Dilemek.
Litigated : Dava ikame etmek. Mahkemeye başvurmak.
Complain : İhbar etmek. Sızlanmak. Gık demek. Sızıldanmak. Şikayetçi olmak. Söylenmek. Ağlamak. Yakınmak. Şikayet etmek.
Sue synonyms : eugene sue, action, deraign, litigates, commences, bring an action against, commenced, expedite, commence, enter an action, claim, litigate, claims, complained, pleaded, plead, bring an action, proceeded, call, charge with, bring a lawsuit, challenge, proceed.
Sue ingilizce tanımı, definition of Sue
Sue kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To entreat. To seek by request. To make application. To seek after. To follow up. To chase. To woo. To petition. To endeavor to win. To plead.

Bu kısımda Sue kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sue ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sue anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sue ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.