Sues türkçesi Sues nedir
- Dava açmak.
- İstemek.
- Dava etmek.
- Dava etmek (birini veya bir kurumu).
- Yalvarmak.
- Mahkemeye vermek.
- Kur yapmak.
- Ricada bulunmak.
- Talep etmek.
- Rica etmek.
Sues ile ilgili cümleler
English: He brought up a series of issues at the meeting.
Turkish: O, toplantıda bir dizi sorun getirdi.
English: Did you discuss any of the issues on our list?
Turkish: Listemizdeki konulardan herhangi birini tartıştın mı?
English: Are there any issues we need to discuss?
Turkish: Tartışmamız gereken konular var mı?
English: Ali handed Mary a box of tissues.
Turkish: Ali Mary'ye bir kutu kağıt mendil verdi.
English: Has anyone ever told you you've got serious trust issues?
Turkish: Güven sorunu yaşadığını hiç herhangi biri sana söyledi mi?
Sues ingilizcede ne demek, Sues nerede nasıl kullanılır?
Can i have some tissues : Kağıt mendil alabilir miyim.
Capital increase through bonus issues : Bedelsiz sermaye artırımı. Yedek akçe, dağıtılmamış kar, yeniden değerleme değer artış fonu, taşınmazların satış karları ve ortaklıklardaki değer artışının sermayeye eklenmesi.
Capital increase through rights issues : Bedelli sermaye artırımı. Şirketlerin sermaye artırımı karşılığında çıkardıkları hisse senetlerini nominal değerinden veya daha yüksek bir fiyattan satmaları. Bedelli sermaye arttırımı.
Commercial issues : Ticari mevzular.
Ensues : Meydana gelmek. Sonradan gelmek. İzlemek. Ardından gelmek. Sonuç olarak ortaya çıkmak. Sonucu olmak. Netice olarak husule gelmek. Doğmak. (sonuç olarak) ortaya çıkmak. Birbirini takip etmek.
Issues : Sorunlar. Bir örgüt veya şirket içindeki sorunlar.
Sue for a divorce : Boşanma davası açmak.
Pursues : Kovalamak. Aramak. Peşinde koşmak. Peşinde olmak. Devam etmek. Peşine düşmek. Peşini bırakmamak. İzlemek. Takip etmek. Ardına düşmek.
Overissues : Fazla miktarda tedavüle çıkarmak. Piyasaya fazla sürmek.
Sue for : İstemek. Talep etmek. Talepte bulunmak. Rica etmek.
İngilizce Sues Türkçe anlamı, Sues eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sues ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Plead : Avukatlığını yapmak. Savunmak. Bahane etmek. Minnet etmek. Mazeret göstermek. Suçlamak. Dilemek.
Process : Bir olayın düzenli olarak ve birbirini izleyen değişmelerle gelişmesi, başka bir olaya dönüşmesi. İşlem. Yönlendirmek. Belli bir sonuca götüren işlem basamakları dizisi. Aşama. Bilgisayar, eğitim, ekonomi, fizik, kimya, madencilik, sosyoloji alanlarında kullanılır. İşlemden geçirmek. İşlemek. Çıkıntı. Süreç.
Indicts : İttiham etmek. İtham etmek. Suçlamak. Aleyhine dava açmak.
Beseeched : Dilemek. İstirham etmek.
Ask for trouble : Aranmak. Kendi kaşınmak. Sataşmak. Kaşınmak. Bela aramak. Belasını aramak.
Courts : Davet etmek. Yaltaklanmak. Mahkemeler. Aranmak.
Indicting : Aleyhine dava açmak. İtham etmek. Suçlamak. İttiham etmek.
Adjuring : Yeminle istemek. Yalvara yakara istemek.
Action : Savaş. Eylem: bir iş, hareket yapmak, bir davranışta bulunmak. davranış: bir değişiklik getirebilecek etki uyandırabilecek düşünce ya da hareket. bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi; bu hareketten ortaya çıkan gelişim. baş olgu: oyunun temasını geliştiren başlıca olay, öykü, gelişim. sıra olaylar: bir oyunun metninde yer alan arka arkaya sıralanmış durumlar ve olaylar. iç aksiyon: oyunun havasını kuran gelişim. dış aksiyon: oyunun olaylarında var olan hareket ve durumların gelişimi. konuşma aksiyonu: oyunun konuşmalarında var olan devingenlik. oyunu ileriye götüren anlatımdaki itici güç. Aksiyon. Hareket biçimi. Muharebe. İş. Eylem. Çalışma şekli. Davranış. Telli çalgılarda, normalden yüksekliği çalım zorluğuna, normalden alçaklığı ise ses kalitesinde azalmaya neden olan, tel ve klavye arası mesafe.
Sues synonyms : sue, arraigning, froth, appealed, call, adjures, accuse, conjured, asks, request, demand, appeal, demanded, beseech, philanders, charge with, bring to trial, philander, make a pass at, court, pay court to, bring an action, have up, ask for it, impeaching, expedite, bring an action against, invoke, claimed, litigate, ask, begged, flirted.
Sues zıt anlamlı kelimeler, Sues kelime anlamı
Defendant : Müddeialeyh. Maznun. Müdafi. Zanlı. Sanık. Davalı.

Bu kısımda Sues kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sues ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sues anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sues ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.